top of page

"Ölüm"ü yüzyıllar arasında ilişkilendiren geçişler

Gösteri sanatları yazarımız Mehmet Kerem Özel geçtiğimiz Ocak ayında Les Abbesses’de Paris prömiyerini seyrettiği Aurélien Bory’nin son yapıtı Invisibili hakkındaki izlenimlerini yazdı


Yazı: Mehmet Kerem Özel


Invisibili, Fotoğraf: Rosellina Garbo


Gösterinin başlamasıyla birlikte sahne zemininde yatmakta olan üç kenarlı kalın siyah çerçeve geriye doğru yavaş yavaş yükselerek, ona tutturulmuş olarak yere serili duran bezi de kendiyle birlikte kaldırıp, beze basılı resmi biz seyircilere yavaş yavaş ifşa etti. Çerçeve dikildiğinde karşımızda bütün ihtişamıyla 6 metreye 6,5 metre boyutlarındaki Ölüm’ün Zaferi duruyordu.


Özgün hali Palermo'daki bir müzede sergilenen, ressamı bilinmeyen ve 1440’lara tarihlenen Ölüm’ün Zaferi tablosu; içeriği, renkleri ve kompozisyonuyla Orta Çağ sanatının en etkileyici yapıtlarından biri. Yapıldığı tarihten yaklaşık 100 yıl önce, Sicilya’nın limanlarından girip bütün Avrupa kıtasını kasıp kavurmuş ve Kara Ölüm ismi verilmiş veba salgınını betimlediği düşünülen ve fresko tekniği ile yapılmış tablonun tam ortasında, iskelet şeklinde tasvir edilmiş devasa bir "ölüm figürü" var. Ölüm dört nala ilerlemekte olan, yine iskelet şeklindeki bir atı sürmekte ve etrafındaki insanlara oklarını fırlatmakta. Tabloda sayısız insan figürü de resmedilmiş (sonradan öğrendiğime göre tam 34 tane); bazıları atın ayakları altında ölmüş yatmakta, bazıları ise ileride, oklar henüz kendilerine isabet etmemiş olduğundan eğlenmekte, dans ve sohbet etmekte, köpeklerini gezdirmekteler.

 

Invisibili, Fotoğraf: Rosellina Garbo


Tabloyla karşılaşmamız biter bitmez sağdan siyahi bir erkek girer sahneye; bir yandan tablodaki figürleri birinci tekil şahıs kullanarak ve İngilizce olarak sözle betimlerken, bir yandan da jestlerle tablodaki figürlerin duruşlarını art arda kopyalayarak pozlar verir bize. Sonra bir anda resim dalgalanır; erkek kaybolur, üç kadın çıkar ortaya. Kadınlar tablodaki grup figürlerinin duruşlarını kopyalarlar. Resim tekrar dalgalanır; bir anda üç kadın kaybolur, gri kıyafetli bir kadın belirir. Bir sonraki dalgada üç kadın tekrar belirirler sahnede; grili kadını tablodaki belli figürlerin pozisyonlarında durmaya zorlarlar. İlerleyen bir sahnede grili kadının yerden ayağı kesilir, resim tarafından sarmalanır; adeta resimdeki "ölüm", kollarıyla ona uzanmış, onu atın bağrına almıştır. Sonra o da havadayken bir anda ortadan kaybolur.

 

Başka bir sahnede kadınlardan biri İtalyanca olarak, tablodaki, köpekler dahil bütün figürleri kısa ses, sözcük veya cümlelerle dillendirir; o sırada hangi figürü seslendiriyorsa, o figür konturlarıyla ışıklanır. Bir zaman sonra 34 figürün neredeyse eş zamanlı konuşturulmaları bir kakofoniye dönüşür. Gösteri boyunca sesler ve canlı icra edilen müzik, atmosferi yaratan en önemli öğelerden biri. Henüz ilk sahnede, bez yükselirken sahnenin sol kısmında saksafonla canlı çalınan melodinin, tablo bütünüyle karşımızda dikilmişken, dört nala gelip durmakta olan bir atın toynak seslerine dönüşmesi, ilk andan itibaren bizi bu gösteride olağandışı bir ses peyzajının beklediğinin habercisi zaten. İlerleyen sahnelerde bezin her dalgalanışının altını çizen rüzgarımsı ses, dans sekanslarından birine eşlik eden Bach’ın melodisinin saksafonla yorumu, siyahi performansçının harmonyumla çaldığı ve söylediği, nakaratına giderek haykırışlara dönüşen şekilde kadın dansçıların eşlik ettikleri Leonard Cohen’in Hallelujah şarkısı gösterinin karanlık atmosferine katkı yapmayı sürdürürler.

 

Yaklaşık 70 dakika süren gösterinin çıkış ve odak noktası bütünüyle Ölüm’ün Zaferi tablosu. Gösterinin adı Invisibili (Görünmeyen), yaratıcısı Aurélien Bory. Bory (1972) 2000 yılında Toulouse’da kurduğu Compagnie 111 ile yıllar boyunca tiyatro, sirk, dans, görsel sanatlar ve müzik disiplinlerini harmanlayan, kendine özgü bir fiziksel tiyatro geliştirmiş, gösterilerinde bedenlerin hareketi kadar illüzyonu ve sahne mekaniğini yaratıcı bir şekilde kullanan, ilham verici bir yönetmen ve koreograf. Phil Soltanoff ile birlikte yarattıkları Plan B (2003) ve Plus ou moins l'infini (2005) gibi hayret ve hayranlık uyandıran fiziksel tiyatro örneklerinden, kadın dansçılar için (Kaori İto ile Plexus (2012) Shantala Shivalingappa ile aSH (2018)) yarattığı özel diziye, sahneye veya yere özgü yerleştirmelerden Opéra Comique (Paris) için sahnelediği Gluck’un Orphée et Eurydice (2018) ve Theatre Athénée yapımı Dafne (2023) gibi tarihi ve çağdaş operaların yenilikçi ve sıradışı ama hiçbir zaman özünü kaybetmeyen yorumlarına görsel ve gösteri sanatları alanlarında üretken ve çok yönlü bir sanatçı Bory.


Invisibili, Fotoğraf: Rosellina Garbo


1989’da bir davet neticesinde, dansçılarıyla birlikte Palermo’da vakit geçirdikten sonra Palermo Palermo isimli yapıtı yaratan ve Teatro Biondo’da sahneleyen Pina Bausch gibi Bory de, Teatro Biondo’nun sanat yönetmeni Pamela Villoresi’den 2020 yılında aldığı davetle şehirde belli bir süre geçirip Invisibili’yi ortaya çıkarır.


Bory Invisibili’nin başlangıç ve sonunda Bausch’a ve Palermo Palermo’ya selam çakmayı da ihmal etmez sanki. Bory Bausch’un Palermo Palermo’da kullandığı duvar fikrini tersine çevirir: Bausch Palermo Palermo’yu, sahne ağzını bütünüyle ördürdüğü duvarı arkaya, sahneye doğru yıkarak başlatır ve bütün gösteriyi sahneye o sırada saçılan gri büyük tuğlaların üzerinde oynatır. Bory ise, yukarıda da anlattığım gibi, baştan ters tarafıyla yere serili bir malzemeyi, bezi ayağa kaldırıp, arkada bize esininin yani tablonun tamamını ifşa ettiği bir duvar, ama esnek, hareketli, dalgalanan bir bez duvar ortaya çıkararak başlatır Invisibili’yi. Bory son sekansta bu sefer tabloyu ön yüzüyle yere serer ve aynı Bausch dansçılarının kırık tuğlaların üzerinde hareket etmeleri gibi, Bory de performansçılarını tablonun üzerinde hareket ettirir: Kadın dansçılar tablodaki figürlerin üzerlerine yatarak onları taklit ederler, bu sırada siyahi performansçının kamerasıyla canlı olarak kendi yüzünü ve onları kaydettiği siyah-beyaz hareketli görüntüler sahnenin arka duvarına yansıtılır; görüntüde en son, "ölüm"ün kafatası donup kalır.

 

Bory, yapıtının merkezine yerleştirdiği Orta Çağ tablosu ile günümüz arasındaki coğrafi bağlantıyı, tablonun odağındaki ölüm fikri üzerinden kurar. Gösterinin kilit sahnelerinden birinde tablonun arkasından, Afrikalı mültecilerin Akdeniz’i geçip Sicilya’ya ulaşmak için kullandıklarına benzeyen gerçek bir bot çıkar; hem fiziksel hem de anlamsal olarak tablodaki "ölüm"ün yerini bot alır. İlerleyen bir sahnede; siyahi performansçı botun içinde ölüm-kalım savaşı verirken, kadın dansçılar botu alabora eden Akdeniz dalgalarına dönüşmüş olarak günümüzde insanlığın en trajik gerçekliğini hareketlerle tasvir ederler. Gösterinin son sahnesinde ise, botun üzerinde çok yavaş hareketlerle salınan, sanki denizin içinde dibe batmakta olan bir botun yolcuları olan insan (performansçı) bedenleriyle sönen botun içindeki hava, az önce bir boruyla bota bağlanmış olan harmonyumda, otomatik olarak programlanmış müziğin çalmasını sağlar. Bu, Bory’nin sahnede hazırladığı, tiyatral olarak ince ve titizlikle tasarlanmış, eleştirel düşünce ürünü olduğu kadar duygusal olarak da seyirciyi can evinden vuran, iç acıtan bir düzenek. Avrupa’nın refahını, keyfini sağlayan Afrikalı hammadde tam da insana hayat veren ve yokluğunda yaşamasını engelleyen en temel unsur: Hava. Avrupa “havasını emdiği”, hammaddelerini sömürdüğü Afrika’ya yaşamak için hava bırakmazken, kendi hayatını refah içinde sürdürür.

 

Bory bütünüyle çıplak ve siyah bir sahnede; biri siyahi erkek (Nijeryalı bir şarkıcı olan ve birkaç yıldır Palermo’da mülteci olarak yaşayan Chris Obehi), dördü Palermo’lu kadın (Valeria Zampardi, Blanca Lo Verde, Maria Stella Pitaresi, Arabella Scalisi) beş performansçı ve canlı müzik icra eden bir müzisyen (Sicilyalı saksafon sanatçısı Gianni Gebbia) olmak üzere altı kişiden oluşturduğu minimal performansçı ekibi, 6 x 6.5 metrelik tablonun birebir ölçülerde beze basılmış kopyasının asılı olduğu, öne ve geriye farklı hızlarda hareket edebilen bir çerçeve olarak tasarladığı minimal senografi ve yıllardır birlikte çalıştığı Joan Cambon (müzik) ve Arno Veyrat’ın (ışık) atmosferik tasarımlarıyla 15. yüzyıl ile günümüz arasında görsel ve anlamsal olduğu kadar birebir fiziksel geçişler ve ilişkiler kuran etkileyici bir yapıta imza atmış.


Bory’nin topluluğu Compagnie 111 ile Teatro Biondo’nun yapımcılığını üstlendikleri, Théâtre de la Ville Paris ve Teatro Piemonte Europa’nın ortak yapımcı oldukları Invisibili 2023-24 sezonunun başında Palermo’da gerçekleşen dünya prömiyerinin ardından 2024’ün Ocak ayında Paris’teydi, Nisan’da Torino’da olacak, dünya turnesine 2024-25 sezonunda devam edecek.


Comments


bottom of page