Unlimited Kitap Kulübü #12: Serüven: Vaat mi imtiyaz mı?
Bir deneyimi “serüven” yapan nedir? Alışıldık eylem kalıplarının dışına doğru bir adım, dolayısıyla da bir olanaklar alanına açılım mı; yoksa zaten mevcut bir konumun sunduğu geçici ve güvenceli bir atılım mı? Kimin için, hangi koşullarda? Unlimited Kitap Kulübü’nün bu edisyonu, Emre Sünter’in seçkisiyle serüven fikrini ele alıyor
Derleyen: Emre Sünter

Temmuz 2024’ten bu yana sürdürdüğümüz Unlimited Kitap Kulübü her edisyonunda, düşündüren, soru soran, yeni bir söz söyleyen, irdeleyen, merak ettiren, ilham veren yayınlardan editörlerimiz tarafından oluşturulan bir seçkiyi paylaştı.
İkinci kez davetli bir isim tarafından hazırlanan bu seçki ise “serüven” fikrini merkeze alıyor. Bir deneyimi “serüven” yapan şeyin ne olduğu, alışıldık eylem kalıplarının dışına çıkmanın hangi koşullarda mümkün hâle geldiği ve bilinmeyene açılmanın nasıl bir düşünsel alan yarattığı soruları etrafında şekillenen seçki; kozmolojiden romana, seyahat anlatılarından kentsel pratiğe uzanan farklı metinleri bir araya getiriyor.
Unlimited Kitap Kulübü’nün ikinci buluşması, bu seçkiden hareketle 14 Haziran’da saat 14.00’te Pasaj Zivo’da gerçekleşiyor. Emre Sünter’in konuşmacı olarak yer alacağı ve Berfin Küçükaçar'ın moderasyonunda gerçekleşecek bu buluşma, seçkinin de ilk kitabı Bireysellik ve Kültür içinde yer alan Maceracı üzerinden üzerinden gündelik hayatın sürekliliğinden kopan deneyimleri ve bunun özneyi nasıl biçimlendirdiğini tartışmaya açacak. Söyleşi kitabı değil, kitaptan yola çıkarak serüven, risk, kopuş ve bilinmeyenle kurulan ilişkiyi ele alacağından dolayı katılım sağlamak için kitabı okumuş olma zorunluluğu bulunmuyor.
📚 Serüven: Vaat mi imtiyaz mı ?
📖 Metin: Georg Simmel’in Bireysellik ve Kültür isimli kitabı içinde yer alan Maceracı denemesi
🎤 Derleyen ve konuşmacı: Emre Sünter
💬 Moderatör: Berfin Küçükaçar
📍 Mekân: Pasaj Zivo (Passage Petits-Champs, Kat:2, Beyoğlu/İstanbul)
📅 Tarih: 14 Haziran 2026, Pazar
🕑 Saat: 14.00

(Bireysellik ve Kültür içinde)
Georg Simmel
Çeviri: Tuncay Birkan
Metis Yayınları, 2015, s. 186-196
Georg Simmel’in Bireysellik ve Kültür isimli kitabı içinde yer alan Maceracı başlıklı kısa denemesi, gündelik hayatın sürekliliğinden kopan deneyimleri sosyolojik bir form olarak ele alıyor. Simmel, macerayı sıradan yaşam akışının dışında kalan geçici ama yoğun bir zaman parçası olarak düşünürken; riskin, belirsizliğin ve kopuşun özneyi nasıl biçimlendirdiğini inceliyor. Metin, gündelik hayatın dışında kalan kısa bir deneyimin bile kişinin zamanla, dünyayla ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi nasıl değiştirebildiğine odaklanıyor.

Gerard de Nerval
Çeviri: Selahattin Hilav
Yapı Kredi Yayınları, 2004
Gerard de Nerval’in Doğu’da Seyahat’i, yazarın 1843’te Mısır, Lübnan ve Türkiye’ye yaptığı yolculuğun notlarından oluşuyor. Seyahat anlatısı bir yandan dönemin gündelik yaşamına, şehirlerine ve karşılaşmalarına dair ayrıntılı gözlemler sunarken, bir yandan da 19. yüzyıl Avrupası’nın Doğu’yu nasıl hayal ettiğini hem yansıtıyor hem de o hayalin içinden konuşuyor. Bu nedenle kitap bugün yalnızca bir seyahat anlatısı olarak değil, Batı’nın Doğu’ya dair kurduğu imgeyi anlamak açısından da dikkat çekici bir metin olarak okunabilir

Derleyen: Seyit Ali Kahraman
Yeditepe Yayınevi, 2023
Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda Osmanlı coğrafyasının dört bir yanına yaptığı yolculukların anlatılarından oluşuyor. Evliya Çelebi, gördüklerini, duyduklarını ve hayal ettiklerini birbirinden ayırt etmeksizin aktarırken; şehirleri, insanları, gündelik yaşamı, söylenceleri ve rivayetleri aynı anlatının içinde bir araya getiriyor. Gerçekle hayalin sürekli iç içe geçtiği anlatı, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyaları birbirine bağlayan dili ve hikâye kurma biçimiyle bugün hâlâ etkisini sürdürüyor

Miguel de Cervantes Saavedra
Çeviri: Roza Hakmen
İş Bankası Kültür Yayınları, 1996
Cervantes’in Don Quijote’u, şövalye hikâyelerini fazlasıyla içselleştirmiş bir adamın dünyayla kurduğu çatışmalı ilişkiyi anlatıyor. Don Kişot’un gerçeklikle giderek kopan bakışı; hayal, yanılsama ve inanç arasındaki sınırları sürekli belirsizleştirirken, roman bir yandan da anlatının kendisini sorgulamaya başlıyor. Cervantes, kahramanlık anlatılarının büyüsünü bozarken, okurun gerçek sandığı dünyanın da ne kadar anlatıyla kurulmuş olduğunu gösteriyor.

Jules Verne
Çeviri: Berna Günen
İş Bankası Kültür Yayınları, 2019
Jules Verne’in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah’ı, henüz var olmayan bir teknoloji aracılığıyla okyanusların derinliklerine yapılan sıra dışı bir yolculuğu anlatıyor. Kaptan Nemo’nun Nautilus’u, bilinmeyene duyulan merakla dünyadan geri çekilme arzusu arasında salınan kapalı bir evrene dönüşürken; roman keşif, bilim ve ilerleme fikrini büyük bir heyecanla takip ediyor. Verne’in anlatısı, 19. yüzyılın bilimsel merakını ve keşif tutkusunu en berrak halleriyle taşıyor.

Leylâ Erbil
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2021
Leylâ Erbil’in Tuhaf Bir Kadın’ı, bir kadının İstanbul’daki gündelik varoluşunu iç monolog ve bilinç akışıyla aktarıyor. Erbil’in romanı; aileyi, cinselliği, toplumsal baskıları ve kadınlık hâllerini parçalı bir anlatı yapısının içine yerleştirirken, karakterinin dünyayla kurduğu çatışmayı da doğrudan dilin yapısına taşıyor. Türk edebiyatında hem biçimsel hem siyasi açıdan kırılma noktası sayılan metin, bireyin iç dünyasıyla toplumsal yapı arasındaki gerilimi görünür kılıyor.

Auguste Blanqui
Çeviri: Cemal Yardımcı
Metis Yayınları, 2015
Auguste Blanqui’nin Yıldızlardan Ebediyete’si, yazarın 1872’de Paris Komünü’nün ardından hapishane hücresinde kaleme aldığı kısa ama yoğun bir metinden oluşuyor. Blanqui, gözlemleyemediği gökyüzünden yola çıkarak evrenin sonsuz tekrarı üzerine spekülatif bir kozmoloji kuruyor; aynı hayatların, aynı olayların ve aynı yenilgilerin sonsuz kez yeniden yaşandığı bir evren tasavvur ediyor. Politik yenilginin ardından yazılan metin, kozmolojiyle tarih düşüncesini birbirine yaklaştırırken, tekrar fikrini hem varoluşsal hem de siyasi bir soruya dönüştürüyor.

McKenzie Wark
Çeviri: Arda Çiltepe
Sel Yayıncılık, 2014
McKenzie Wark’ın Kaldırım Taşlarının Altında Kumsal Var’ı, 1950’lerden 1968 Mayıs’ına uzanan süreçte Sitüasyonist Enternasyonal’in gündelik hayatı dönüştürmeye yönelik pratiklerini takip ediyor. Wark, kolektif bir arzunun ve onun kısa ömürlü gerçekleşme ihtimalinin tarihini yüksek teoriden çok deneyimlerden, sokaklardan, dağınık karşılaşmalardan ve başarısızlıklardan yola çıkarak kuruyor. Kitap boyunca devrim fikri, yalnızca siyasal bir kopuş olarak değil; gündelik hayatın ritmini, arzularını ve ilişkilerini değiştirme girişimi olarak da beliriyor.

Svetlana Boym
Çeviri: Cemal Yardımcı
Lemis Yayınları, 2020
Svetlana Boym’un Off-Modern Mimarlık’ı, modernliğin anaakım anlatısının dışında kalan yapıları, projeleri ve düşünme biçimlerini inceliyor. Boym, ilerleme fikrinin gerisinde kalan ayrıntılara, yarım kalmış girişimlere ve yan yollara bakarak başka bir modernlik ihtimalini araştırıyor. Kitap, mimarlık tarihinin kenarında kalmış yapıların ve fikirlerin taşıdığı potansiyelle ilgileniyor; tamamlanmamış olanı bir eksiklikten başka türlü düşünme imkânı olarak ele alıyor.

Sercan Çalcı
Norgunk Yayıncılık, 2021
Sercan Çalcı’nın Gerçeğin Belleği isimli kitabı, matematikten metafiziğe evrilen Whitehead felsefesini bir portre biçiminde ele alıyor. Çalcı, Whitehead’in süreç, ilişki ve oluş etrafında şekillenen kavramlarını açımlarken kendi felsefi dilini de kuruyor. Whitehead’in düşüncesi kitap boyunca; sapmalar, kırılmalar ve beklenmedik yön değişimleriyle ilerleyen canlı bir düşünce hareketi hâlini alıyor. Türkçede özgün felsefe yazımının nadir örneklerinden biri olan metin, filozofun düşüncesiyle kendi ritmini aynı anlatının içinde buluşturuyor.

Alfred North Whitehead
Free Press, 1967
s. 3-10 (Introduction); s. 273-284 (Adventure)
A.N. Whitehead’in Adventure of Ideas adlı kitabı, fikirlerin tarihini medeniyetin dönüşümüyle birlikte okuyor. Whitehead, spekülatif düşüncenin alışkanlığa, durağanlığa ve yerleşik düşünme biçimlerine karşı nasıl işlediğini tartışırken; bilinmeyene açılmanın hem bireysel hem de kolektif düzeyde ne anlama geldiğini soruşturuyor. Adventure bölümü, düşüncenin ancak kesinlikten uzaklaşabildiği ölçüde hareket edebildiği fikri etrafında şekilleniyor.




Yorumlar