top of page

Sanat ajandanız burada!

20 milyonluk bir megapol olan İstanbul -neredeyse- pandemi sonrası diyebileceğimiz bu dönemde bienal, fuar, dönüş sergileri, etkinlikler, davetler, performanslar ne varsa her şeye tek bir ay içerisinde ev sahipliği yapmayı başardı. Devam eden sergileri mekân isimlerine göre derledik



5533


Kıvılcım Güngörün’ün Kelimedenim başlıklı kişisel sergisi 5533’te ziyarete açıldı. Kurgusal bir anlatının kelimeler, fotoğraflar ve nesneler ile şekillendiği sergi 8 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Sergi, geçmişte fotoğrafçı olan ve farklı ülkelerde yaşayan iki bilim insanının birer ayna aracılığıyla gerçekleşen zihinsel zaman yolculuğu ve bu yolculukta kişilerden birinin artık mevsimlerin olmadığı uzak geleceğe gitmesi anlatısı etrafında kurgulanıyor.





Alexandre Vallaury Binası


Agah Uğur koleksiyonundan bir seçkiyle Halil Altındere küratörlüğünde Bedenin Mücadele Alanındır başlıklı sergi, Tepebaşı’ndaki Alexandre Vallaury binasında ziyarete açıldı. Türkiye’den ve dünyadan enstalasyon, çizim, neon ve NFT gibi kırktan fazla eserin bir araya geldiği sergi, 31 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


İsmini Barbara Kruger’in 1989 tarihli eserinden esinlenerek alan sergi, izleyiciyi gösteri, gözetleme, direniş, cinsiyet politikaları, sınır, hafıza gibi konular ekseninde görmek ile hakikat arasındaki bağı sorgulamaya davet ediyor.


Meşrutiyet Cad. No: 99 Kat: 2-3 Beyoğlu


Anna Laudel İstanbul


Mehmet Sinan Kuran’ın Hiçbir Yer başlıklı kişisel sergisi Anna Laudel’de açıldı. Sanatçının 2020 yılında gerçekleştirdiği Posthumous sergisinin devamı niteliğinde olan Hiçbir Yer ile birlikte faniliğin değeri, hayatın sonu ve ölümlü olmak üzerine düşünüyoruz. Yer, Gök, Deniz olmak üzere üç evreden oluşan ve çizim, heykel, resim, seramik, ışıklı kutular, camlar, buluntu nesneler ve yerleştirmeler gibi farklı teknik ve malzemeler kullanarak üretilen eserlerin yer aldığı sergi, 4 Aralık 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Yaşam ve ölüm arasındaki gerçeklik ve bilinmezliğin hayattaki ihtimaller ile birlikte sorgulandığı sergide bilim kurgu , mit ve ritüelistik inanç iç içe geçiyor. Çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlanma gibi insan hayatına dair dönemleri tersine çeviren sergi, Benjamin Button misali yaşlılıktan çocukluğa giden ve çocuklaştıkça huzura eren anlatısı ile ölüm kavramını beklenmedik bir noktadan ele alıyor.




Art On


İlayda Abdik’in küratörlüğündeki Damla Sari’nin kişisel sergisi Son 10 Yılın Çıkmış Soruları Art On Pera’da ziyarete açıldı. “Nesnenin bakışı” ve “nesne olarak bakış” kavramlarının ele alındığı fotoğraf, video yerleştirme ve kinetik yerleştirmelerden oluşan seçki 11 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Nesnelerin, kendi öykülerini anlatma kabiliyetine kavuştuğu ve gözden kurtulmuş bakışın gövdesi haline dönüştüğü işler nesnelerin bedenlerine yerleşmiş ruh formlarının izini sürüyor. Dışa dönük karakterler üzerinde yaptığı gözlemler üzerinden hareket ile nesne algılanımlarının psikanalitik çözümlemeleri üzerinden gerçekliğe yaklaşımı hicivli bir dille ele alıyor.





Arter

Arter, Bill Fontana’nın Sessiz Yankılar: Notre Dame adlı 10 kanallı ses yerleştirmesine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının Arter tarafından sipariş edilen ve aynı kurumda sergilenmekte olan İo’nun Yeni Sesi başlıklı yapıtı ile eş zamanlı olarak 4 Aralık 2022 tarihine kadar deneyimlenebilir.


Sanatçının, Paris’teki Notre-Dame Katedrali’nin 2019’da yaşanan bir yangında hasar görmesi sonucu sessizliğe bürünen 10 adet çanın her birine yerleştirdiği ivmeölçerler sayesinde kaydetmiş olduğu Paris’in ortam seslerine karşılık veren titreşimler, 8 Haziran-2 Temmuz 2022 tarihleri arasında Centre Pompidou’nun terasından canlı olarak yayınlanmış ve sanatçı bir süredir susmuş olan çanların sesini kendi yorumuyla yeniden duyulur kılmıştı. Paris’ten canlı bir bağlantıyla İstanbul’a taşınan bu ses heykeli, İo’nun Yeni Sesi adlı yapıtla beraber izleyicinin zaman ve mekan algısını kuşatarak yeni bir deneyim vadediyor.





Arter'de, Koyun Koyuna başlıklı grup sergisinde yer alan yapıtlar Eda Berkmen'in küratörlüğünde uyku temasıyla bağlantılı mahremiyet ve paylaşım, birey ve topluluk, kucaklanma ve kısıtlanma, direniş ve teslimiyet, ilerleme ve tekrar gibi kavramlar etrafında toplanıyor. Ahu Akgün, Rasim Aksan, Alaettin Aksoy, Ann Antidote, Yüksel Arslan, Volkan Aslan, Ece Bal, Başak Bugay, Gökhan Deniz, Şükriye Dikmen, Marlene Dumas, Emine Ekinci, Annika Eriksson, İnci Furni, Nazmi Ziya Gü- ran, İhsan Cemal Karaburçak, Gizem Karakaş, Evrim Kavcar, Merve Kılı- çer, Eva Kotátková, Jarosław Kozłowski, Can Küçük, Nevhiz, Lara Ögel, Aslı Özdoyuran, İz Öztat, Necla Rüzgar, Pierrick Sorin, Mladen Stilinović, Etem Şahin, Ali Emir Tapan, Defne Tesal ve Begüm Yamanlar'ın çağdaş sanat yapıtları uykunun geçmişle ve bilinçdışıyla bağı kurarken daha erken tarihli temsiller ve arkeolojik nesneler yoluyla sergiye dahil ediliyor.



 



 




artSümer


Duygu Demir’in küratörlüğünde Gözde İlkin’in kişisel sergisi Emanet Zemin artSümer’de açıldı. Hava, su, toprak ve havaya göndermelerle düzenlenen sergi mekanı Aslı Öztürk’ün koreografisi ve Berke Can Özcan’ın ses tasarımı ile belirli aralıklarda gerçekleşecek performanslara da ev sahipliği yapacak. Emanet Zemin 12 Kasım 2022 tarihine kadar devam ediyor.


İzleyiciyi, Yunan mitolojisinde yeryüzünün kişileştirilmiş varlığı olan Gaia ile bütünleşerek bir rüyaya dalmak, kulak misafiri olmak ya da köklenmeye davet eden sergide üç boyutlu, esnetilmiş bir manzara resmi, aynı zamanda ses ve hareket için bir sahne hayat buluyor.





Bilsart


Video sanatı odaklı çağdaş sanat mekanı Bilsart, Güneş Terkol, Güçlü Öztekin, Oğuz Erdin’den oluşan performatif kolektif GuGuOu’nun FEZ GEZ başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Kendin yap (DIY) yaklaşımı ve popüler formların yanı sıra sesin ve vokallerin elektronik araçlarla manipüle edildiği, yüksek ritmik müzik ile denemeler ve esneme ile karakterize edilen çalışmalar 1 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Kolektif, sanatsal ifade tarzları Dada, durumsal estetik ve performatif jest aracılığıyla oluşan ve müziğin başrol oynadığı çalışmalarında şenlikli ilişkiler kurdukları müzisyenler, sanatçılar ve filozoflarla sahneyi paylaşarak sanat alanını enerji ve bağlantı ile canlandırıyor.






BüroSarıgedik

Display


Gülsün Karamustafa, Vahap Avşar, Meriç Algün ve Erdem Taşdelen’in birbirinden bağımsız sergileri BüroSarıgedik’in Şişhane’deki yeni mekanı BüroSarıgedik Display’in dört katına yayılıyor. Gülsün Karamustafa’nın 2016 yılında Berlin’de Hamburger Bahnhof – Museum für Gegenwart’daki Chronographia isimli sergisinde ilk defa gösterilen 21. Yüzyıl İçin Abide, Vahap Avşar’ın mekâna özgü yerleştirmesi Yüz Yıllık Yalnızlık, Meriç Algün’ün yapıyı yapıta dönüştürdüğü işi Üvey Anne Menekşesi ve Erdem Taşdelen’in fantazyası Yaklaştıkça Uzaklaşan 20 Kasım 2022 tarihine kadar görülebilir.






Cocoon by CIF


Contemporary Istanbul’un ev sahipliğinde İdil İlkin’in Cennetsi başlıklı sergisi Fişekhane , Cocoon sanat alanında açıldı. Biyo-sanat yolu ile alternatif yenilenebilir enerji modellerini ele alan sergi 16 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Cennetsi ile ateş böceklerinde bulunan ışıma enzimini bitki yapraklarına uygulayarak parlak bir ışık yaymalarını sağlayan sanatçı, izleyicileri biyo-ışımayı alternatif bir geleceğin parçası olarak düşünmeye davet ederken genetik müdahalelere dair etik sorunlardan karbon ayak izine kadar birçok eleştiriye dikkat çekiyor.





Collect Gallery


Richard Bartle’ın son dönem çalışmalarından oluşan üç sergiyi bir araya getiren kişisel sergisi Atlama Taşları Collect Gallery’nin Tophane ve Juma’daki mekanlarında açıldı. Sanatçının dilsel, kültürel ve tarihsel araştırmalarının kavramsal alt yapısını oluşturduğu resim, heykel ve yerleştirme çalışmalarından oluşan seçki 10 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


İstanbul’un sokak dokusuna dair karşılaşmalardan esinlenen sanatçı, sokakta dolaşırken topladığı parçaların sanata dönüşme potansiyeli ile keşfetme ve belgeleme üzerinden yola çıkan çalışmalarında şehrin dokusuna, sokak sanatına ve yerel halkın anlatılarına atıfta bulunuyor.






Cordova Apartmanı

2014 yılında Galeri Nev’in otuzuncu kuruluş yıldönümü vesilesi ile başlayan NEVNADİR sergilerinden biri olan Tekrar Dönelim, küre formunun etrafında dönüyor, dönüyor. Sergi, Galeri Nev’in temsil ettiği sanatçıların yanı sıra, hayranlıkla ilişkilendiği “nadir” misafirleri de ağırlıyor. Sanatçı- ların bu sergi için ayırdıkları ya da ürettikleri özel işlerle Tekrar Dönelim, yalnızca teknikleri, malzemeleri, düşünceleri ve nesilleri birbirleri ile karşılaştırma olanağı sunuyor. Zamanın ortak ruhunun izini sürüyor.

Bilim ve felsefenin kutupları arasında, ileri geri, yuvarlanıp duran küre, mekânsal olarak algıladığımızda akla tarihin sonsuz anında, sayısız farklı coğrafyada inşa edilen tapınakları, antik amfi tiyatroları, ana rahmini, hatta kafatasımızı getiriyor. İstanbul’da açılacak Tekrar Dönelim mekân olarak tarihî Cordova Apartmanı’nda yer alan Kendi Koleksiyonu’nu seçiyor.

Serginin ev sahipliğini üstlenen Kendi Koleksiyonu, böylece 17. İstanbul Bienali’nin paralel etkinliklerinden birine ev sahipliği de yapmış oluyor. Kendi Koleksiyonu bir yandan, kurucuları Zeynep ve Can Kendi’nin 1920’li yıllardan başlayıp 1970’lerin sonuna kadar devam eden bir dönemi kapsayan, yerli ve yabancı yaklaşık altı bin parçalık oyuncak koleksiyon- larını meraklılar ile paylaştıkları bir nadire kabinesi. Diğer yandan, sanat koleksiyonlarını da aynı tutku ile sürdüren aile, burada oyuncaklar ile iliş- kilenecek sergiler kurmak üzere, küratörler davet etmeyi ve düzenli sergiler açmayı da planlıyor. Tekrar Dönelim bu sergilerden ilk olma özelliğini taşı- yor. Sergideki nadir misafirler arasında Kendi’lerin sanat koleksiyonundan seçilen Şemsi Arel ve Leyla Gamsız eserleri de yer alıyor.

Binlerce oyuncağın arasına yerleştiğinde, Tekrar Dönelim sergisi, akla ateşin etrafında el ele çemberleri, tırmanırken kucaklaştığımız ağaç gövdelerini, en yüksekte bir anlığına duruveren dönme dolapları, dilimizin etrafına dolanan tekerlemeleri, kar kürelerini, disko toplarını, sabun köpüklerini ve top ile oynanan bütün oyunları da getiriyor. 14 Eyül’de Kendi Koleksiyonu’nda açılacak Tekrar Dönelim avcumuzun içinde sımsıkı sakladığımız bilyeleri yan yana diziyor.


Tekrar Dönelim Melike Abasıyanık, Şemsi Arel, Erol Akyavaş, Gökhun Baltacı, Mehtap Baydu, Deniz Bilgin, Selim Cebeci, Canan Dağdelen, Esma Ekiz, Can- değer Furtun, Leyla Gamsız, Eda Gecikmez, Kutlu Gürelli, Altan Gürman, Jennifer İpekel, Fatih Kahya, İbrahim Karakütük, Pelin Kırca, Nermin Kura, Işıl Kurmuş, Kyriaki Mavrogeorgi, Yıldız Moran, Beril Or, Mübin Orhon, Cey- lan Öztrük, Necla Rüzgar, Ayşegül Turan, Elif Uras, Serpil Mavi Üstün'ün yapıtlarını 8 Ekim 2022 tarihine dek bir araya getiriyor.






Depo

Nira Pereg’in Vasıf Kortun küratörlüğündeki Gene aynı senaryo başlıklı kişisel sergisi Depo’da ziyarete açıldı. Sanatçının belgesel pratiğinden hareketle sanal gerçekliği politik bir mecra olarak incelediği ve bölgesel kısıtlama mekanizmalarına dair araştırmasını çevreleyen sanatsal yöntemleri bir araya getirdiği çalışmalar 28 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Sanatçı, geleneksel zaman ve mekan algılarını bozmak adına galerinin zemin katında mekanın tam ölçülerine göre uyarlanmış bir algoritma ile sanal gerçekliğin normalde gerçeğin daha temiz bir halini sunuyor olmasının aksine izleyiciyi galerinin karanlık atmosferinde kıstırılmış pasif katılımcılar haline getirirken polis barikatlarının toplumun hareketinin kısıtlanmasının aracı olduğuna dikkat çekiyor.






Tanja Ostojić'in Mis(s)placed Women? başlıklı katılımcı sanat projesinin sergisi Depo’da açıldı. 2009 yılından bu yana devam eden proje ve altı farklı kıtadan 170’ten fazla kişinin katkılarıyla ortaya çıkan multimedya yerleştirme, performans fotoğrafları, videoları ve çizimleri, pankartlar, kumaş üzerine çalışmalar, objeler, performans skorları, hikâyeler ve projenin 13 yılı boyunca dünyanın farklı yerlerinden toplanan haritalardan oluşan seçki, 30 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Sergi, sanatçının pratiğinde öne çıkan göç, toplumsal cinsiyet demokrasisi, iklim değişikliği, feminizm, mutenalaştırma, kapsayıcılık, güç ilişkileri ve kırılganlık gibi konuları ele alırken ziyaretçileri keşfetmeye ve katılmaya davet ediyor.






Dirimart Dolapdere


Joinde Voigt’in Infinite Rhythm başlıklı kişisel sergisi Dirimart’ta açıldı. Sanatçının, üç boyutta inşa edilen renkli kâğıt ve üzerilerine çizilmiş çizgileri yeniden konumlandırmak ve katmanlar oluşturmak yoluyla yeni kurulumlar ortaya koyduğu çalışmalarından oluşan seçki 25 Eylül 2022 tarihine kadar görülebilir.




Sanatçı, felsefe ile iç içe olan pratiğinde sezgisel ve dışavurumsal bir anlayışla üretim yaparken Rhythm serisinde kağıt üzerinde zarif hareketleri belli belirsiz manzaralara, açan çiçeklere, kurdelaları anıştıran narin şekillere ve grafik görünümlere dönüştürüyor.





Dirimart Pera


Canan Tolon’un Tunnel Vision başlıklı kişisel sergisi, Dirimart’ın Pera’daki yeni mekanı Union Française binasında açıldı. Sanatçının Covid 19 sürecinde ürettiği, dünyanın kapandığı dönem ve sonrasında neden olduğu toplumsal rahatsızlığa dair işlerinin zeminde çoklu resim ve tek bir yerleştirme halinde sergilendiği Tunnel Vision 16 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Salgın nedeniyle yaşamda meydana gelen kesintileri bir film şeridi kopmuşcasına tüm hareketlerin aniden durduğu bir dünyaya işaret eden resimlerle gözler önüne seren yerleştime, algıyı altüst eden ve izleyiciyi içine hapsedecek döngüsel bir dizi olarak konumlanıyor.






Evin Sanat Galerisi


Evin Sanat Galerisi, Devin Oktar Yalkın’ın Obsidyen isimli Türkiye’deki ilk kişisel sergisine 4 Ekim – 12 Kasım 2022 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sergi aynı zamanda 5. 212 Photography Istanbul’un ana sergileri ve 17. İstanbul Bienali’nin paralel etkinlikleri arasında yer alıyor. Amerika’da yaşayan Yalkın, uzun yıllardır üzerine yoğunlaştığı etkileyici siyah-beyaz fotoğrafları ile birçok ülkede sergi ve fuara katıldı, prestijli ödüller aldı. Sanatçının yapıtları aynı zamanda New York Times, Time, New Yorker, Vanity Fair, Vice ve Rolling Stone gibi birçok dergide yer aldı ve İstanbul Modern gibi önemli koleksiyonların parçası oldu. Obsidyen isimli sergide sanatçının uzun yıllardır üzerine çalıştığı serilerinden özenle bir araya getirilmiş bir seçki yer alıyor. Yalkın’ın siyah-beyaz, minimal öğelerin yoğun kontrastlı ve vurucu bir üslupla bir araya geldiği fotoğrafları izleyicileri hayal güçlerinde gizemli bir yolculuğa davet ediyor. Serginin haricinde galeri bünyesinde Yalkın’ın editöryel işlerinden bir seçkinin de görülebilecek olması, Türkiye’deki izleyicilerin sanatçıyı yakından tanımalarına vesile olacak bir fırsat sunuyor.




Evliyagil Dolapdere


Beral Madra’nın küratörlüğünde gerçekleşen Ten ve Ruh başlıklı karma sergi Evliyagil Dolapdere’de ziyarete açıldı. Alpin Arda Bağcık, Bahar Oganer, Burak Dak, Deniz Aktaş, Eda Gecikmez, Gözde İlkin, Gülşah Bayraktar, Mustafa Karasu & Şerif Karasu, Sadık Arı, Tarık Töre, Ümmühan Yörük, Yaşam Şaşmazer, Yuşa Yalçıntaş’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi 31 Aralık 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Sergide, Müze Evliagil ve PAPKO koleksiyonlarından seçilen ve sanat üretiminde yapıldığı döneme ve coğrafyaya dair sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel gerçekleri anlamayı ve yorumlamayı öneren beden imgesi üzerine odaklanmış çalışmalar, günümüzdeki kimlik sorunları ekseninde ele alınıyor.






Ferda Art Platform


Murat Germen’in Obscura Lucida başlıklı kişisel sergisi Ferda Art Platform’da açıldı. Uzun pozlama ile çekilen ve karanlık ile aydınlığın sınırlarıyla oynayan fotoğraflar, fotoğraf tarihinin teknik ve felsefi boyutlarına gönderme yapıyor. Obscura Lucida 8 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Karanlık anlamına gelen obscura ve aydınlık anlamına gelen lucida kelimelerinden adını alan sergide geceyi gündüz haline getiren fotoğraflar, gün boyu insanın tahribatına maruz kalan şehrin ve doğanın gece vakti kimsesiz ve sessiz kalan alanlarını betimlerken insan, şehir ve doğa ilişkisini ele alıyor.





Galeri 77


Galeri 77 İstanbul Bienali’nin Paralel Etkinlikleri kapsamında yer alan İçerisi ve Dışarısı başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Gayane Avetissian, Roman Kakoyan, Harut Mnatsakanyan ve Arthur Tonakanyan’ın işerinden oluşan seçki 23 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Özellikle pandemi sürecinde daha çok farkına vardığımız güvenli alan, içerisi ve dışarısı kavramlarını ele alan sergide konforlu alan tanımının değişkenliği ile içerisi ve dışarısı arasındaki akışkanlık ve geçirgenlik tekrardan sorgulanıyor.






Galeri Bosfor


Mithat Şen’in Nefes başlıklı kişisel sergisi Galeri Bosfor’da açıldı. Sanatçının form ve malzeme dönüştürme yönteminin bir derlemesi olan ve mekan içinde mekan kuran eserinin gösterildiği sergi 28 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Doğanın tekrar ve çeşitleme ilkesi çerçevesinde zamanı ve mekanı, süreklilik ve eşzamanlılık üzerinden sunan sanatçı, beden şemasına ait parçaları yoğun bir istif ve devamlılıkla yerleştirirken nefes ve ritim üzerine odaklanır.




 



 



Galeri Nev


Nilüfer Şaşmazer’in küratörlüğündeki Taşlaşmış Rüyalar başlıklı karma sergi Galeri Nev’de açıldı. Murat Akagündüz, Sevinç Altan, Eda Aslan, Levent Aygül, Ege Berensel, Hera Büyüktaşcıyan ve Ali Kazma’nın çalışmalarını bir araya getiren sergi 29 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


II. Dünya Savaşı’ndan bu zamana kadar olan bir zaman diliminde sergi, adını aldığı rüya ve taşın kavramsallığını karşı karşıya getirirken rüyanın kitlesel ütopyaları, milliyetçi bakışı ve türlü arzu imgelerini kapsayıcılığına, taşın ise kabusa dönüşen rüyalardan geri kalan, şiddetin kalıntısı ve yeniden inşanın temel unsuru olmasına işaret ediyor.





Galerist

Şahin Kaygun’un Yekhan Pınarlıgil küratörlüğündeki kişisel sergisi Oblique Galerist’te ziyarete açıldı. 1992 yılında kaybettiğimiz sanatçının grafik sanatlar eğitiminin etkisindeki dramatik dilini yansıtan ve farklı dönem eserlerindeki oblique çizgilere odaklanan sergi 22 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Sanatçının yeni estetik çözümler arayışı doğrultusunda fotoğraflarında sıkça kullandığı oblique ya da eğik çizgi, bakışı yönlendirme gücü sayesinde ufka ya da derinlere doğru özgürlük yolları açarken, sergi oblique kullanımı ve form üzerinden okumalar yapıyor.




Serkan Özkaya’nın kişisel sergisi gözegöz Galerist’te açıldı. Sanatçının mekanın her köşesini ele geçiren ve köşedeki kürenin aynalı yüzeyinden geri yansıyan anamorfik desenlerle bezeli yerleştirmesi 22 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.



Her şeyi gören göz ile bütünleşen izleyiciyi beden dışı bir deneyime davet eden sanatçı, zaman kavramı ve algı ile oynayarak gerçekliği yeni görme biçimlerine doğru dönüştürüyor.






İMALAT-HANE

Guido Casaretto’nun Denk olmayan tabaklarda gravitonu aramak ve Can Küçük ve Cem Örgen’in Girilmez başlıklı sergileri İMALAT-HANE’de açıldı. Her iki sergi de 10 Aralık 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Casaretto’nun beton, deri, toprak ve eposki gibi farklı malzemeler bir araya getiren çalışmaları, tekrar, biriciklik, taklit ve özgünlük gibi kavramlar üzerinden üretim sürecini sorgularken elektronik bilgi, çeşitli malzemeler ve sanat tarihi referanslarını odağa alıyor. Sergi, izleyiciyi yıldızları üreten astronomik dinamikleri, yeryüzü şekillerini doğuran jeodinamik süreçleri, zanaatkârın atölyesi ve sanatçının işliğiyle bir arada düşünmeye davet ediyor.


Küçük ve Örgen’in sergisinde karşımıza çıkan “Girilmez” uyarısı, sergileme mekanın konumlandığı sanayi bölgesini de referans alarak arkasına geçildiğinde görülmesinin uygun olmadığı alanlarda iş güvenliği sınırlarının dışında kalanlara dikkat çekiyor.







Kairos

Gallery


Kairos Gallery’nin açılış sergisi Reimage: Morning After Dark, Can Akgümüş, Can İncekara, Ecem Yüksel, Erdal Duman, Gurur Birsin, Gülnihal Yıldız, Irmak Canevi, Metehan Törer, Murat Balcı, Murat Kahya, Murat Önen, Kazım Şimşek, Robert Mapplethorpe, Sezer Arıcı, Sebahattin Yüce, ŞANT, Uğur Ulusoy, Ümmühan Yörük'ün yapıtlarını 1977 yılında Robert Mapplethorpe’un New York’ta açtığı ve zamanında büyük tepki uyandıran iki ayaklı sergisine şapka çıkaran bir konseptle bir araya getiriyor.


Bu konseptin belirlenmesi Kairos Gallery’ninkimyasına dair ipuçları taşırken galerinin temsil ettiği sanatçıların üretim pratiklerini izleyebilmek adına da sağlam bir zemin oluşturuyor. Reimage: Morning After Dark, sanatçının ve sanat üretiminin bu iki kutuplu üretim pratiğini gün yüzüne çıkararak temsil ve davet ettiği sanatçıların yüzeyde ve derinde bulunan iki zıt kutubunu bir arada göstermeye niyetleniyor. Zıtlıkların tamamlayıcı ilişkisi, uslu ve yaramaz imgelerin bir aradalığı ile sanat üretim pratiklerinin karanlıktan ışığa doğru aldıkları yolculuk bu iki aşamalı sergi ile izleyiciyi bir hesaplaşmaya davet ediyor.




 



 



KTSM


Oğuz Yalım’ın Kaçış Noktası başlıklı sergisi Kale Grubu’nun başlattığı İyi Bak Dünyana hareketi kapsamında hayata geçen Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Sanatçının tuval üzerinde yapmış olduğu çalışmalarından bazılarının Kalebodur’un inovatif ürünü Kalesinterflex’in dokusal özelliklerine göre yeniden yorumladığı ve seramik atıklarıyla ortaya koyduğu sürdürülebilir sanatın özgün birer örneği olan eserler 1 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Sergide, ziyaretçilerin masa üzerindeki özel kesim seramik parçaları kullanarak kendi panolarını oluşturabilecekleri etkileşim masası, ziyaretçileri kendi kaçış noktalarını aramaya davet ediyor.






Kurtuluş Rum İlköğretim Okulu

Senin de yaran, Rosa sergisi Pelin Uran küratörüğünde yaralardan ve dolayısıyla da yaralanabilirlikten bahsetmenin ötekiyle ilişkilenmenin bir yolu olduğunu söyleyen psikanalitik bir öncülden yola çıkarak Gregory Whitehead, Gordon Hall, Jang Minseung, Johanna Hed- va, Lata Mani – Nicolas Grandi, Adelita Husni – Bey, Amal Kenawy, Alev Ersan, Gamze Hakverdi ve Özgür Demirci'nin yapıtlarını 24 Ekim'e dek bir araya getiriyor.


Sergi, yaralanabilirliği bütün boyutlarıyla cisimleştirme iddiasından öte feminist teorinin belli açılarını vurguluyor: yaralanabilirliği ruhsal veya toplumsal travmanın bir sonucu olarak gören, psikanalizle şekillenen anlayış; yaralanabilirliği cisimleşen öznenin ontolojik koşulu olarak gören fenomenolojik anlayış; eleştirel teoride siyasetin ürettiği özel bir koşul olarak yaralanabilirlik mefhumu.


 



 

Martch Art Project


Martch Art Project, Mustafa Boğa’nın All The Things I Don’t Want To Hear From A Politician başlıklı 8. kişisel sergisine 5 Kasım 2022 tarihine dek ev sahipliği yapıyor.


Mustafa Boğa; fotoğraf, video, performans ve yerleştirme gibi çeşitli sanat pratiklerini bir araya getirdiği disiplinler arası üretiminde, bireye yüklenen sınırlamalardan yola çıkarak ulusal, cinsel, politik ve sosyal kimliklerin bireyi dönüştürebilme gücü ile bu zorlayıcı gücün sonucunda oluşan çelişkileri, sıkışmışlığı inceliyor. Gündelik yaşam deneyimlerini güncel sanat ile birleştirmek isteyen sanatçı, kişisel deneyimlerinden, çocukluğundan kalan imgelerle hem gözlemleyen hem de anlatan oluyor. Farklı medya kanallarının politik ortamı etkileyebilme ve algıyı yönetebilme gücünü sanat alanında izleyiciye yansıtıyor.





Mehmet Emin Ağa Yalısı



Taner Ceylan’ın, onbeş yılı aşkın sürenin ardından Türkiye’deki ilk sergisi olma niteliğini taşıyan Aheste Çek Kürekleri Mehtâb Uyanmasın sanatçının 2019 yılından itibaren İstanbul’dan ilhamla ürettiği resimler, heykel ve bir video çalışmasını bir araya getiriyor. Sergi, sanatçının son dönemde şehirle, şehrin geçmişi ve bugünüyle kurduğu ilişkiyi figürler üzerinden kendi diliyle yansıtıyor.


Ceylan’ın Osmanlı’nın anlatılmayan hikâyeleri, olası halleri üzerine bir seri olarak 2010-2013 tarihleri arasında yaptığı resimlerden oluşan ve Kasmin Gallery New York’ta ilk kez bir bütün olarak sergilenen Kayıp Resimler Serisi ile başlayan, tarih keşfi, 2019’dan bu yana gerçekleş- tirdiği İstanbul’a dair bir seri ile devam ediyor. Sanatçı için İstanbul, tüm gizemiyle, nadiren kendini gösteren bir sihirdir. Kenti yeniden keşfetme sürecinde sanatçı, şehri farklı perspektiflerden gözlemlemeye başlar. Tarihi yapılar, semtler, şehrin gizli kalmış cevherleri ilham kaynağı oluyor. Sergi 15 Ekim 2022 tarihine dek görülebilir.







Merkür


Merkür, Mustafa Horasan’ın Ne Gam Bâki, Ne Dem Bâki başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının resimlerindeki sürrealist anlatının başkahramanı olan almaşık bedenlerin doğayla bütünleşen imgeleri ile toplumun rahatsız edici güncel olayları üzerine düşündüren sergi, 5 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


İki yıldır yaşana küresel virus felaketi, iklim değişikliği ve ayrımcılık etkilerinin hicivli ve gerçeküstücü bir dille aktarıldığı sergi, izleyiciyi yaşamsal konulara ve zamanın gerçeğine davet ediyor.






Meşher


Selen Ansen’in küratörlüğünde düzenlenen Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? başlıklı karma sergi Meşher’de ziyarete açıldı. Yurt içi ve yurt dışından toplam 44 sanatçının 120’ye yakın eserinin Yunan mitolojisinden Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşk miti etrafından bir araya geldiği sergi, 12 Şubat 2023 tarihine kadar görülebilir.


İsmini Emily Dickinson’ın aynı adlı şiirinde alan sergide, günümüzün sanatsal ve toplumsal dinamiklerinin ışığında yorumlanan yansıma, yankılanma, başkalaşma temaları, ikililik üzerinde temellenerek Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkından geriye kalanlar etrafında kurgulanırken tarih boyunca beden, var oluş/yok oluş, kimlik, temsil ile özdeşleştirilen yüz, ayna, gölge, iz gibi öğelere sanatsal bir bakış sunuluyor.





Mixer


Mixer, Ahu Akgün’ün Boşluklar başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının hayatındaki kayıplardan yola çıkarak öznenin yerine onlarla arasında kalan boşlukları ve dönüştükleri halleri şiirsel bir yaklaşımla resmettiği tuval çalışmaları ve enstelasyonu 15 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Dönüşüm teması etrafında şekillenen sergi, kişininbir kayıp yaşadığında tecrübe ettiği zihinsel süreç, kabulenme hali ve bunu hayatına dahil etmesine odaklanırken, gözden uzaklaşanları farklı bir biçimde görmenin mümkünlüğünün izini sürüyor.





Öktem Aykut


İstanbul doğumlu sa- natçı Renée Levi’nin erken çocukluğunu ge- çirdiği bu şehre karşı hissettiği heyecanı, coş- kuyu ve arzuyu vurgu- layan sergisi Desirée Öktem Aykut'ta açıldı. Tamamı 2022 senesinde üretilen 12 yeni eser 5 Kasım 2022 tarihine dek Öktem Aykut'ta yer alacak. Mekâna özgü büyük ebatlı resimsel yerleştirmeleri ve tipografik denemeleriyle tanınan, soyut dışavurumculuğun erkek ağırlıklı geleneğinin içinde dünya çapında önde gelen istisnai kadın temsilcilerden biri olan Levi’nin İstanbul’daki üçüncü Öktem Aykut’taki ilk sergisi.


Sanatçı aynı zamanda Janiv Oron ile birlikte 13 Eylül-22 Ekim tarihleri arasında Akaretler 37-39’da Alba isimli bir ikili sergide yer alıyor.




 



 



Pi Artworks


Gülay Semercioğlu’nun More Than a Memory başlıklı kişisel sergisi Pi Artworks’te açıldı. Geleneksel Anadolu motiflerinin sanatçını pratiğinde yer alan bakır ve gümüş tellerden yapılmış el dokumaları ve farklı ebatlarda halılarda öne çıktığı sergi 29 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Anadolu-Selçuklu motifleri, geometrik formlar ve kültürel imgelerin kolektif bilincimize bağlandığı sergide sanatçının zanaatkarlığını sanatıyla iç içe geçirdiği eserler aile birliğinin, mutluluğunun, bereketinin sembolleri Anadolu yaşamına dair öngörü sunuyor.





Pilot


Ali Miharbi'nin Serbestlik Dereceleri sergisi insanın içinde var olduğu çevrenin fiziksel ve düşünsel hareket olanaklarını çeşitli yollardan sınayarak izleyicisine bu olanakların inceliklerini çeşitli araçlar ve mekâna özgü yerleştirmeler ile gözlemleme ve deneyimleme şansı veriyor. 22 Ekim 2022 tarihine dek devam edecek sergi kontrol teorisinde sıklıkla kullanılan “serbestlik dereceleri” terimi, bir sistemin parçalarının hareket çeşitliliğini ifade ediyor.






PG Art Gallery


Günnur Özsoy’un Es Ver Ses Ver başlıklı kişisel sergisi PG Art Gallery’de açıldı. İstanbul Bienali’nin Paralel Etkinlikleri kapsamında metal heykel yerleştirmeleri ile kurgulanan sergi 15 Ekim 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Sanatçının çalışmalarında heykellerin iç kısmındaki boşluklar metal levhanın esnemesini sağlayarak es verir ve ses bu boşluk sayesinde meydana gelir. Eserlerin üretildiği ve sergilendiği sanayi mahallesi bu ve diğer seslerin birbirine karıştığı bir kompozisyon oluştururken galeri mekanı ve komşu atölyeler arasında bir etkileşim kurulmasına olanak sağlıyor.






Protocinema


Beatriz Santiago Muñoz, David Horvitz, Onur Karaoğlu’nun üretimlerinin sunulduğu, Protocinema, Polat Piyalepaşa Çarşı mekanında ve ortkalığında düzenlenen Yerinde Koşmak başlıklı sergi açıldı. Fikirlerin, suyun ve bedenlerin dolaşımını ve dolaşımın doğasında çelişkileri irdeleyen yapıtları bir araya getiren serginin açılışında Onur Karaoğlu’nun katılımcı performans ve yerleştirmesi Boşu Boşuna'nın gösterimi gerçekleşti. Sözlü ve yazılı masalların aktarılışını ve kriz karşısında anlamın nasıl üretileceğinin araştırıldığı performansın bir sonraki gösterimi 1 Ekim tarihinde gösterilecek.





Sadberk Hanım Müzesi

Sadberk Hanım Müzesi’nde yer alacak Ütopya Sonrası: Kuşlar sergisi Felekşan Onar'ın yapıtlarını Arif Amaya-Akkermans küratörlüğünde bir araya getirerek ilk çağdaş sanat girişimi olma özelliğini taşıyan Türkiye’de türünün ilk örneği.


Müze koleksiyonundan seçilmiş eserlerle diyaloğa giren bir dizi yeni cam heykel, kısa filme dönüştürülmüş çağdaş bir oyun ve sanatçı ile küratör tarafından iki yıl boyunca yürütülen araştırma süreci hakkında bir monografi olmak üzere üç ana bileşen etrafında tasarlanan sergi tanımlı bir zaman veya mekâna sahip olmaksızın ilk defa MÖ 414 yılında anlatılan bir hikâyeyi dile getiriyor. Sergi 28 Şubat 2022 tarihine dek devam edecek.






SALT


Salt’ın yeni sergisi Sahnede 90’lar Beyoğlu ve Galata yapılarında ziyarete açıldı. 1990’larda Türkiye’de etkin olan kültür ve sanat ortamını odağına alan sergiye film ve performans gösterimlerinin dahil olduğu kamu programı da eşlik ediyor. Aydın Teker, CANAN, Esra Ersen, Halil Altındere, Hüseyin Katırcıoğlu, Köken Ergun, Moni Salim Özgilik, Özlem Günyol & Mustafa Kunt ve Taner Ceylan, Burak Delier gibi sanatçıların arşivlerden canlı performansların video kayıtlarına geniş bir yelpazede üretimlerini içeren sergi 12 Şubat 2023 tarihine kadar devam ediyor.


Sergi, 1990’ların siyasi ve ekonomik açıdan durağan olmayan yapısına karşın İstanbul’un yükselen popüler kültür, sanat ve eğlence hayatına ve pek çok sanatçı için yenilikçi ve deneysel bir ifade alanı açan performans sahnesine yeni bir bakış kazandırmayı amaçlıyor.






Sakıp Sabancı Müzesi


Agnes Denes’in Yaşayan Piramit adlı mekana özgü yerleştirmesi, sanatçının 1969’da kaleme aldığı Manifesto ile beraber Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergileniyor. Şehrin florasına uygun olarak seçilen iki bin adet bitki ve çiçeğin katılımcıların da desteğiyle ekilmesi ile oluşturulan eser 29 Ocak 2023 tarihine kadar görülebilir.


Sergilendiği süre boyunca çevresel etkilere açık olarak değişip dönüşerek organik yaşam döngüsünü gözler önüne serecek olan eser, bu dünyadaki varlığımızın bir metaforu olarak doğayla ilişkimizi canlandırıyor. Sergi, sürdürülebilirliğe ve çevre bilincine yönelik öğrenme programları ile destekleniyor.






Sanatorium


Sanatorium, Misal Adnan Yılmaz küratörlüğünde Bir Tutam Zapt Edilemez Karmaşıklık başlıklı sergi ve yayın projesine ev sahipliği yapıyor. Kerem Ozan Bayraktar, Akhmat Biikanov, Evgeny Dedov, Mehmet Dere, Şafak Şule Kemancı, Çağla Köseoğulları, Kateryna Lysovenko, Yağız Özgen, Sam Samiee, Sergen Şehitoğlu, Osman Sadi Temizel, Viron Erol Vert, Agnes Waruguru, Slavs and Tatars’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi 12 Kasım 2022'ye kadar devam ediyor.


Birey, makine, toplum ya da sonsuz uzayın birer örneğini temsil ettiği karmaşıklık kavramının farklı formlarını fark etmek ve anlamak üzerine önerilerde bulunan sergi, duygusal zekaya, samimi bağlantılara, görsel şiire ve resme karşı bir açlık duyarken jeo-merkezci öznelerden yola çıkan spesifik sanatsal perspektifleri mercek altına alıyor.







Simbart


Didem Erbaş’ın Yeşil Karıncaların Düş Gördüğü Yer başlıklı kişisel sergisi Simbart Projects’te açıldı. Sanatçını farklı malzemelerin dönüştürerek yer, yerleşme, görme, görmenin ölçeklendirilmesi gibi kavramları işlediği ve son dört seneki çalışmalarını birleştiren sergi 29 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Werner Herzog’un filmindeki bir ana odaklanan işler, kendi aralarında ürettikleri dinamikler ile bir söylem üretme çabasını da yanıstıyor.




Taksim Sanat


İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İBB Kültür AŞ’nin iş birliğiyle Derya Yücel küratörlüğündeki Boşlukta Mevcut başlıklı sergi Taksim metrosu -1. katta konumlanan Taksim Sanat Galerisi’nde açıldı. Ali M. Demirel, Ardan Özmenoğlu, Aytaç Aybak, Buşra Tunç, Candaş Şişman, Çağrı Saray, Çınar Eslek, Fırat Engin, Murat Germen, Ramazan Can, Seda Boy, Vahap Avşar ve Volkan Kızıltunç’un ses ve ışık yerleştirmelerini bir araya getiren sergi 28 Eylül 2022 tarihine kadar görülebilir.


Hareketli kent yaşamının ses ve ışık ile ilişkisi üzerine odaklanan sergi, simsiyah sergi alanında mekansızlığı içerik ve form bağlamında sorgularken, izleyiciyi kent içerisindeki görülme ve duyulma ihtiyacı üzerine düşünmeye davet ediyor.






The Pill


Özlem Altın’ın Kısmet başlıklı kişisel sergisi The Pill’de ziyarete açıldı. Sanatçının bir araya getirilmiş fotoğraflar üzerine geliştirdiği resim tekniği ve beden resimleri ile ellerin parça parça kullanımının öne çıktığı çalışmaları 12 Kasım 2022 tarihine kadar görülebilir.


Serginin adı itibariyle doğaüstü bir kader kavramı ile doldurulan çalışmalar, sanatçının görsel dili ile bir bilmecenin, zamanın soyut metafizikselliğinin ve bir bedenin içinde yer alan geçmişin kalıntılarının izini sürüyor.







Versus Art Project


Cem A.’nın Türkiye’de gerçekleşcek ilk kişisel sergisi “… Sunmaktan mutluluk duyar” Versus Art Project’te açıldı. Sanatçının tek tipleşen jenerik sergi metinleri ve basın metinlerini ele alarak dünyanın dört bir yanından topladığı metinleri ve meme’leri bir araya getirdiği çok disiplinli çalışmaları, 23 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Sergi metinlerin kasten ya da kazara anlaşılması zor bir şekilde yazılması anlamına gelen “International Art English” ve “artspeak” terimlerinden hareket eden sanatçı bu metinlerin benzerliği ve tekrara düşmeleri ve her sergiye uyacak bir jenerik sergi metnin yazılabilirliği konularına eleştirel bir bakış açısı getiriyor. Bu sergiye dair sergi metnine buradan ulaşabilirsiniz.






x-ist


Ansen’in Allegory of the Cave başlıklı kişisel sergisi x-ist’te açıldı. Malzeme seçiminin eserlerin ele aldığı konunun kavramsal çerçevesine göre belirlendiği ve birçok farklı disiplin kullanılarak kurgulanan eserlerden oluşan seçki 8 Ekim 2022 tarihine kadar görülebilir.


Metaforik bir anlatımla görünen ardındaki hikayenin izini süren çalışmalar, Platon’un “Devlet” adlı eserinde Sokrates’in ortaya koyduğu alegorilerden birine sanatçının kendi sanatsal pratiği çerçevesinde öykünmesi sonucu mağara olgusu ve galeri ortamının benzeştiği iddiası etrafında şekilleniyor.






Yapı Kredi Kültür Sanat


Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet başlıklı sergi Didem Yazıcı ve Peter Sit küratörlüğünde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta ziyarete açıldı. Forensic Architecture, Larissa Araz, Adalet Atlası, Sevgi Aka, Babi Badalov, Savaş Boyraz, Mustafa Emin Büyükcoşkun, Ayşe Draz, Marianne Fahmy, Dana Kavelina, Jasper Kettner & İbrahim Arslan, Şafak Şule Kemancı, Rojda Tuğrul, Hale Tenger, Aslı Uludağ, Viron Erol Vert, Cansu Yıldıran ve István Zsíros’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi 2 Ocak 2023 tarihine kadar devam ediyor.


Adını Hale Tenger’in aynı adlı ses yerleştirmesinden alan sergi, bir yandan aşkı ve hayatı kutlarken diğer yandan son yıllarda yaşadığımız küresel salgın ile daha da belirgin hale gelen sosyal, siyasi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ya da ekolojik sebeplerden kaynaklanan adaletsizliği düşündürücü bir yaklaşım ile ele alıyor.





 



 


Zilberman


Başak Şenova’nın küratölüğünde gerçekleşen Sarmaşık başlıklı karma sergi Zilberman’ın üç mekanında ziyarete açıldı. Heba Y. Amin, Omar Barquet, Burçak Bingöl, Yane Calovski, Ramesch Daha, Memed Erdener, Didem Erk, Fatoş İrwen, Zeynep Kayan, Azade Köker, Bronwyn Lace, Marcus Neustetter, Cristiana de Marchi, Larry Muñoz, Maarit Mustonen, Egle Oddo, Erkan Özgen, Bochra Taboubi, Cengiz Tekin, Simon Wachsmuth ile Verena Miedl-Faißt/Nirual Kenabru’nun çalışmalarını bir araya getiren sergi 1 Aralık 2022 tarihine kadar devam ediyor.


Alexís O. van Tlön tarafından kaleme alındığı düşünülen ve yakın zamanda gün yüzüne çıkarılan bir el yazmasında geçen “sarmaşık” pasajının şiirsel düşünce örügüsünden yola çıkan sergi, sarmaşık ile aşk, yaşam ve harabeler üzerine bir bağlantı kurarken, şehrin üç farklı noktasındaki mekanlarda yer alan çoklu anlatımların bir sarmaşık gibi birbirine bağlanması çağrışımını takip ediyor.




Yorumlar


bottom of page