Bir sanat eseri nasıl satın alınır?*

Bir sanat eserine sahip olmak için nereden başlayacağınızı, nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Sanat eserini alırken nasıl bir yol izleyeceğinize dair ipuçlarını M.H. Miller editörlüğünde bir araya getiren araştırmayı sizlerle paylaşıyoruz. Galeri sahipleri, patronlar, koleksiyonerler ve sanatçıların yardımıyla hayata geçen bu derleme “Bir sanat eserini nasıl satın alırsınız?” sorusunun arka planını araştırıyor


Yazı: M.H. Miller

Röportajlar: Andrew Russeth & Megan O’Grady

Katkıda bulunanlar:

Lorenzo Atkinson (Koleksiyoner), Ashley Carr (Kurucu Ortak, Modica Carr Sanat Danışmanlığı), Eleanor Cayre (Sanat danışmanı), Brian Donnelly, diğer adıyla KAWS (Sanatçı ve koleksiyoner), Bridget Finn (Kurucu Ortak, Reyes | Finn Gallery), Heather Flow (Sanat danışmanı), James Fuentes (James Fuentes Gallery), Denise Gardner (Koleksiyoner ve yönetim kurulu başkanı, Chicago Sanat Enstitüsü), Ebony L. Haynes (Direktör, David Zwirner Gallery), Alexis Johnson (Ortak, Paula Cooper Gallery), Maggie Kayne (Sanat simsarı, Kayne Griffin), Monique Meloche (Sanat simsarı, Monique Meloche Galeri), Suzanne Modica (Kurucu Ortak, Modica Carr Sanat Danışmanlığı), Valeria Napoleone (Koleksiyoner ve hami), Mary Rozel (Küresel Yönetici, UBS Sanat Koleksiyonu ve The Art Collector’s Handbook (2020) yazarı), Ann Schaffer (Hami ve koleksiyoner), Jessica Wessel (Avukat ve koleksiyoner)


Çeviri: Çiçek Doğruel


David Teniers the Younger, Archduke Leopold William in his Gallery at Brussels, 1651, Museo del Prado, Madrid; Erich Lessing/Art Resource, NY


Bu soruya verilecek cevap teoride oldukça basit. Her yıl dünya çapında satılan sanat eserlerinin toplam hacmi, insanlık tarihinin herhangi bir döneminde olduğundan epeyce fazla. 2020 yılında küresel sanat eseri ve antik eser satışlarının değeri 22% düşerek 50.1 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu konuyla ilgili var olan en güvenilir veriler olan bu rakamlar - ki bu bile sanat dünyasına yeni başlayanlar için çok şey söyleyecektir - ekonomist Clare McAndrew’un yazdığı ve bir çağdaş sanat fuarı olan Art Basel ve kurumsal ortağı İsviçreli çok uluslu finansal hizmetler şirketi ve 2020'de 32,39 milyar dolar gelir bildirerek dünyanın en büyük özel bankalarından biri olan UBS tarafından fonlanan ve yayınlanan yıllık rapordan geliyor. Sonuçta çok fazla para el değiştiriyor ve bir karşılaştırma olarak 50 milyar dolar aynı zamanda Uluslararası Para Fonu'nun Covid-19 ile mücadeleye yönelik küresel planını gerçekleştirmek için önerdiği maliyetin karşılığı.


Ama gerçek şu ki, sanat eseri satın almak o kadar da basit değil. 2021 yılında harcanabilir bir gelire sahip olmak, insanların büyük çoğunluğu için zor bir mesele. Pandemi süresince sabit bir istihdama sahip olacak kadar şanslıysanız (geçen Nisan, ABD işsizlik oranı Büyük Buhran'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı) ve elinizde biraz fazla paranız var ve geçen yılı evinizin boş duvarlarına endişeyle bakarak geçirdiyseniz -o paraya sahip olmak otomatik olarak bir sanat eserine sahip olacağınız anlamına gelmez- ilk nereden başlayacaksınız? Neye bakmalısınız? Sanat dünyası pikniğe gitmeye benzemez ve bir galeriye girerken kendinizi yabancılaşmış veya gözü korkmuş hissettiyseniz, yalnız olmadığınızı bilerek rahatlayın.


İlk kez sanat eseri satın alacak birinin bir galeriye girip, koleksiyonlarında başka hangi sanat eserleri olduğunu sorması alışılmadık bir şey değil. Ve bir müzayede evindeki ikincil piyasa satışının sonuçlarına bağlı olarak bir gecede önemli ölçüde artabilen fiyatların aşırı değişkenliği göz önüne alındığında, bir şeyin ne kadara mal olması gerektiğini ve nedenini bilmek bile zor.


Trendler hızla gelir ve aynı hızla geçer. (Zombie formalizmi denen bir şeyle ilgili isimlerin hiçbirini hatırlayamıyorsanız veya terimin kendisi hakkında da kafanız biraz karışıksa, yine yalnız olmadığınızı bilin.) Bundan bahsetmişken, Beeple olarak bilinen 39 yaşındaki bir sanatçı tarafından yaratılan bir NFT -gerçekten ne olduğunu sormayın- 69.3 milyon dolara satıldığında bu sene ilk kez kripto para kavramı sanat dünyasına oldukça yüksekten giriş yaptı. Bundan on gün sonra, ikiz kardeşi Tyler ile birlikte 2 milyar doların üzerinde kripto paraya sahip olduğu tahmin edilen Cameron Winklevoss, Twitter'da bir mesaj yayınladı: "NFT'ler sanatı özgürleştirir. Geleneksel sanat, zaman ve mekânla sınırlıdır. Doğru şehirde olmanızı, bir müzeye gitmenizi ya da birinin evine davet edilmenizi gerektirir. Diğer taraftan İnternet bağlantısı olan herkes, herhangi bir yerde NFT'leri görüntüleyebilir ve satın alabilir. Bu çok büyük bir gelişme.” Her neyse, tüm bunların ilgili herkes için iyi gelişeceğine eminim. Demek istediğim, sanata para harcamanın pek çok yolu – hatta yeni yolları – var ve belki de hepsi sizin için uygun değil!


Sanat eseri satın almak istediğinizde bir giriş ve kılavuz olması için koleksiyoncular, galeri sahipleri, sanat simsarları, sanatçılar ve danışmanlardan oluşan uzmanlara – teoride kolay bir soru sorduk: Bir sanat eserini nasıl satın alırsınız? İşte yanıtları:


Hendrick Bloemaert, Old Woman Selling Eggs, 1632, The Picture Art Collection/Alamy Stock Photo


Zevkinizi ve nelerden hoşlandığınızı belirleyin


Ann Schaffer

Öncelikle birçok galeri ve müze sergisi gezmeli ve sanatçılarla tanışmalısınız. Bunun için bir kelime seçecek olsaydım bu “maruz kalmak” olurdu. Ve kendinize hoşlanacağınızı düşündüğünüz sanat konusunda asla sınırlar koymayın. Özellikle sevmeyeceğinizi düşündüğünüz içerikler sürekli olarak karşınıza çıktığında bu bir keşfe olanak sağlar ve neye tepki verdiğinizi öğrenmiş olursunuz.


Brian Donnelly

Tek yapmanız gereken kendi yol gösterici işaretlerinizi takip etmek. Bence bir koleksiyon yapmanın tek nedeni kendi ilgi alanlarınızın peşinden gitmek. Ve komik olan, insanlar bir koleksiyon oluşturduğunuzu bildiğinde bazı şeyler kendiliğinden size sunulacaktır.


James Fuentes

İnsanlara sokaklara düşerek mümkün olduğu kadar çok galeri görmelerini söylerdim- eğer bilinçli bir koleksiyoner olmak istiyorsanız çokça okuyun ve genel durum hakkında da fikriniz olsun. Bu çok zaman alıcı ve tam zamanlı bir işiniz varsa daha da yavaş bir süreç olacaktır. Ama şimdi sokakları arşınlamalarının yanı sıra, içeriğin galerilerin fiziksel alanlarının ötesinde sunulduğu sanatçıların O.V.R’ları (çevrimiçi ziyaret odaları, çoğu galerinin web adreslerinden erişilebilir) hakkında buna eşdeğer bir araştırma yaprak bilgi kazanmalarını tavsiye ediyorum. Pek çok insan çevrimiçi varlığını arttırdı ve bu sadece zamanla oldu. 2007’de galeriyi açtığımda bile web sitesini günde kaç kişinin ziyaret ettiğini kontrol ederdik. Ve o zamanlar güzel bir günde galeride belki üç kişi varken, dünyanın her yerinden 300 kişi web sitemizi ziyaret ederdi. O.V.R ise sadece bunun onaylanması oldu. Aynı zamanda sanat hakkında bilgi edinmek için bienaller, fuarlar, Bushwick sanat stüdyosu günü (Bushwick Açık Stüdyo) gibi daha genel ve kapsamlı fırsatlar var. Tek bir günde yüzlerce farklı sanatçı görme fırsatı her zaman vardır. Zaman çok değerlidir ama bir koleksiyoner sanatı takip etmenin kendi iyiliğine olduğunu fark edecek düşünce yapısına girdiğinde – harcanan zamanın önemi yoktur çünkü bu bir zevke dönüşür.


Ebony L. Haynes

Belki bir galeri çalışanıyla bağ kuramıyorsunuz, konuşmaktan hoşlanmıyorsunuz ya da hâlâ orada sizin için bir engel olduğunu düşünüyorsunuz, o zaman çevrimiçi aramaları deneyin. Kesin satın alma ve faturalama aşamalarına kendinizi kaptırmadan evinizde neleri görmek istediğinizi ve bütçenizin nelere yeteciğini keşfetme sürecinin tadını çıkarın. Bu biraz zaman alabilir.


Ann Schaffer

Gerçekten sanatçının kim olduğunu belirtemem çünkü bu yayınlanırsa başım belaya girer. Bir galeride bir sanatçının işini satın aldık ve çok az para ödedik. “Kimse bunu ne için almak ister anlamıyorum” dedim yine de içimde çok ses getireceğine dair bir his vardı. Bu yüzden aldım ve sonra da sattım ve gerçekten iyi bir kazanç elde ettim. Ve aynı parça o zamandan beri bir milyon doları aştı. Yine de bundan hoşlanmadım. Sevmediğim bir işi satın aldığım tek seferdi ve bunun bir nedeni, içgüdüm konusunda haklı olup olmadığımı görmekti.


Eleanor Cayre

İnsanlar sevdiğiniz şeyi satın alın diyor, ancak yeni bir koleksiyonerle, özellikle de kendi kuşağının sanatçıları tarafından yapılan çağımızın sanatıyla ilgilenen biriyle konuşurken bunun pek yararlı bir tavsiye olduğunu düşünmüyorum. Sevdiğinizi bulmanız gerekiyor elbette ama süreç burada bitmemeli. Müşterilerime sık sık şunu söylüyorum: "Bir sanatçıyı veya sanat eserini ilk karşılaştığınızda seviyorsanız, muhtemelen size bütçenizin yetmeyeceği başka bir şeyi hatırlattığı içindir!" Yeni sanat söz konusu olduğunda, aramamız gereken duygu aşinalık değil. Tarihe dönüp baktığımızda, zamanının en iyi sanatının hiçbir zaman rahat ve tanıdık olmadığını görebiliriz. Tam olarak anlamadığınız bir şeyi satın almaktan korkmayın.


James Fuentes

Çok klişe ama kalbinin sesini dinlersen, finansal değeri artmayan ama sevdiğin ve seni neşelendiren bir sanat eserini satın alırsan kazanırsın. Piyasanın nerede olduğu önemli değil.


Lorenzo Atkinson

“Tamam, bu eseri almalısın çünkü bu iyi bir yatırım, ve nereye varacağını asla bilemezsin.” dediğim zamanlar oldu. Ve sonra bu parça asla bakmaktan zevk aldığım bir şey olmadı.


Monique Meloche

Size “İşte Artsy’de bu haftanın en iyi beş sanatçısı”, “İşte bu müzayededen en iyi beş sanatçı” diyecek pek çok liste vardır ama bunların hiçbiri “İşte en iyi stereo sistemi” demek gibi değildir. Bu konuda kendinize daha fazla güvenmelisiniz çünkü Yelp’e girip hangi sanatçının işini satın alacağınıza karar veremezsiniz.


Rembrandt, The Money Changer, 1627, oil on oak, Gemäldegalerie, Staatliche Museen, Berlin. bpk-Bildagentur/Art Resource, NY. Fotoğraf: Christoph Schmidt


Araştırmanızı yapın


Denise Gardner

Biraz ev ödevi yapılması gerektiğine inanıyorum. Kendinizi eğitmek ve ilgilendiğiniz sanat türü hakkında okuyarak bilgi edinmek oldukça önemlidir. Sanatla ilgili pek çok harika kitap var. Aklıma Pamela Joyner'ın koleksiyonuyla ilgili olan Dört Nesil: Joyner/Giuffrida Soyur Sanat Koleksyionu (2019) kitabı geliyor. Demek istediğim, bu harika bir referans olabilir. Başladığımız noktada, bu Romare Bearden'ın Harry Henderson ile birlikte yazdığı ve 1993'te basılan Afro Amerikan Sanatçıların Tarihi: 1792’den Günümüze kitabıydı ve sonra Harriet ve Harmon Kelley koleksiyonu hakkında Harmon ve Harriet Kelley: Afro Amerikan Sanatı Koleksiyonu, (1994) kitabı vardı. O kitabın tüm sayfaları katlanmış durumda.


Ebony L. Haynes

Çok fazla pazar araştırması yapmanız gerektiğini düşünmeyin. Eğer aradığınız buysa bana göre başlamak için yanlış bir neden. Bu amaçla hareket eden çok fazla kişi olduğunu biliyorum ama tek hatırlamanız gereken karşısına geçip bakmak ve birlikte yaşamak istediğiniz şeyi satın almak.


Jessica Wessel

Calvin Tomkins'in Marcel Duchamp biyografisine geri dönüyorum (Duchamp: A Biography, 1996). Bundan çıkardığım ve beni gerçekten etkileyen şeylerden biri de estetik yankıya inanmasıydı. Fikir şu ki, eğer içinizde bir cevher varsa, bu doğuştan gelir ve ben de böyle düşünüyorum. İnsanlar sonradan öğretilebileceğine inanmaktan hoşlanıyor, ama ben buna katılmıyorum.


James Fuentes

Irving Sandler'ın büyük bir antoloji olan kitabı Postmodern Çağın Sanatı: 1960'ların Sonlarından 1990'ların Başına, (1996) üniversitedeyken benim için gerçek bir kaynaktı ve muhtemelen beni bu alana da o yönlendirdi. Şu anda NFT'leri anlamaya çalışırken benzer bir öğrenme eğrisi yaşıyorum. Çağdaş sanatta yönünüzü bulmak, kripto para birimi ve NFT'lerde yönünüzü bulmaktan çok daha kolay olacak.


Bridget Finn

İlk gördüğünüzde size hemen heyecanlandıran, sonsuza kadar birlikte isteyeceğiniz şey olmayabilir. Sizin için en kolay olacak şekilde araştırmanızı yapmaya başlamak için en iyisi. Son zamanlarda insanların bir yerlere fiziksel olarak erişimi mümkün olmadığı için sosyal medya önemli bir yere sahip. Bazen bir sanatçının pratiğine de benzersiz erişim elde edersiniz, öyle değil mi? Her zaman bir sanatçı stüdyosunu ziyaret edemezsiniz – mümkün olduğunda kaçırmayın- ancak çalışmaların ve sürecin işleyişini Instagram veya Facebook ya da diğer platformlar aracılığı ile görmek yine de eşsiz bir içgörü sağlar. Sosyal medya için zor olan ise bir anda çok fazla içerik ile karşılaşmak, peki bunları nasıl filtreleyeceksiniz? Bu hala öğrenme aşamasında olduğumuz bir şey. Burada Detroit Güzel Sanatlar Kahvaltı Kulübü diye yıllardır devam eden bir şey var. Başlangıçta, yerel bir Coney Adası’nda (temel olarak Güneydoğu Michigan’daki insanların lokanta olarak adlandırdıkları) bir yerde buluşan bir grup sanatçıdan oluşuyordu; şu anda bu gruba Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz. Sanatçılar gün boyunca çalışmalarını birbirleriyle paylaşırlar, birçok kişi yaptıklarını paylaşmak için bir araya gelir.


Heather Flow

Contemporary Art Daily ve Art Viewer’a (her ikisi de dünyadaki güncel sanat sergilerinden resimler yayınlayan web siteler) gidin ve hoşunuza giden her şeyin ekran görüntüsünü alın. Kendiniz için bir dosya hazırlayın ve böylece beğendiğiniz şeyleri görüp kaydedebilirsiniz. Michael Findlay’in Seeing Slowly: Looking at Modern Art (2017) kitabı kendi başına açıklayıcı olmayan bir şeye nasıl bakılacağını açıklıyor. Bir müze grubuna katılın çünkü bu şekilde sanat dünyasına otomatik bir giriş elde edersiniz. Sizi turlara götürecek birileri ve beraber eserlere bakabileceğiniz bir grup arkadaşınız olur.


Alexis Johnson

Sanat dünyasının hacmi yoğun ve bunaltıcı olabilir. Neyse ki, tek bir şehir, mecra, ırk ya da cinsiyetin egemenliği elinde tuttuğu dönem bitiyor. Fikirlerde çeşitlilik artıyor, ama aynı zamanda ilk kez sanat eseri satın alacak biri için göz korkutucu sayıda seçenek doğuyor. Sanat kanonunun genişlemesi gecikti, sadece bu yönde daha fazla yönelime ihtiyaç var.


Brian Donnelly

Demek istediğim, sanatla ilgili en güzel şey, bir kez yapıldıktan sonra ekosistemde yerini alması ve yeni veya eski olması önemli olmadan, sadece bir obje olması. Tek yapmanız gereken ona bakmak.


Pieter Bruegel the Elder, The Parable of the Blind, 1568, Museo Nazionale di Capodimonte, Napoli, İtalya. Scala/Ministero per i Beni e le Attività culturali/Art Resource, NY


Bir galeriye gidin


Bridget Finn

Birçok kişinin bir galeriye girmekten gözü korktuğunu biliyorum. Yani ezelden beri bu işi yapsam da bana da oluyor demek istiyorum. Masaya yanlış bir bakış atıyorsunuz ve “Aman Tanrım, başımı yerden kaldırmayacağım ve sadece işimi hızlıca halledip çıkacağım.” diye düşünüyorsunuz. Ama gerçek şu ki, çoğu zaman merhaba dediğiniz ya da bir iki soru sorduğunuz anda kendinizi bir sohbetin içinde bulursunuz çünkü galeri çalışanlarının çoğu her şeyden önce sanat ve sanatçılar hakkında konuşmak isterler, bu nedenle bildikleri bir şeyi sizinle paylaşabilecekleri bir konuşma ortamı onlar için değerlidir. Şu sıra bir sanat eseri satın alacaksanız bunu galeri ile paylaşın. Geçenlerde birkaç kişi bana sanat eseri satın almak istediklerini söyleyerek yaklaştı ve özellikle içinde bulunduğumuz zamanlar düşünüldüğünde bu çok heyecan verici.


Ann Schaffer

İnsanların galeriden içeri girdiği ve masada oturan kişinin başını kaldırmadan önündeki her neyse bakmaya devam ettiği karikatürleri bilirsiniz. Bu çok soğuk bir tavırdır ve her zaman espri konusu olmuştur. Açıkçası, ben bir galeriye girdiğimde bununla karşılaşsam, o kişiyi uyandırmak ve koleksiyoner, ziyaretçi ya da gelen kişi kimse onun ihtiyaçlarına karşı daha dikkatli davranmaso için elimden geleni yaparım. Çünkü her galeri çalışanlarının böyle bir izlenim verdiğini bilmek ister.


Ebony L. Haynes

Çoğu galeri koleksiyonerlerle aramızda süper çılgın engeller olmasını istemiyor. İster genç, yeni, ister deneyimli olsun koleksiyonerlerle konuşmayı seviyoruz. Eğer sanatla ilgileniyorsanız, bu sadece bu alanda çalışanlardan oluşan koca bir dünya, bu nedenle ondan da bahsetmek istiyoruz. Görünüşte sadece ticari işlemler ve alımsatımdan ibarettir ama aslında tamamen ilişkilerle ilgilidir. Sanat dünyasının tecrit edilmiş olduğunu hatırlamak önemlidir, ancak oldukça inceliklidir ve hiçbir şey homojen değildir. Sanat dünyasının her yönünde uygulanabilecek değişmez kurallar yoktur Bununla ilgili olarak belki ben diğerlerinden daha şeffafım ya da belki bir galeriyle diğerinden daha iyi iletişim kurduğunuzu görüyorsunuz. Neyi beğendiğinizi ararken bunu aklınızda tutun ve hemen bulamasanız da kendinize biraz zaman verin. Denemeye devam edin.


James Fuentes

İnsanların, satıcılardan, sanat simsarlarından veya galericilerden gelen suistimalleri hoşgörmeleri gerekmediğini bilmeleri önemlidir.


Alexiz Johnson

Nezaketten başka bir görgü kuralı bilmiyorum.


Maggie Kayne

Galericiler kimi zaman uyuz olabilir ama gidip kendinizi tanıtın. Eğer programı beğendiyseniz harekete geçin, her zaman büyümeyi dört gözle bekleyen bir ön büro görevlisi vardır. Merhaba derler ve yavaş yavaş başlarsınız.


…ya da bir sanat fuarına…


Eleanor Cayre

Tek bir yerde pek çok iş görmek ve dünyanın her yerinden galericilerle tanışmak adına sanat fuarları iyi bir fırsat, ama koleksiyon yapmak konusunda yeniyseniz sanat eseri satın almak için ideal bir ortam değildir. Yeni bir koleksiyoner olarak anlık satın alımlar genellikle pişmanlığa yol açar.


…ya da bir müzayede öncesi ön gösterime…


James Fuentes

Bir galeri, sanatçı ve koleksiyoner arasındaki bu inanılmaz ilişkiyi okumuş ve duymuştum. Gavin Brown'ın Broome Caddesi'ndeki küçük mağazasında bir Peter Doig gösterisinin Times incelemesini gören César Reyes adında Porto Riko'dan önemli bir koleksiyoner var. Sergiye geldi, ilk Doig sanat eserini satın aldı ve ardından galerinin ve sanatçının onlarca yıldır sıkı bir destekçisi oldu. Birkaç yıl sonra, yaklaşık 20 bin dolar karşılığında başka bir Doig tablosu olan Yansıma (Ruhunuz Neye benziyor), (1996) aslı eseri satın aldı. Koşulların ne olduğunu bilmiyorum ama bir noktada eseri galeri yerine müzayedede satmaya karar verdi. Normalde bu, Gavin Brown ve Peter Doig'le olan arkadaşlığına zarar verirdi ama bu insanlarla ilişkilerinde o kadar iyi niyetli davranmıştı ki, muhtemelen bundan büyük bir kar çıkarırsa, sanat eserlerini satın almaya ve desteklemeye devam edeceğini biliyorlardı. Böylece Peter Doig, Brown ve Reyes ile birlikte müzayedeye katılmaya karar verdi. Ve fiyatın nasıl hızla yükseldiğini gördüler - sanırım 10 milyon dolara satıldı. Bu benim için her zaman gerçekten büyüleyici bir hikâye olmuştur. İnsanlar müzayede evlerinden çok korkuyorlar. Bütün bu alan bir ekosistem ve onun içinde ne kadar korumacı ve pozitif bir varlık sergilerseniz, sizin için de o kadar iyi olur.


Gerrit van Honthorst, The Tooth Puller, 1627, Musée du Louvre, Paris © RMN-Grand Palais/Art Resource, NY. Fotoğraf: Stéphane Maréchalle


Sorular sorun ve bağlantılar kurun


Heather Flow

Bir sanatçıyı aslında gerçekten beğendiyseniz galeriyi mümkün olduğunca rahatsız edin. Takip edin ve durmayın çünkü sonunda size hatırlayacak ve bir şeyler bulmanıza yardımcı olacaklar.


Eleanor Cayre

Sanat dünyasındaki insanlar konuşmayı severler.


Bridget Finn

Net davranan insanları severim: “Sanırım bunu seviyorum, bunu bilmiyorum, buradan başlıyorum.” Ve sonra gerçekten sürece dahil olduklarında, araştırmalarını yaptıklarında, sanatçının pratiği ile gerçekten bir bağ kurduklarında ve dışarıda da işi savunduklarında.


Maggie Kayne

“Büyük ve gösterişli bir evim var ve eninde sonunda bir sanat eseri satın alacağım” diyen birinden vazgeçmek kolaydır. Size iki sene boyunca sorular sorup dururlar ama hiçbir şey almazlar. Ben bir sanat danışmanı değilim, bir dükkanım var. Eğer size bu şekilde yol gösterecek birini arıyorsanız muhtemeln bir sanat danışmanı ile konuşmanız gerekiyor. Çok iyileri olduğu gibi çok kötüleriyle de karşılacaksınız.


Ebony L. Haynes

Yale Sanat Okulu’nda dersler veriyorum aynı zaman da bazı öğrencilere de ücretsiz dersler veriyorum. Her yerde fiyat isteyebilmenize herkes şaşırır. Sergilenen her şey için fiyat belirlenebilmesi için bazı yasal gereklilikler var. (New York’un tüm perakende satış yapan kuruluşlarının ürünlerinin fiyatlarını açık bir şekilde yayınlanmasını gerektiren “Fiyatlandırmada Gerçeklik Yasası”. Bence asıl sorun insanlar bunu sormaktan çekinmeleri ya da sanat dünyasını genel olarak anlamıyor olmaları. Ancak belki çevrimiçi platformların hayatımıza girmesi ile beraber insanlar bu konuda daha rahat hissediyorlar ya da fiyatların bir sır olarak kalması gerekmediğini anlıyorlar. Yale öğrencilerine beğendikleri bir sanatçıyı ya da sergiyi bulmaları ve fiyat almak için iletişime geçmeleri konusunda bir ödev verdim. Çünkü kendi eserlerini fiyatlandırmadan bahsediyoruz ve bunu yapabileceklerini bile bilmiyorlardı.


Jessica Wessel

Hukuk üzerine çalışmaya başladığımda bunun benim için olmadığını fark ettim. Beni heyecanlandırmıyordu. Hedge Fund Today’i okumak istemedim. Böylece ilk yapmaya başladığım şey sergi açılışlarına gitmekti. İş çıkışı gidiyordum ama bilirsiniz biraz ezik hissediyordum. Siyah takımımla köşede duruyordum. Ama o noktada aslında yaptığım şey öğrenmekti. Gözümü geliştiriyordum, bir şeyler görüyordum, neyin sık sık karşıma çıktığını fark ediyordum. Fiyatlandırmayı da öğreniyordum. Cesurdum ve her şeyi isteyebilirdim. İş geçmişimde tüm dalavereleri alışıktım, beraber okuduğum çocuklar herhangi bir yere girip bir şeyin fiyatını sormaktan çekinmezlerdi.


Valerie Napoleone

Çoğu zaman güvendiğim sanatçılara “Bu sanatçıyı koleksiyona eklemeli miyim?” “Bununla ilgilenmeli miyim” gibi sorular soruyorum ve kimi zaman “Hayır, hayır” kimi zaman “Evet” diyorlar. Onlara güveniyorum.


Jessica Wessel

İnsanlarla arkadaş olun ve onlar neleri takip ediyor görün. Sürekli “Son zamanlarda hoşuna giden ne gördün?” ya da “Bu kişinin işleri ile ilgili ne düşünüyorsun” diye soruyorum. Ve şimdi insanlar “Bu sanatçıyı daha önce duydun mu?” dediklerinde yeterince burnum havada davranabiliyorum. İlk yaptığım şey Instagram’a girmek ve eğer sanatçı arkadaşlarımdan hiçbiri o sanatçıyı takip etmiyorsa, “Teşekkürler istemiyorum” diyebilirim. Çünkü sanatçılar bizden önce bilir.


Lorenzo Atkinson

Derrick Adams’ın işlerin seviyorum ama hiçbir zaman karşılamaya bütçem yetmeyecek. Ancak Instagram’da hoşlandığı birçok sanatçıyı paylaşıyor. Bu yüzden beğendiğiniz sanatçılara bakın ve onlar neleri beğeniyorlar takip edin; çünkü çoğu zaman onlar genç sanatçıların en büyük destekçisi oluyorlar ve kendileri kadar onların da başarılı olmasını istiyorlar.


Pieter Bruegel the Elder, Two Chained Monkeys, 1562, Gemäldegalerie, Staatliche Museen, Berlin. bpk-Bildagentur/Art Resource, NY. Fotoğraf: Jörg P. Anders


Bekleme listesine alındınız


Lorenzo Atkinson

Birçok galeriye e-posta gönderirdim ve cevap alamazdım. “Size para ödemeye hazırım, neden bana sanat eserini satmıyorsunuz?” diye düşünürdüm. Ve sonra sanatçıya ulaşır “Merhaba, galeri ile iletişime geçmeye çalışıyorum” dediğimde “Ah, inanamıyorum” derler ve beni de ekleyerek galeriye bir e-posta gönderirler. O zaman galeri “Ah, üzgünüm görmemişim” der. Çılgın bir durum. “Eğer yazdığım e-postalara cevap vermezsen ve bana satış yapmazsan nasıl değerli bir koleksiyoner olabilirim? Ama oyunun kuralı bu. Sanatçılarının eserlerini en iyi koleksiyonere satmak istiyorlar ama aynı sanatçı benim en iyi koleksiyoner olduğumu düşünebilir. İletişime geçtiğim pek çok sanatçı “Bunun siyahi bir koleksiyonere satılmasından çok memnun olduk çünkü beyaz bir kişinin evinde görmek tuhaf olabilirdi” diyorlar. Ve birçok galeri sanatçıya ulaştığım için şaşırıyor ama ben 21. yüzyılda e-postalar var, bu kadar da zor olmadığını düşünüyorum. Üstelik onlar da işlerinin satılmasını istiyorlar…


Mary Rozell

Yapabilecek imkânı olduğu sürece, insanın içeri girip istediğini satın alabileceği birçok galeri var. Diğer bazı galeriler ise sadece sanat eseri satmakla kalmıyor aynı zamanda onların doğru koleksiyonlara gitmesini sağlıyor. Bu demek oluyor ki arzu edilen eserler için galeri potansiyel alıcıları, sanatçının kariyerini kimin daha iyi geliştirebileceğine göre sıralayacaktır. Bazı galeri sergileri henüz halka açılmadan önce tamamen müzeler için ayrılmıştır; yani koleksiyoner için erişilebilir değildir. Çağdaş sanat piyasasında bir koleksiyonerin bir eserle ilgilendiğini belirtmesi ve bu ilginin diğer teklifler çerçevesinde değerlendirileceği cevabını alması ve sonuçta da, eğer mevcutsa, daha az talep gören başka bir eserin teklif edilmesi sık rastlanır bir olaydır.


Heather Flow

Bu konuda daha fazla bilgisi olan insanlara, nasıl desem, biraz geliri olan ve işlerin ne kadara mal olduğunu ve bazı şeylerin nasıl işlediğini bilenlere açıkladım. Aynı şeyin bir Ferrari için geçerli olduğunu anlayabileceklerdir. Sınırlı sayıda üretilen bir Ferrari için Ferrari satıcısına gidip “Ben o Ferrari’yi istiyorum” demezsiniz. Onun yerine “Merhaba, ben müşterinizim” diye başlarsınız ve onlar da size zaten bir Ferrari'niz olup olmadığını sorarlar. Eğer cevabınız hayır ise bir bekleme listesine alınırsınız ve kelimenin tam anlamıyla Ferrari’ye sahip olmak için yolu açmak zorundasınız. Hatta bir keresinde mağaza satışı teklif etmeyi düşünen bir müşterim vardı. Ben de “Kaba olmak istemem. Çok varlıklı olduğunu biliyorum ama aslında gerçek şu ki, senden çok daha varlıklı ve satışta milyon dolar teklif edebilecek insanlar var” diye düşündüm ve dedim ki “Eğer gerçekten bunun işe yaramasını istiyorsanız, yaratıcı olmakta yarar var. Galeride nakit para yok. Sanırım bu sanatçı için bir katalog yapmayı çok isterler. Bu parayı ödemeye hazırsanız neden kataloğun üretimi için ödeme yapmayı teklif etmiyorsunuz?” Ve bunu yaptık, istediğimiz işi satın aldık ve bu sanatçıya da galeriye de yardımcı oldu, sonuçta herkes mutluydu.


Ebony L. Haynes

Bekleme listeleri genellikle bir sanatçı için yüksek talep olduğunda kullanılır. Bu aslında ayrıcalıklı olmakla değil insanlara zaman tanımakla ilgilidir. Sadece bu süreçten geçmeniz gerekiyor. Neredeyse ilk gelene ilk hizmet esasına dayanır yani gerçekten isteyip istemediğinizi değerlendirmek için zamanınız olur. Eğer vazgeçerseniz bir sonraki kişiyle devam ederiz.


Maggie Kayne

Her zaman bu tür talebi olan sanatçılar vardır. Gerçekten ilginizi çeken bir sanatçı varsa, o galerinin programına bakmak ve başka şeylere yönelip yönelmediğinizi görmek isteyebilirsiniz ve eğer öyleyse, o galeriyi desteklemeye ve bu ilişkiyi geliştirmeye başlayın. Trendler ve bunların kızışma anları vardır ve bilirsiniz, bunlar zamanla değişirler. Uzun vadede, elde edeceksiniz çünkü sonsuza kadar trend olmaya devam etmeyecek. Ve bunu görmek iyi bir şey, aradan beş yıl geçtiyse ve hâlâ işi seviyorsanız, o zaman bu doğru olandır.


Rembrandt, Rembrandt and Saskia in the Parable of the Prodigal Son, 1635, Gemäldegalerie Alte Meister, Staatliche Kunstsammlungen, Dresden, Almanya. Erich Lessing/Art Resource, NY


Başardınız!


James Fuentes

Galeriler ödeme planlarına da açık biliyorsunuz. Altı aylık bir ödeme planı ile satış yapmak fayda sağlayacaksa, bu her ay gelir elde etmek demektir, iyi galeriler müşterileri ile bir uzlaşma noktası bulma konusunda yaratıcı ve esnektir.


Ashley Carr

Koleksiyonerin beğendiği bir eser varsa indirim, hatta ödeme planı istemekten çekinmemeli. Ne de olsa, olabilecek en kötü şey galerinin hayır demesidir.


James Fuentes

Geçen ay David Leggett’ın bir O.V.R’u vardı ve çizimleri 600 dolardan satışa çıktı, O.V.R’da fiyatlar da halka açıktı. Daha sonra galeride ise Izzy Barber’ın bir resim sergisini yaptık ve resimleri 1000 dolardan başladı. Yani evet, öyle oldu ki, son zamanlarda teklifler muhtemelen New York piyasasındaki en düşük noktada.


Jessica Wessel

2015 yılında koleksiyonuma hız kazandırdığımı söyleyebilirim. Üstümde duran bu şey, bir termostat telinden yapılmış. Jersey’de LITM adında sanat eserleri satan bir bardan satın aldım. Eskiden Jersey’de yaşardım ve eve dönüş yolunda bir içki içmek için bu bara uğrardım. Bunun fiyatı 300 dolardı. Ve sanatçılar geldiğinde hepsi bunun cazibesine kapılıyor. Bunu yapan adamın adı Norman Kirby. Jersey’de bir sokak sanatçısı. Hiç duymamışsınızdır, ama ben “Vay canına, ne kadar havalı bir nesne” diye düşünmüştüm.


Jessica Wessel

Alina Perez’in bir işini 1,200 dolara satın aldım ve Deli Galeri’den Max Marshall dört taksitte ödememe izin verdi. Sanat dünyasına girmek için şirketler hukukunu bıraktım bu yüzden gelirim düştü ama yine de maaş alıyorum. Öyleyse “Tamam ayda 300 dolar olacaksa bu beni yıkmaz” diyorum.


Suzanne Modica

Geçenlerde, uzun zamandır birlikte çalıştığımız bir müşterimizle Linda Stark’ın kağıt üzerine bir işi yerini buldu. Stark, Berkeley Sanat Müzesi ve Pasifik Film Arşivi'nde gösterimler yapmış ve Hammer Müzesi'nin 2018 yılı Made in L.A baskısında yer almış köklü bir sanatçıdır. Resimlerinin fiyatı 10.000 doların üzerinde, ancak kağıt üzerindeki çalışmaları çok daha erişilebilir bir noktada.


Jessica Wessel

Eğer bir araştırma yapıyorsanız, bir sanatçının işini soruyorsanız ya da onu edinmeyi düşünüyorsanız samimi davranmalısınız. Bu birinin hayatının çalışmasıdır. Sizin için 1000 dolar olabilir ama onun ruhudur. Bu yüzden “Merhaba, bu parçayla ilgileniyorum” dedikten sonra ortadan kaybolmayın. Bu size böyle gelmeyebilir ama bu birinin geçim kaynağı ve işi, bu nedenle saygılı davranın.


Monique Meloche

Çağdaş sanat çok daha geniş bir alanda erişilebilir hale geldi, öyle değil mi? Karşınızda duruyor. “İmparatorluk”ta, filmlerde, pop kültürde çok daha önemli bir yerde. Yani insanların düşündüğünden daha fazlası parmaklarının ucunda ve görüşlerine biraz daha fazla güvenmeleri gerekiyor. “Ne satın almalıyım?” diye değil de “Bana yol gösterebilir misiniz?” diye sormak gibi.


 

*Bu yazı T Magazine’de yayınlanan How do you buy a work of art? başlıklı derlemeden alınarak Türkçeye çevrilmiştir.