top of page

Olmayan Konuşmacının Kürsüsü Milano'da

Liana Kuyumcuyan tarafından tasarlanan The Absent Speaker's Corner projesi, Milano Tasarım Haftası 2024 kapsamında BASE Milano’da gerçekleşecek The Convivial Laboratory isimli sergide yer alacak


The Absent Speaker's Corner (Olmayan Konuşmacının Kürsüsü), Fotoğraf: Mert Öztekin


Liana Kuyumcuyan tarafından tasarlanan The Absent Speaker's Corner (Olmayan Konuşmacının Kürsüsü) projesi, 15-21 Nisan 2024 tarihleri arasında Milano Tasarım Haftası 2024 kapsamında BASE Milano’da gerçekleşecek The Convivial Laboratory isimli sergide yer alacak. Onur Atay yürütücülüğünde ve Urban.koop çatısı altında tasarlanan proje, insanların kamusal alanda anonim bir şekilde konuşma yapmalarını teşvik etmeyi amaçlıyor.


Olmayan Konuşmacının Kürsüsü, ifade özgürlüğünün giderek azaldığı toplumlarda, farklı bireylerin ve sosyal grupların fikirlerini kamusal alanda özgürce ifade edebilmelerini sağlamak amacıyla geliştirildi. Projenin ilhamı, 1855 yılında Londra'daki Hyde Park'ta başlayan speakers corner (serbest kürsü*) geleneği. Aynı uygulama 2013 yılındaki Gezi Parkı protestoları sırasında İstanbul'a taşınmış ancak sürekli polis müdahalesi nedeniyle sürdürülememişti. Bu doğrultuda proje, konuşmacının fikirlerini ifade ederken görünür olmayacağı bir alan yaratarak geçici bir anonimlik sağlamayı amaçlıyor ve konuşmacı için fikirlerini ifade ederken potansiyel baskı ve önyargıdan arınmış bir ortam sunuyor. Katolik gelenekteki günah çıkarma pratiğine referans veren proje, kamuya açık konuşma esnasında konuşmacının beden imgesini görünmez hale getiriyor. Bu noktada kimlik meselesi önemsiz hale gelirken, kişinin fikirlerinin özgürce ifade etmesine odaklanılıyor. Proje, çeşitli sosyal gruplar arasında engelsiz bir etkileşim ortamı sağlarken, aynı zamanda konuşmacılar için güvenli bir alan oluşturuyor.


The Absent Speaker's Corner (Olmayan Konuşmacının Kürsüsü), Fotoğraf: Mert Öztekin


Projenin form olarak referans aldığı günah çıkarma kabinleri,** bireylerin günahlarını rahiplere özel olarak itiraf edebilecekleri alanlar olarak tasarlanır. Kişi, bir paravanın veya ızgaranın arkasında durarak kimliğini diğer tarafta kalan rahipten gizler. Bu düzenleme, iki kişi arasında geçici bir anonimlik yaratır ve güven duygusunu geliştirir. Olmayan Konuşmacının Kürsüsü de günah çıkarma anındaki gibi geçici bir anonimlik yaratır; konuşmacının beden imgesi fikirlerini kamuya açık bir yerde beyan ederken görünmez, bu şekilde ifade edilen fikirler kişinin kimliğinden bağımsız hale gelir.


 

BASE Milano’da gerçekleşen The Convivial Laboratory sergisi, demokratik ve çoğul tasarım üzerine bir araştırma ve deney alanı açmayı hedefliyor. Sergi kapsamında akademiler, üniversiteler, tasarım stüdyoları ve tasarımcıların çalışmaları bir araya geliyor. BASE Milano’nun uzun süreli projesi olan We Will Design’ın bir parçası olan The Convivial Laboratory sergisi, kapsayıcı tasarımı teşvik etmek için bir araç görevi görmeyi hedefliyor.  


Liana Kuyumcuyan İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü lisans ve İstanbul Kadir Has Üniversitesi Mimarlık ve Kent Çalışmaları Bölümü yüksek lisans mezunu. Design Academy Eindhoven Sosyal Tasarım Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi aldı. Design Unlimited isimli tasarım dergisinin yazı işleri müdürü. Kent çalışmaları kooperatifi Urban.koop’un üyesi. Sosyal değişim için kentsel bir merkez olan açılan Postane’nin tarihi üzerine Murat Tülek ile birlikte araştırma yapıyor. Tasarladıkları Postane: Bir Binanın Arkeolojisi isimli ses sergisi Postane'de kalıcı olarak yer alıyor. 


Onur Atay ODTÜ Mimarlık Bölümü lisans ve Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü yüksek lisans mezunu. 2013’ten itibaren belediye, sivil toplum işbirlikleri ve sosyal fayda odaklı projelerle ilgilenmeye başladı. Ulusal ve uluslararası ölçekte, sivil toplum programlarında ve kalkınma projelerinde, yürütücü, yönetici ve danışman olarak yer aldı. Katılımcı kent inşası ve kamusal yaratıcılık merkezli projeler ve atölye çalışmaları yürüttü; halihazırdaki çalışmalarını kurucu ortağı olduğu kent çalışmaları kooperatifi Urban.koop’la birlikte 2020'den beri sürdürüyor.


Urban.koop kentsel ölçekte çalışan ve farklı arka planlara sahip uzmanları, araştırmacıları ve sivil toplum örgütlenmelerini eşitlikçi bir platformda buluşturan, yenilikçi kent politikası, strateji, tasarım ve uygulamaların, sosyal kaynakların ortaklaşması yoluyla üretildiği bir çalışma ağıdır. 


 

*Serbest kürsü, ifade özgürlüğü ve kamusal tartışmanın bir sembolü olarak hizmet verir. İlk olarak Londra'daki Hyde Park'ta bulunan bu alanın tarihi, Reform Birliği'nin Hyde Park'ta özgürce toplanma ve konuşma hakkı talep ettiği 19. yüzyılın ortalarına uzanır. O zamandan bu yana serbest kürsü, Avrupa'daki birçok ülkede ve ABD'deki bazı eyaletlerde bireylerin siyaset, din, sosyal konular ve daha fazlası hakkındaki düşüncelerini dile getirdikleri bir platform haline gelmiştir. Aktivistlerin, sanatçıların ve sıradan vatandaşların canlı tartışmalara, münazaralara ve konuşmalara katıldıkları bir alan olarak hizmet eder. 


**Günah çıkarma kabini 1500'lerin ortalarından sonra, Milanolu Kardinal Carlo Borromeo'nun girişimiyle kiliselere girmiştir. Borromeo'dan önce günah çıkarma yüz yüze gerçekleşiyordu. Borromeo, günah çıkarma kabinlerinin sistematik bir şekilde yerleştirilmesine ön ayak olmuş, Milano'daki her kiliseye yerleştirilmelerini zorunlu kılmış ve günah çıkaran ile tövbe eden arasında ayrımı sağlamak için ızgaraların kullanılması da dahil olmak üzere tasarım özelliklerini belirlemiştir.

Comments


bottom of page