On soruluk sohbetler: T.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e

İstanbul Fringe Festival bu yıl 18-26 Eylül tarihlerinde hibrit bir programla gerçekleşiyor. Festivalin Fiziksel başlıklı formatında, gösterilerini canlı sunacak sanatçılarla yaptığımız sohbetlere Sakıp Sabancı Müzesi'nin Fıstıklı Terası'nda ve Müze Gazhane Meydanda sahnelenen Mutante’nin yaratıcıları T.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e ile devam ediyoruz

Röportaj: Ayşe Draz & Mehmet Kerem Özel



Emmanuelle Vincent & Pierre Larauza



İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyor. Üç yabancı ve altı yerli ekibin dahil olduğu Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On soruluk sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. İlk konuklarımız T.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e adlı Belçikalı topluluğun kurucuları Emmanuelle Vincent ile Pierre Larauza. Canlı müzik eşliğinde 50 dakika süren bir dans solosu olan Mutante Vietnamlı kadınların motosikletle günlük seyahatleri sırasında tamamen vücutlarını ve yüzlerini kapattıkları ve böylece adeta yüzü olmayan anonim kişilere dönüştükleri ilginç bir kentsel fenomenden esinlenilerek tasarlanmış.

t.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e, Mutante, Fotoğraf: Duc Truong



Performansın özü sizce nedir?


Yaşayan, canlı olan, bir bedenin izleyici ile ilişkisi.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?


Sanat gerçekliği dönüştürmez, onu farklı görmeye yardımcı olur. Bu anlamda evet sanat,

halkın bakış açısını dönüştürür.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?


Pandemi, mekânla ve birbirimizle olan ilişkimizi şimdiden dönüştürdü. Yaşayan sanat

bundan etkilendi ve giderek daha sanal hale gelen bir dünyada şüphesiz giderek daha değerli bir hale gelecek.

Pandeminin yarattığı zorlu koşullarla ülkenizdeki gösteri sanatları çevresi nasıl başa çıkıyor?


Belçika pandemi kısıtlamalarından kaçmadı, mekanlar ve festivaller kapatıldı. Her sanatçı farklı şekilde tepki gösterdi, bazıları kendi mahrem alanlarında kendileriyle yeniden bağlantı kurma fırsatını yakaladılar, diğerleri Covid-19 öncesi kamu performanslarına alternatifler önerdiler. Biz t.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e olarak, sağlık kurallara uymamıza izin verecek şekilde bazı sahne araçlarımızı kullanabilecek kadar şanslıydık (Urban Distortions performansı için şişirilebilir baloncuklar, Chambre(s) d’Hôtel performansı için karavan…).

"Ustam" olarak tanımlayabileceğiniz veya size ilham verdiğini düşündüğünüz biri/leri var mı, varsa kimler?


Hiçbir zaman herhangi bir kişi veya düşünce ekolü ile özellikle aynı çizgide olmadık. Bizim işlerimiz doğası gereği çoğulcu bir yapıya sahip ve birçok yönden, çağdaş dans sanatı ve figürlerinin ötesinden ilham alıyor. Gerçekliği gözlemlemek bize derinden ilham veriyor.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?


Genellikle etrafımızdaki gerçek dünya ve gözlemlediğimiz insanlardan ilham alıyoruz. Rüyalar ilham için bir kaynak olabilir ama biz özellikle böyle bir dinamik içinde çalışmıyoruz.



Eğer zaten halihazırda bir adı yoksa, üzerinde çalışmakta olduğunuz yapıta adını vermeye ne zaman karar verirsiniz?


Bir sanat eserine isim vermek, heyecan verici ve zor bir alıştırma. Biri diğerine ilham veren bir ikili olarak çalışıyoruz. Her ikimiz de tatmin olduğunda, başlık bulunmuş oluyor. Genellikle projeye başlangıçta isim veriyoruz.

“Fringe” sizin için ne anlama geliyor?


Bu kavramın güzelliği, onun polimorfik, akışkan, ve çoklu tanımların sınırlarında olmasından kaynaklanıyor. Fringe, sınırların, alternatifin, riskin somutlaşmış hali.

Neden özellikle bu işinizle İstanbul Fringe Festivali’ne katılmaya karar verdiniz? İstanbul Fringe'de gösterdiğiniz yapıtınızı tek bir cümleye tercüme etmeniz gerekse bu ne olurdu?


Kültürlerarası karşılaşmalardan çok ilham alıyoruz. Mutante performansını önerirken,

zorluk, klişelerin ve kalıpların ötesinde bir Vietnam fragmanını İstanbul seyircisiyle paylaşmaktı. Mutante, estetik ve etkileşimli bir seyirci deneyimi olarak görülebilir. Mutante, hareketin yaşayan bir heykeli.

İstanbul Fringe Festivali kapsamında seyirciler ile yeniden fiziken buluşuyor olmak sizin için ne ifade ediyor?


Geçen yıl sanal katılımı deneyimlemiş olarak, İstanbul'da fiziki performans sergilemek bizim için bir kutsama. Çok mutlu ve heyecanlıyız.



t.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e, Mutante, Fotoğraf: Ewen Leroux