Oh! Charley...

Çağdaş sanatın sembolik figürlerinden biri olan Charles Ray, benzersiz eserlerlerini Bourse de Commerce (Pinault Collection) ve Centre Pompidou'da izleyiciyle buluşuyor


Yazı: Zeynep Gülçur

Charles Ray, Horse and Rider, 2014, Fotoğraf: Aurelien Mole


Amerikan sanatçı Charles Ray, 1970'lerden bu yana uluslararası sanat sahnesinin sembolik figürlerinden biri haline geldi. Sanatçı hiperrealist çalışmalarını ilk kez Paris'te sergiliyor. Paris'teki iki büyük müzede izleyiciyle buluşan sanatçı, farklı ve tamamlayıcı şekillerde tasarlanmış ve sanatçının adını taşıyan bu sergiyle ikonik eserlerini bir araya getiriyor.


Bourse de Commerce da başlayan sergi, Centre Pompidou'da sanatçının yaratım sürecini öne çıkaran bir dizi eserle devam ediyor. Sanatçının eserlerinin, heykel ve heykelin anlamı sorusunun etrafında konumlandığının izini sürüyoruz. Ray, bu soruya, antik Yunan heykellerinden çağdaş heykellere kadar sanat bilgisiyle yakından bağlantılı cevaplarla karşımıza çıkıyor.


Charles Ray, Young Man, 2012


Sergi, Ray'in geçen yüzyılın sonundaki sanat formlarının evrimini sistemli bir şekilde izleyen çalışmalarının farklı aşamalarının izini sürüyor: başlangıçta soyut heykel (Anthony Caro'dan etkilendiği donemde), ardından 70'lerde performans sanatı, 80'lerde minimal ve kavramsal sanatın etkileri, 90'ların belirleyici dönüm noktasına kadar ise büyük vitrin mankenlerini görüyoruz. (Fall’91, 1992)


1953'te Chicago'da doğan Charles Ray, 50 yıllık kariyeri boyunca 123 eser üretti ve büyüleyici eserinin çevresinde birçok efsane var. 2000'li yılların başında, beyaz renge ilgi duymaya başlayan Ray’in, yumurta kabuğu beyazının derin doğasını her gün gözlemlemek için atölyesine bir tavuk kümesi yaptırdığı söylenir.


Venedik'teki Punta della Dogana müzesinin açılışı için sanatçı tarafından özel olarak yaratılan Boy with Frog, verdiği mesajla anıtsal ve güçlü bir sanat eseri ve Ray’in ifadesinin ve yaratım sürecinin önemli bir çalışması.

Charles Ray, Boy with frog, 2009


"Çıplak bir çocuk, dirilişin ve başkalaşımın sembolü olan bir kurbağayı büyük ölçekte gözlemler, kurbağanın bacağını yumruğuyla tutar. Heykelin kıvrımlarının saflığı ve beyazın pürüzsüzlüğü, MÖ 6. yüzyıla ait Kouros ve MÖ 5. yüzyıla ait Spinario da dahil olmak üzere antik heykelleri çağrıştırıyor. Bu tür kaynakların gösterilmesiyle Charles Ray, eserlerini sanat tarihi ile verimli bir diyaloğa sokar.”

Charles Ray'in önemli çalışmalarından bir diğeri de 1992'de yaratılan Fall’91. Eser, ağırlığı ortak bir pozla tek ayağına dağılmış, ayakta duran bir kadını temsil ediyor. 90'ların modasına özgü bir kıyafet giyen devasa eser alanda önemli bir yer tutuyor. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak göz korkutucu bir duygu uyandırıyor.


Charles Ray, Fall'91, 1992, Fotoğraf: Anthony Cuñha


Charles Ray şöyle açıklıyor: “Genellikle daha basit bir şekilde The Big Lady olarak anılan Fall’91 söz konusu olduğunda, bunun vasat bir kadın heykeli değil, büyük bir model heykeli olduğunu hatırlamak önemlidir. İzleyici iyi konumlanıldığında, iki şey olabilir: ya model büyür ya da izleyici küçülür.


Heykel, bir mankenin tüm normal oranlarına saygı gösterir. Değiştirilen tek kural ölçektir: Heykel, bir vitrin mankeninden %30 daha büyüktür. Belli bir mesafeden doğru boyuta sahip görünüyor. […] Mekânın kendisi, işi oluşturan unsurlara nüfuz eden dinamik bir malzeme haline gelir. Heykel alana yerleştirilmemiştir, varoluşumuzun içinde yüzdüğü bir akışkan dinamiği olan boşluk - doluluk konseptiyle yapılmıştır. ”


Sanatçıyla diyalog halinde tasarlanan sergi, eserlerin farklı yönlerini ve çeşitliliğini gösterirken, hem zihni hem de bedeni birbirine bağlayan bir manzarada çarpıcı bir yolculuk sunuyor.


Charles Ray, The new beetle, 2006