Ortak izler, ayrı yollar
Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde gerçekleşen Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar sergisinden seçtiğimiz yapıtlar üzerinden sanatçılar arasındaki hoca-öğrenci ilişkilerinin sanatsal üretime nasıl yansıdığını inceliyoruz

Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar, Sergiden görünüm, 2026, Terakki Vakfı Sanat Galerisi. Fotoğraf: Deniz Tapkan Cengiz
Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan 22 sanatçının eserini bir araya getiren Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar sergisi, Itır Demir küratörlüğünde 7 Eylül - 24 Ekim 2026 tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde gerçekleşti. Farklı kuşaklardan sanatçıların hoca-öğrenci ilişkileri üzerinden birbirlerinin üretimlerini nasıl etkilediklerini ele alan sergi, sanatsal mirasın aktarımına ve bu mirasın zaman içinde geçirdiği dönüşümlere odaklanıyor. Sanat eğitiminin önemli bir parçası olan atölye geleneğinden hareketle sanatçılar arasında kurulan ilişkileri inceleyen seçki, bir hocanın öğrencisinin sanatsal yaklaşımında bıraktığı izlerin yanı sıra öğrencinin zamanla geliştirdiği özgün ifade biçimlerini de tartışmaya açıyor. Bu ilişkiler kimi zaman ortak konular, motifler ve kompozisyon anlayışları üzerinden izlenebilirken kimi zaman da birbirinden uzaklaşan üsluplarda karşılık buluyor. Sergiden seçtiğimiz yapıtlar üzerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Leyla Gamsız, Şevket Dağ ile Malik Aksel, Halil Dikmen ile Dinçer Erimez arasındaki ilişkileri ele alıyor; sanatçıların üretimlerinde ortaklaşan ve ayrışan biçimsel ve tematik yaklaşımların izini sürüyoruz.
Solda Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sağda Leyla Gamsız
1939 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’ne katılan Leyla Gamsız, 1947 yılında kurulan 10’lar Grubu’nun temelini atan sanatçılardandır. Akademide hocası olmuş Eyüboğlu’nun yerel motiflerden ve köy yaşamından beslenen sanat anlayışıyla paralel olarak, kırsal yaşam peyzajları Gamsız’ın ana konularından biridir. İlerleyen yıllarda renk ve doku odaklı, giderek soyutlamaya yönelen bir ifade geliştiren sanatçının resimleri, Bedri Rahmi'nin de soyut çalışmalarında görülen motif, ritim ve yüzey arayışlarıyla ortaklıklar taşır. Bu anlamda Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ve Leyla Gamsız’ın dili, bireysel ifade olanaklarının peşinden giderken ortak kültürel kaynaklardan beslenir.
Solda Şevket Dağ, Sağda Malik Aksel
Kültürel belleğin görünür olduğu tarihi yapıları mimari ayrıntılar ve ışık ilişkisi üzerinden ele alan Şevket Dağ’ın yolu, Galatasaray Lisesi’nde Fikret Mualla ile, Darülmuallimin’de ise Malik Aksel ile kesişmişti. Resimlerinde İstanbul’un tarihi yapılarının dokusuna düşen ışığı akademik bir üslupla vurgulayan Dağ’ın öğrencisi olan Fikret Mualla, kent yaşamını ve sokaklardaki hareketi cesur renklerle ele alır. Dağ’ın sergide yer alan diğer öğrencisi Malik Aksel ise kırsal ve kentsel yaşam rutinlerini figür ve mekân üzerinden okuyarak geleneksel bir üslupla anlatır.
Solda Halil Dikmen, Sağda Dinçer Erimez
Figüratif kompozisyonlar ile başlayıp soyut geometrik formlar ile sanat pratiğine devam eden Halil Dikmen, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde ders verdiği yıllarda Dinçer Erimez, Kainat Barkan Pajonk ve Komet’in sanat eğitiminde etkili olan isimlerden biriydi. Dinçer Erimez’in belirgin konturlara sahip resimleri Dikmen’in resimlerindeki kübik formları hatırlatırken, Komet’in resimlerinde göç ve birey temaları insanın iç dünyası ile ilişkilenen temalara dönüşür. Kainat Barkan Pajonk’un doğadan esinlendiği yalın resim dili ise sade ve geniş bir espas aracılığıyla doğa ile insan arasında bir temas kurar.






Yorumlar