Sophie Calle

Fransız kavramsal sanatçı, fotoğrafçı, film yönetmeni, yazar ve hatta kendini dedektif olarak da tanıtan Sophie Calle, Les Fantômes d’Orsay sergisiyle 12 Haziran 2022 tarihine kadar Musée d’Orsay’de izleyiciyle buluşuyor.


Yazı: Zeynep Gülçur

Sophie Calle, Édouard Manet'nin Le Déjeuner Sur L’herbe (1863) Tablosunun Önünde Fotoğraf: Sophie Crépy

1978 yılında Gare d'Orsay ve garın içinde yer alan otel terk edilmiş haldeydi. Bugünkü müzenin inşaat çalışmaları henüz başlamamıştı. İşte o terk edilmişliğin ortasında Fransız sanatçı Sophie Calle otelin 501 numaralı odasını kendisine sığınak olarak seçiyor ve birkaç ay boyunca günlerini orada geçiriyor.


Farklı anlatı öğeleri ve görüntü ve metin kombinasyonuyla izleyici tarafından hemen tanınan bir yaratım gücü olan Sophie Calle’ın eserlerinin her biri, mahrem ve kamusal, gerçeklik ve kurgu, sanat ve yaşam arasındaki sınırları sık sık bulanıklaştırdığı, referanslar ve yankılardan oluşan kapsamlı bir kitabın bölümü olarak görülebilir.



© Sophie Calle © ADAGP, Paris 2022

‘It was a place where I could go and be alone’ Calle in her d’Orsay squat, 1979 Fotoğraf: Richard Baltauss

"1978. Yılın son günleri. Fransa'da, Paris'teydim ve Seine rıhtımlarında yürüyordum. Eski Gare d'Orsay'de küçük bir ahşap kapı fark ettim. İçgüdüsel olarak ya da alışkanlıktan dolayı onu zorladım.

Kapı açıldı. Büyük bir merdiven, beş kat, bir balo salonu, mutfaklar, iki yüz elliden fazla odayı birbirine bağlayan uzun koridorlar: Grand Hôtel Palais d'Orsay beş yıldır terk edilmişti.

© Sophie Calle © ADAGP, Paris 2022



Şubat 1979'da bir yabancının ayak izlerini takip etmek için Venedik'e gittim. 1-9 Nisan arasında yabancıları yatağımda uyumaya davet ettim. Günlüğüme yazdım: 24 Nisan'a kadar Hôtel Orsay’e yeniden bağlan.
Geri gittim. Kapı açıldı. Tekrar bağlandım.

Kendime ait gerçek bir yerim olmadığı için, beşinci kat koridorunun en ucunda, Rue de Lille'e bakan bir odanın kalıntılarını sığınağım olarak seçtim. Oda 501. O sırada Bob Wilson'ın evrenine düşüyordum. Onun Derviş dansçılarını taklit etmek için
her gün balo salonunda dönmeye çalıştım. Gece çöktüğünde, karanlıktan korkarak uzaklaştım.

Bazı akşamlar, keşiflerim sırasında ele geçirdiğim ganimetler, kapılardan sökülen kırmızı emaye metal oda numaraları, 1937'den 1940'a kadar olan müşteri kayıtları, uzun zamandır inandığım gibi Addo'ya veya daha doğrusu tamirci Oddo'ya gönderilen mesajlar, telefon kalıntıları, ziller, su faturaları, gaz faturaları, anahtarlar, kilitler, kapılar ve kapı kolları ve kepenklerle ilgili sorunlar hakkında notlar.


Yöntemsiz, sayılarla dolu defterler, faturalar, güncelliğini yitirmiş menüler, uyumsuz ve artık hiçbir işe yaramayan paslanmış nesneler topladım. Eve getirdiğim bir bavulun içinde bu mütevazi enkazı, ganimetleri kurtardım. Ve şehrin merkezindeki bu terk edilmiş otelin fotoğraflarını çektim. ”

Sophie Calle






© Sophie Calle © ADAGP, Paris 2022

Sophie Calle'in terk edilmiş Hôtel d'Orsay’de çektiği fotoğraflar, topladığı obje ve belgeler arkeolog Jean-Paul Demoule tarafından yorumlandı. Toplanan dataların ilk yorumlamaları, metodik ve titiz arkeolojik betimlemeler biçimini alıyor; ikincisi ise sanki uzak bir gelecekte yaşayan arkeologlar tarafından yazılmış hayali tasvirler gibi.


© Sophie Calle © ADAGP, Paris 2022

Les Fantômes d’Orsay sergisiyle Sophie Calle’ın fotoğrafçılıktan şiire, hazır yapıttan kompozisyona kadar benimsediği ve eserlerinde kullandığı çok sayıda farklı anlatım biçimlerine tanık oluyoruz. Sanatçının hikayeler örmek için benzersiz yeteneği, kişisel yolculuğu ve bir yerin, bir hikayenin ve her birinin çeşitliliğini kalıcı olarak bir arada tutan ifade yeteneği, Calle’ın sanata ve yaratım sürecine olan yaklaşımının eksiksiz bir göstergesi.


Sophie Calle, Jacques M. in Orsay, 1981 © Sophie Calle © ADAGP, Paris 2022