top of page

On soruluk sohbetler: Mónica Muñoz

Güncelleme tarihi: 15 saat önce

Atta Festival’in son edisyonunun uluslararası katılımcılarıyla yaptığımız söyleşi dizisinin ilk konuğu Fall and Float isimli dans tiyatrosunun koreografı Mónica Muñoz


Röportaj: Ayşe Draz & Mehmet Kerem Özel



Mónica Muñoz


2016 yılından beri Dünya Çocuk Hakları Günü olan 20 Kasım’ın etrafında düzenlenen, Türkiye’nin bebekler ve çocuklar için ilk ve tek uluslararası sanat festivali Atta, 2025 yılında dokuzuncu yaşına bastı. Bugüne kadar yurt dışından birçok topluluğu ağırlamış olan festival, 0-3 yaş arası bebekleri, 3-18 yaş arası çocukları, gençleri ve onların beraberindeki yetişkinleri ile 3-18 yaş arası engelli çocukları ve gençleri tiyatro, dans, müzik, film ve sergilerin yanı sıra interaktif içeriklerle buluşturuyor. Bu yıl da festivalin programında 6-18 aylık bebekler için dans tiyatrosundan, 4 yaş ve üzeri seyirciler için yeni sirke, danstan obje tiyatrosuna birçok gösteri yer aldı. 20 -30 Kasım 2025 tarihleri arasında Türkiye'nin yanı sıra Finlandiya, Danimarka, Fransa, Norveç, Litvanya ve İrlanda’dan gelen toplulukların gösterileri İstanbul’da Paribuart, Arter, Barış manço Kültür Merkezi ve Hisar Okulları Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Bizler de festivalin son edisyonunda yer alan uluslararası katılımcılarıyla gerçekleştirdiğimiz sohbetlerin ilkinde Fall and Float adlı gösterinin yaratıcısı Mónica Muñoz ile söyleştik.




Fall and Float, Dansçılar: Martijn Joling, Amy Pender


Sizce performansın özü nedir?

Bence performansın özü, seyircinin eserle bağ kurmasını sağlayarak derin duygular uyandırmak için hakiki insan deneyimini, duygularını ve ilişkilerini açığa çıkarmak.


Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?

Evet, sanat özellikle çocuklar için son derece dönüştürücü olabilir; sosyal bağlar, empati, dayanıklılık gibi temel yaşam becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir ve nihayetinde kendilerini, başkalarını ve dünyayı daha derinden ve anlamlı bir şekilde kavramalarını sağlayabilir. Özellikle de giderek daha fazla ekranlarda yaşayan bir toplumda, canlı performans sanatı bir direniş eylemi…


Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinizde etkisi olur mu? 

Ben her zaman bir saksağan sanatçı oldum. Bu, farklı bir alanda ilginç bir kavram bulup onu kendi alanınıza geri getirmekle ilgili. Kendinizi tek bir medyuma hapsetmemeniz, bir kitap okumanız, bir film izlemeniz gerektiği anlamına geliyor. Yaptığınız işten tamamen farklı bir şey yapın ve o alanda ortaya çıkan bir şeyin sizin alanınızı nasıl aydınlatabileceğini sorun. Şeyler arasındaki çapraz etkileşim; işte ilginç şeylerin ortaya çıktığı yer burası. Ve evet, bazen bir rüya olabilir bu, sanatta sürrealizme çok ilgi duyuyorum.


Eğer zaten halihazırda bir adı yoksa, üzerinde çalışmakta olduğunuz yapıta adını vermeye ne zaman karar verirsiniz? 

Bazen bir esere sürecin oldukça erken bir aşamasında, hatta bazen başlamadan önce bile bir başlık vermeniz gerekiyor. Çoğu zaman bu başlık nihai başlık olmuyor. Bir eser yaratma sürecinde, birçok şey planladığınızdan farklı bir yönde gelişiyor. Sonra sanki eser, doğru başlıkla birlikte, gözlerinizin önünde beliriyor…



Fall and Float, Dansçılar: Martijn Joling, Amy Pender


Sanatınızı etkilediğini düşündüğünüz biri veya bir sanatçı var mı, varsa kim?

Pina Bausch. 18 yaşındayken onun okulunda okumak için Almanya'ya gittim. Çağdaş dansın ne olabileceğinin sınırlarını, çağdaş dansın manzarasını değiştirdi; her zaman kışkırtıcı ve asla geleneksel değil. Pina'nın çalışmaları nadir, büyülü bir şey. Sanatı sınırları aşıyor, insan deneyiminin evrensel doğası hakkında bizimle dürüst ve doğrudan konuşuyor.


Dünyanın mevcut durumunu değerlendirdiğinizde, bir sanatçı olarak sizin için en önemli ve acil konu nedir?  

Gösteri sanatlarının önemli rolüne inanıyorum. Bir sanatçı olarak benim için empati, kolektif eylem ve aidiyet duygusu için ortak bir alan yaratmak çok önemli. Bu, şimdi her zamankinden daha önemli. Geçimimi sağladığım işi yapabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum ancak bunu yapmaya devam etmek için sürekli mücadele etmek zorundayım. 


Çocuklar ve gençler için bir eser yaratırken, özellikle dikkat ettiğiniz şeyler var mı?

Dinamiklere özel önem veriyorum, ancak bence en önemli şey ne söylemeye çalıştığınız konusunda net olmak. Burada kilit olan şey, anlatmanız gereken şeyi bulmak. Anlatmanız veya ifade etmeniz gereken şeyin kökenine inebilmek. Görsel unsurlara ve koreografinin fizikselliğine özel önem veriyorum; bence bu iki unsur özellikle genç izleyicileri gerçekten cezbedebilir, ancak otantik bir yerden gelmesi gerekiyor.



Fall and Float, Dansçılar: Martijn Joling, Amy Pender


Özgeçmişinizden, kariyerinizin tamamen küçük çocuklar ve genç seyirciler için işler yaratmaya odaklandığını anlıyoruz. Sizi bu yola yönlendiren neydi, anlatabilir misiniz?

Çocukların doğal olarak sahip oldukları fiziksellik ve kişisel bağlardan ilham alıyorum; özellikle gençken bedeniniz hareketle dolu, koşmak, zıplamak, dokunmak istiyor. Sonra, hayal gücünüz beyninizde özgürce dolaşabilmeli. Çocukken kaçırdığınız şeyleri daha sonra telafi edemezsiniz. Çocukların yaşam coşkusuna hitap eden ve yetişkinlerin unutulmuş teslimiyet ve fiziksellik arzularını yeniden uyandıran işler yaratmakla ilgileniyorum.


Atta Festival’de gördüğümüz Fall and Float (Düş ve Süzül) adlı eserinizin ana fikri nasıl ortaya çıktı?

Fall and Float, helyum balonlarına duyduğum hayranlıktan ve Kırmızı Balon filminden yola çıktı. Helyum balonunu sadece bir dekorasyon olarak değil, gerçekten canlandırabileceğiniz cansız bir nesne olarak düşünmeye çalıştım; düşüşleri ve süzülmeleriyle dansçıları hem hayal kırıklığına uğratan hem de büyüleyen balonlar. Bu balonlarla, bir kutu setiyle, sahne aksesuarları, müzik ve dansla, düşme ve süzülmenin insana dair bir öyküsünü, hareket etme, yaratma arayışını ve rahatlama ile ait olma arzusunu anlatmaya çalıştım.


İstanbul seyircisi hakkındaki izlenimleriniz neler?

İstanbul'daki seyirci çok ilgiliydi. Performansımızla bağ kurdular, havada bir merak ve sıcaklık hissi vardı. İstanbul’da performans sergileme fırsatına sahip olmak gerçekten güzeldi.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Bütün yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve fotoğrafların tüm hakları Unlimited’a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

All content is the sole responsibility of the authors. All rights to the texts and images belong to Unlimited.

No part of this publication may be reproduced or quoted without permission.

Unlimited Publications

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
bottom of page