İo’nun yeni sesi

Arter'in Sesli Dizi serisi kapsamında Melih Fereli küratörlüğündeki açılan sergi, Bill Fontana’nın

İstanbul Boğazı’nın çeşitli noktalarına yerleştirdiği

video ve ses kayıtlarını temel alıyor



Bill Fontana, İo’nun Yeni Sesi (Akustik Görüntüler serisinden), 2019–2022

Çok kanallı ses ve video yerleştirmesi, Değişken boyutlar, Arter Koleksiyonu

Fotoğraf: Sena Nur Taştekne (Arter)


1947’de Cleveland’da dünyaya gelen ve çalışmalarını San Francisco’da sürdüren Bill Fontana, besteci olarak başladığı kırk yılı aşan sanat kariyeri boyunca, gündelik hayatımızda yer alan gizlenmiş müziği açığa çıkartmayı amaç edinmiş. Sesi "heykelsi" bir araç olarak kullanan ve böylece mekanla ilişkili algımızı değiştiren Fontana, müzik üretimin bir yolu olarak dinleme eylemini öne çıkaran yerleştirmeler üretiyor.


Arter’in Bill Fontana’ya özel olarak sipariş ettiği çok ekranlı ve çok kanallı yerleştirmesi İo’nun Yeni Sesi, sanatçının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olmasının yanı sıra bir sesin “ürettiği” imaja ve bir imajın “yarattığı” sese yönelik araştırmalarına odaklanan Acoustical Visions [Akustik Görüntüler] başlıklı serisine de önemli bir ekleme niteliği taşıyor.


Bill Fontana, İo’nun Yeni Sesi (Akustik Görüntüler serisinden), 2019–2022

Çok kanallı ses ve video yerleştirmesi, Değişken boyutlar, Arter Koleksiyonu

Fotoğraf: Sena Nur Taştekne (Arter)


Bill Fontana, İo’nun Yeni Sesi adlı yerleştirmesinde bir bölümü su altında olmak üzere, İstanbul Boğazı’nın çeşitli noktalarında, ayrıca Bizans döneminden kalan Şerefiye (Theodosius) Sarnıcı ve Yerebatan (Bazilika) Sarnıcı’nda kaydettiği video ve ses kayıtlarını yeniden üretiyor. 8 kanallı dijital kayıt cihazı, akustik mikrofonlar, hidrofonlar ve ivmeölçerlerden oluşan taşınabilir kayıt stüdyosu aracılığıyla İstanbul’da topladığı ses verilerinin “yeniden konumlandırılması”, bu seslerin gece hoparlörlerle Yerebatan Sarnıcı’nda yayınlanması yoluyla gerçekleştirildi; böylece yapının devasa boşluğundan/kubbelerinden inanılmaz bir karşılık, çok çeşitli yankılar elde edilerek sanatçının “yeni(den) ses(lendirme)” adını verdiği bir yöntemle nihai kompozisyon olarak kaydedildi.

Ziyaretçiler sergi alanına girer girmez karşı duvarda Şerefiye Sarnıcı’ndan görsellerin yer aldığı çok büyük bir projeksiyon perdesine doğru yönlendiriliyor. Sergi boyunca deneyimlenen ses-görüntü ikililiği, sarnıç görsellerinin yine sarnıçta kaydedilen ambisonik ses kayıtları ile kavuşumu sayesinde devam ediyor.

İo’nun Yeni Sesi, İstanbul Boğazı’na da ismini veren İo’nun mitolojik hikâyesine atıfla adlandırıldı. İo, Yunan mitolojisinde Zeus’un karısı Hera’nın ilk rahibesi olarak kabul edilir. Zeus, İo’ya âşık olur ve onu Hera’nın gazabından korumak için beyaz bir ineğe dönüştürür. Hera’nın intikam almak için kendisine musallat ettiği at sineğinden kaçmaya çalışırken sürekli yer değiştirmek zorunda kalan İo, İyonya Denizi’ni aştıktan sonra İstanbul Boğazı’nı da yüzerek geçmesiyle boğazın “sığır geçidi” anlamına gelen “Bosphorus” ismini almasını sağlar.





Bill Fontana, Fotoğraf: Orhan Cem Çetin

Sergi, Arter'in Dolapdere'deki binasında Pazartesi hariç her gün ziyaret edilebilir. Taksim’den ve Tepebaşı’ndan ücretsiz servis araçlarıyla Arter’e ulaşılabiliyor.



Melih Fereli, Bill Fontana,

Fotoğraf: Orhan Cem Çetin