Mimar olmadan mimarlık






Yazı: Namık Erkal



Erol Akyavaş, Kaya Otel, 1965, İlona Akyavaş arşivi


Erol Akyavaş sanatının mimarlıkla ilişkisi üzerine çokça yazılmıştır. Burada anılacak olan onun mimarlık kariyerindeki en önemli yapıtıdır. Akyavaş 1954’te mimarlık okumak üzere Amerika’ya gider. Zamanının geçerli uluslararasıcı ve rasyonalist mimari akımının merkezi Illinois Teknoloji Enstitüsü’nde Mies van der Rohe’nin yürüttüğü programda eğitim görür. Sonrdan, yapısalcı ve dışavurumcu mimar Eero Saarinen’in ofisinde çalışır. Büyük mimarlık ofislerinin çalışma yöntemi ve üretimleri Akyavaş’ın sanatçı kimliğiyle çok örtüşmez. Başkaları için benzersiz bir eğitimi ve kariyeri elinin tersiyle iterek mimarlıktan uzaklaşmaya başlar. 1963’te Türkiye’ye döner, askerlik görevini subay öğretmen olarak yapmayı ister.


Göreme’ye ilkokul öğretmeni olarak atanır. Peri bacaları diyarında mimarlıktan uzaklaştığı bir noktada mimarlık bir şekilde onu tekrar bulacaktır. Ya da o burada başka bir mimarlığın ihtimalini yakalar. Göreme’de “turistik” modern oteller yapılması o zamanki yerel yöneticilerin hayalidir. Bu noktada devreye giren Akyavaş planlanan ilk otelin yörenin geleneksel yapı üretim biçiminde, kaya oyularak yapılmasını önerir ve bu yönde bir proje çizer. Yapı tasarımı üst kottan girilerek tek merdiven kovasıyla ulaşılan bir cephesi açık iki kat kaya oyma bodrumdan oluşur. İnşa edilerek yapılan tek kısım olan üst giriş, eyvanlı avlusu ve kemerli divanhanesiyle yerel konut ölçeğindedir. Aşağı kaya oyma katlar ortak mekânlar dışında arkada tonozlu koridordan ulaşılan eyvan biçiminde odalardan oluşur.


Göreme geçmişinden büyük kaya oyma eserler barındırsa da 1960’larda yirmi küsur odalı bir oteli kayadan oymak epik bir girişimdir. Proje mimarın aynı zamanda sürekli yerel ustalarla ortak çalışmasını gerekli kılar. Otelin kayadan boşaltma sürecinin fotoğraarı bitmişinde kavranması zor olanı gözler önüne sermektedir. Önce iki kat eğimli arazi kazılarak (kanallar halinde başlayıp genişletilerek) ortaya çıkarılır. Sonrasında eyvan odaların kitlesi boşaltılmaya başlanır. Cephe kaya kitlesine bire bir ölçekte çizilir. Yerel işçiler oymaya güvercin evi cephesi açar gibi başlar sonra mimarın istediği tam şakulünde tonoz ve duvarlara şekil verirler. Merdiven kovası baştan açılır ve hacmi arkalardaki boşaltma işlemleri için kullanır. Yapı tamamlandığında merdiven cephesi kare modüler vitraylı taş bloklardan inşa edilerek kapatılır.


Kaya Otel’de Akyavaş’ın ürettiği oyma mimarinin Göreme yerel mimarlığından bir farkı boşaltılan mekânların büyük oranda inşa edilmiş yapı görünüşünde olmasıdır. Belki birkaç kaya kilisesi iç mekânında olan bir özelliktir bu. Kayadan boşaltılan cephenin açıklık düzeninde de geleneksellik yanında mimar elinden bir düzen söz konusudur. Süha Özkan’ın Kaya Otel özelinde kullandığı terimle, yapı “mimarlığın negatifi”dir. Negatif yapının güzel çelişkisi, yöresel üretim biçimleri ve form dilini kullanırken, güncel işlevselliği ve yapısallığı da içermesidir. Bu yaklaşımın dışında kalan yegâne yer birinci bodrumda konumlanan lobi bardır. Cephe kısmı kesişen tonozlar biçiminde başlayıp gerideki bara doğru tamamen geleneksel oyma mağaralara dönüşür. Locaların oturma yerlerinden, aydınlatma bantlarına yekpare iç mekân, aynı zamanda ortada tek kolonun simetrisinde kompozisyonel sürekliliğe ve bütünlüğe sahiptir. Burası esasen bir grottodur; musluklarından yerel bağlardan üretilen şarap akan bir grotto. Mekân mimari trajedinin Dionizyen tarafını yansıtır.


Erol Akyavaş, Üçhisar Kaya Otel, 1965, İlona Akyavaş arşivi


Akyavaş bir süreliğine Göreme’nin “fahri mimarı”dır. Bir yerel gazete haberine göre getirdiği geleneksel inşaat alternatifiyle malzeme ve işçilikten o günün parasıyla “250 bin lira tasarruf edilmesine imkân vermiştir”. Sanatçı anılarında otelin, desteği aranan kimi kamu kuruluşları tarafından, hoş görülmediğini, olumsuz olarak mağara otel diye nitelendiğini anlatır. Musluklardan şarap akması konusu da muhafazakâr politikacıların ağzına düşecektir. 1965’te Göreme’den, 1967’de Türkiye’den ayrılan Akyavaş’ın ardından otel Fransız turizm zinciri Club Med’e kiralanır. Club Med üst giriş katında birçok değişiklik yapar. Avluyu kapatır, etaplar halinde giriş terasına ekler yapar. Bu yeni kısımlar otelin oyma yapı ağırlıklı dengesini bir miktar bozar. Kaya Otel, bu haliyle bile, 1984-1986 sezonunda Ağa Han Ödülü aday listesine alınır. Ağa Han adaylığı Amerika’ya döndükten sonra tekrar mimar olarak çalışmayan Akyavaş için mimarlığı bir kez daha gündeme getirir. Göreme’de tamamen arazi boşaltılarak üretilecek, krater şeklinde büyük bir otel tasarımı yapar ama proje gerçekleşmez. Kaya Otel’eyse esas darbeyi 1980’ler sonrasında gerçekleşen ve özgün oyma kısımları betonarme çatkı ve taş kaplayarak kopyalayan ekler vurur. Akyavaş’ın kayadan oteli günümüzde yerini alanın içinde saklıdır.


Geriye sarıp iki çakışmayı not etmek projeyi kendi gününün uluslararası bağlamına oturtacaktır. Akyavaş 1964’te modernizmin kaynağından gelmiş bir mimar olarak Göreme’de geleneksel yöntemlerle kayadan bir otel yaparken New York MoMA’da bir sergi açılır: Bernard Rudofsky’nin Mimarlar olmadan Mimarlık (Architecture without Architects) sergisi. Kürasyon hiç yazı olmadan devasa boyutlarda geleneksel yapı ve kültürel çevre fotoğraarından oluşur. Ziyaretçilerin arasında gezdiği yerlerden birisi de Göreme’dir. Rudofsky aynı isimdeki kitabında Göreme’ye “eksilterek mimarlık” (architecture by subtraction) ile “kadim biçimler” (primeval forms) başlıklarında üç ayrı sayfa ayırır. Akyavaş, Göreme yamaçlarını eksileterek mimarlık yaparken, Rudofsky bu eylemi mimarlık ortamı için kavramsallaştırmaktadır. 1960’larda Akyavaş’ın katı modernist mimarlıktan uzaklaşma hissini paylaşan başkaları da vardır ve hep beraber mimarlıkta ve sanatta postmodernizmin temelini kurarlar.


Diğer çakışma doğrudan Göreme’de ve 1969’da bir kısmı burada çekilen Passolini’nin Medea’sına dair. Maria Callas’ın Medea’yı canlandırdığı film ekibinin yolu Kaya Otel’e düşmüş müdür? Büyük olasılıkla evet ama önemli olan bu değil. Asıl konu Passolini’nin mitolojik filminde canlandırma ve kostümde yerelden pek çok peyzaj ve öğeyi barındırması, daha önce aktörlük yapmamış kişiler ve yerel halkı kullanmasıdır. Bir bakıma filmin üretim yöntemi Akyavaş’ın otel yapımıyla çakışır: kadim bir yapıtı profesyonel yöntemler dışında yerel çevrede, sıradan insanlarla ve kendi malzemesiyle yeniden inşa etmeyi denemek. Medea’nın filmografiyi zorlayan yapısı mimarlıkta karşılığını Kaya Otel’de bulur.


*Bu yazıya katkıları için Sayın İlona Akyavaş'a, Elvan Altan'a, Galeri Nev Arşiv'e ve Aslı Özbay'a teşekkür ederim.