2025'in en çok okunan röportajları
- Unlimited
- 1 gün önce
- 6 dakikada okunur
Unlimited röportajları, çağdaş sanatın üretim pratiklerini kişisel deneyim, kavramsal çerçeve ve mekânsal bağlam arasında dolaşan çok katmanlı bir okuma alanına dönüştürerek, yıl boyunca düşünsel yönelimlerin izini sürüyor. 2025’in en çok okunan 10 röportajını paylaşıyoruz
Derya Yücel

Ahu Akgün’un Canlı Taklidi isimli kişisel sergisi 3 Mayıs - 4 Haziran 2025 tarihleri arasında Galeri Nev’de gerçekleşiyor. “Mış gibi” olma hâlini bireysel deneyimlerin ve toplumsal bağların kırılganlığı ile görselleştiren sergiyi Akgün ile konuştuk
“Üretimimde duygusal aktarımım veya konularım değil biçimsel olarak işlerimin boyutlu olması ve belli bir plastik yapı arayışında illüzyon yaratma çabası bende bir “mış gibilik” hissi uyandırıyor. Bu, foto-realist bir yapı kurmak yerine ilk bakışta gerçekmiş gibi görünen ama alttan alta kendi gerçekliğini yaratan bir üslup. Başka bir noktadan üretime “mış gibilik” sızıyorsa, bu bir çeşit otosansür uygulama fikrini de çağrıştırıyor. Bu da bünyem el verdiğince üzerine çalıştığım bir konu.”
- Ahu Akgün
Merve Akar Akgün

28 Şubat'ta Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde Bor Sanat iş birliğiyle kapsamlı bir Fikret Mualla sergisi açılıyor. Hancan Sanat Koleksiyonu’nda yer alan Fikret Mualla eserlerini nitelikli bir bakışla izleyicilerin ilgisine sunmaya hazırlanan Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Mualla adlı serginin küratörlüğünü Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün üstleniyor. Sergi hazırlık aşamasındayken merak ettiklerimizi Bor Sanat Genel Koordinatörü Missem Hancan’a sorduk
“Sanat kurumlarının teori ve pratiğin bir kesişimi niteliğinde, akademik eğitimin birer destekçisi olduğuna inanıyorum. Bor Sanat ile üstlendiğimiz misyon da tam olarak bu noktada yer alıyor. İlerleyen süreçlerde en önemsediğimiz hedef, kurumsallaşarak yolumuza devam edebilmek. Elbette gözlemliyoruz ve bu tüm ekip olarak en çok öncelediğimiz adım diyebilirim. Özellikle genç, bağımsız sanatçıların sanatsal üretimdeki üstün başarıları oldukça dikkat çekici bir unsur. Verdiğimiz destek ve katkılarla sağlanan motivasyon ruhu bizleri de motive ediyor.”
- Missem Hancan
Hüseyin Gökçe

Şefik Özcan'ın Keli-mesel Mekân başlıklı sergisi Merkezkaç Kolektif Mekân’da yarın sona eriyor. Özcan’la bir dil çalışması ürünü olarak ifade ettiği sergisine ve mekânın kabiliyetine dair konuştuk
“Söylemi olan bir mekânda ve mekânı olan bir söylemde, alışıldık olanı sekteye uğratan/askıya alan bir geçicilik söz konusu edilebilir mi? Bir mekân dile dönüşebilir mi? Cevabım evet. Çünkü ontolojik olarak mümkündür. Çünkü bir olabilirlik söz konusudur. Konumlandığı yer olabilirliklerdir. ”
- Şefik Özcan
Eda Yiğit

Zeren Göktan’ın kuşaklararası kurduğu bağlar aracılığıyla doğayla kadın bedeni arasındaki etkileşimlere odaklanan ve bakışın iktidarını sorgulayan Seninle Benim Aramda isimli kişisel sergisi, 4 Kasım - 10 Aralık 2025 tarihleri arasında Pilot Galeri’de gerçekleşiyor. Sanatçıyla sergide yer alan yapıtları üzerinden üretim sürecini, seçtiği imgeleri, kullandığı sembolleri ve nesnelerle kurduğu ilişkiyi konuştuk
“Tarih boyunca doğa ve kadın, Batı düşüncesinde yüzyıllarca birbirine paralel biçimde temsil edildi. Doğa üretken ama irrasyonel, kontrol edilmeye muhtaç, kadın ise doğurgan ama yönetilmesi gereken içgüdüsel ve duygusal. Kadın, doğurganlığıyla, döngüselliğiyle, biyolojik varlığıyla doğaya indirgenmiş; denetlenmesi gereken bir güç gibi görülmüştü. Bu fotoğrafta ise beden, doğanın içinde yeniden güç kazanıyor ve artık doğa onun sınırı değil, direniş alanı haline geliyor. Doğallık, edilgenlikten çok, yaşamın dayanıklılığını taşıyan politik bir bedenselliğe dönüşüyor.”
- Zeren Göktan
Berfin Küçükaçar

Çağımızın iç içe geçmiş krizlerini bireysel kırılganlık ve kolektif direnç ekseninde ele alan Basınç Altında Suyun Üstünde, Nilüfer Şaşmazer'in küratörlüğünde 12 Haziran 2025 - 11 Ocak 2026 tarihleri arasında Arter'de gerçekleşiyor. Şaşmazer ile kaygı, baskı ve kırılganlık kavramlarının sergide nasıl somutlaştığını ve sanatçıların bu temalar karşısında geliştirdiği direnç biçimlerini konuştuk
“Bugün artık içine hapsedildiğimiz küresel sosyo-politik ve ekonomik sistemlerden kaynaklanan hem daha parçalanmış hem daha yaygın bir kaygı hâkim. Sergi, tam da bu noktada, sanatçıların adaletsizlik, sansür ve totaliter eğilimler karşısında geliştirdikleri tutumları ve farklı direniş biçimlerini bir etki-tepki diyalektiği içinde görünür kılıyor.”
- Nilüfer Şaşmazer
Merve Akar Akgün

İzmir'in bağımsız sanat mekânlarından Hayy Open Space 1 Mart'a dek Betül Aksu ile Memed Erdener'in s,e,s,u,y,u,m,u adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Kimlik, aidiyet ve dil kavramlarını iki farklı pratik aracılığıyla odağına alan sergiye yakından baktık
“'Nereli' olma halinin değişken olduğu, hareket ettiği dilsel bir önerme, nereli eki. Sıfırıncı adımda gramer kuralının kendisini, sonraki adımlarda bu kuralın uygulanışını, hareket ettikçe değişen bir yer-li olma halini inceliyor.”
- Betül Aksu
“Sanat pratiğimi siyasi ve estetik bir form arayışı diye adlandırabilirim. Bu arayış iki başlık altında çalışıyor: Otorite araştırmaları ve anlam araştırmaları. Otorite araştırmaları için iktidar yapılarını sorgulayan çalışmalar üretiyorum. Bu kategorinin bendeki adı [extramücadele]. Anlam araştırmaları için zaman kipleri, sözdizimi, harfler, resimyazılar, işaretler, tabelalar ve buluntular ile kurgulanmış çalışmalar üretiyorum.”
- Memed Erdener
Yekhan Pınarlıgil

Lucia Tallová, Zilberman’da 19 Kasım’a dek devam edecek olan İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Geçici Anıtlar’da zaman, hafıza ve kırılganlık üzerine düşünsel bir yolculuk sunuyor. Buluntu nesneler, kolajlar, resimler ve mekâna özgü yerleştirmelerle kurduğu katmanlı kurgular, kişisel olanla kolektif olan arasında salınan geçiş bölgeleri yaratıyor. Tallová, belleği yeniden hayal edilebilen ve dönüştürülebilen bir malzeme olarak ele alırken eskimiş mobilya parçaları, antika kitaplar, fotoğraflar ve kusurlarıyla bugüne taşınmış objeler, hem kırılgan hem dirençli, hem geçici hem kalıcı anıtlar hâline getiriyor. Tallová ile sanat pratiğini besleyen kaynakları, mekâna ve bedene yaklaşımını, kadın temsiline dair yorumlarını ve İstanbul’la kurduğu ilk bağları konuştuk
“Tarih doğrusal biçimde okunamaz. Geçmiş ne ölüdür ne de değişmezdir. Kişisel ve kolektif tarihlerimizin katmanları sürekli kayar, çünkü onları her zaman şimdiki deneyimimizin merceğinden yorumlarız. Bu nedenle kolajdaki nihai imge canlıdır: daima açık, daima farklıdır, hangi anda görüldüğüne bağlı olarak değişir.”
-Lucia Tallová
Funda Küçükyılmaz

20 yılın ardından Van Abbe Müzesi’ndeki direktörlük görevinden ayrılan Charles Esche ile sanata, küratörlüğe, müzeciliğe bakışını, müzede devam eden sergilerini ve gelecek planlarını konuştuk
“O dönemde, devlet müzesindeki bir meslektaşımın bana şunu söylediğini hatırlıyorum, bizim koleksiyonumuza eser seçerken üç kriterimiz var: Kalite, kalite ve kalite. Benim aklımda ise şu sorular vardı: Kimin kalitesi? Hangi kalite? Eski dünyayı korumaya çalışırken, bu eski dünyanın aslında kökten sarsıldığını ve artık sürdürülebilir olmadığını göremiyorsan kaliteyi nasıl ölçebilirsin?”
-Charles Esche
Yekhan Pınarlıgil

Nermin Er’in Bana Benden Yakın, Benden Yabancı - İçimde Dolaşan, Gezen Biri Var isimli kişisel sergisi 16 Mayıs - 30 Haziran 2025 tarihleri arasında Galeri Nev İstanbul’da gerçekleşiyor. Sanatçıyla sergide yer alan yapıtlarla kurduğu anlatı ve kullandığı teknik üzerine konuştuk
“Olaylar, karşısında zaman zaman aralanan kapılardan içeriye sızan ışık ile dolaşma imkânı sağlayan, bazen de bir yere ulaşmayan döngü halinde kendimizi bulduğumuz loop’lardan sıyrılma arzusuyla oluşturduğumuz yeni rotalar gibi. Sınırları belirsiz tanımsız mekânlar duygularımızın kendi kendini inşa etmeye çalıştığı yapıların parçaları gibi geliyor bana.” -Nermin Er
Berfin Küçükaçar

Deneyim odaklı bir buluşma mekânı olarak tasarlanan The Cube, Altunizade Suites Istanbul, Curio Collection by Hilton’un içinde; CCN Holding sponsorluğunda 12 Kasım’da kapılarını açtı. Prodüksiyonu Piksel. Creative Solutions, küratörlüğü Olga Vad tarafından üstlenilen; Universal Everything, MAOTIK, Playmodes Studio, AMIANGELIKA, Shihua Ma ve Tatsuru Arai’nin yapıtlarını bir araya getiren açılış seçkisi CONFLUENCE, The Cube’da gerçekleşecek programların küratöryal çerçevesine dair ilk ipuçlarını veriyor. Mekânın vizyonunu, İstanbul’un kültür ekosistemindeki yerini ve açılış seçkisini CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol, CCN Holding Mimarı ve CC’N’ Works Kurucusu Elif Çeçen ile sanatçılar ve Piksel.Creative Solutions Kurucu Ortakları Hande Şekerciler ve Arda Yalkın’la konuştuk
“The Cube, İstanbul’un dinamik sanat ekosisteminde dijital sanatın hâlâ sınırlı temsil edildiği alanı görünür kılmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir üretim ortamı oluşturmayı hedefliyor. Teknolojiyle sanatı buluşturan The Cube, dijital sanatın yalnızca sonuçlarını sergilemekle kalmıyor; sanatçıların üretim süreçlerini destekleyen altyapıyı, teknolojiyi ve iş birliği ortamını da sunuyor.”
-Berfin Çeçen Şenol
“Kısa süreli yerleştirmelerden uzun soluklu sergilere uzanan bir takvimle, sanatçılarla ortak projeler ve yeni üretim modelleri geliştireceğiz. Dijital sanat hızla değişiyor; biz de bu değişime uyumlu, sürekli yenilenen bir yapı kuruyoruz. Yeni teknolojiler, ses ve ışık sistemleriyle işlerin farklı biçimlerde yeniden yorumlanabileceği bir alan yaratıyoruz. İzleyici için de tek tip bir deneyim yerine, farklı ilgi alanlarına ve ritimlere uygun paralel deneyim yolları açacağız.”
-Elif Çeçen
“İstanbul’da medya sanatına ayrılmış, baştan bunun için tasarlanmış kalıcı bir mekân eksikliği vardı. The Cube bu boşluğu dolduruyor, Türkiye’deki en üstün teknoloji altyapısıyla mekânın kendisini deneyime dönüştüren, izleyiciyi içine alan bir sahne kuruyor. Böylece yalnızca ekran karşısında izlenen işler değil ışık, ses ve hareketin birlikte kurduğu, katmanlı ve kalıcı deneyimler mümkün oluyor.”
-Hande Şekerciler
“Hedef immersive deneyimler etrafında, sanatçılar ve yaratıcı teknolojistler için yaşayan bir ekosistem. The Cube; yıl boyu programlar, ortak yapımlar, sanatçı konuşmaları ve eğitimlerle üretimin sürekliliğini destekleyen bir merkez olarak tasarlanıyor. Piksel. Creative Solutions olarak teknolojik sanatın kolayca yalnızca teknoloji ve görselliğe odaklanan bir gösteriye dönüşebileceğinin farkındayız; ilk sergimiz CONFLUENCE için seçtiğimiz işler bu döngüyü kırıp güçlü fikir ve duyguyu merkeze alan bir deneyim öneriyor.”
-Arda Yalkın

