Gökyüzü Şekerdendi
- Unlimited

- 4 saat önce
- 2 dakikada okunur
24 Haziran 2026 - 28 Mart 2027 tarihleri arasında Arter'de gerçekleşen Gökyüzü Şekerdendi, kurumun koleksiyonunda yer alan 24 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Selen Ansen küratörlüğündeki sergi, ev, yuva ve yurt kavramlarını kişisel hafızadan jeopolitik sınırlara uzanan geniş bir çerçevede ele alıyor

Gökyüzü Şekerdendi, Sergiden görünüm, 2026, Arter. Fotoğraf: Murat Germen
Arter'in yeni grup sergisi Gökyüzü Şekerdendi, Selen Ansen küratörlüğünde Arter Koleksiyonu'ndan bir seçkiyi izleyiciyle buluşturuyor. Resim, fotoğraf, heykel, video ve yerleştirme gibi farklı mecralarda üretilmiş yapıtları bir araya getiren sergi, "ev/yuva" ve "yurt" kavramlarını fiziksel mekânlar olmanın ötesinde; bellek, hayal gücü ve yolculuğun şekillendirdiği deneyim alanları olarak ele alıyor.
Sergide Melike Abasıyanık Kurtiç, Adel Abidin, Lene Adler Petersen, Ahu Akgün, Francesco Albano, Hüseyin Bahri Alptekin, Gökhun Baltacı, Yto Barrada, Mehtap Baydu, Elina Brotherus, Fatma Bucak, Elif Erkan, Ayşe Erkmen, Dan Graham, Karl Horst Hödicke, Fatoş İrwen, Arthur Köpcke, Inge Mahn, Yıldız Moran, Ahmet Öğüt, Sophia Pompéry, Gerhard Rühm, Stéphanie Saadé ve Stefan Wewerka'nın yapıtları yer alıyor.
Gökyüzü Şekerdendi, Sergiden görünüm, 2026, Arter. Fotoğraf: Murat Germen
Serginin çıkış noktasını, ev ve yurt kavramlarını köken, güvenli bir sığınak ya da değişmeyen bir varış noktası olarak ele almak yerine, zamanla, mekânla ve hafızayla birlikte dönüşen ilişkiler olarak düşünmek oluşturuyor. Bu doğrultuda seçki; geride bırakılan ya da insanın içinde taşıdığı yuvaları, gündelik yaşamın izlerini, katmanlı aidiyetleri ve daha iyi bir gelecek umuduyla çıkılan yolculukları ortak bir bağlam içinde buluşturuyor. Ev içlerine ait nesneler, ağır yaşam hikâyeleri, göç deneyimleri ve uzak coğrafyalara uzanan imgeler, kişisel hafızayla toplumsal tarihi aynı düzlemde bir araya getiriyor.
Bu yaklaşım, serginin mekânsal düzenine de yansıyor. Yapıtlar, tek bir çatı altında iç ve dış mekân arasında bakışın sürekli yer değiştirdiği bir kurgu içinde yer alıyor; yeryüzü ile gökyüzü, geçmiş ile gelecek, kök salmışlık ile köksüzlük arasında yeni ilişkiler kuruyor. Sergi güzergâhı boyunca yön duygusunun değişmesi, evle kurulan ilişkinin de sabit olmadığını hatırlatıyor; insanın bazen hiç gitmediği bir yerde kendini evinde hissedebilmesi ya da en yakından tanıdığı mekâna yabancılaşabilmesi ihtimalini öne çıkarıyor.
Gökyüzü Şekerdendi, Sergiden görünüm, 2026, Arter. Fotoğraf: Murat Germen
Sergi, adını E. E. Cummings'in 1938 tarihli Songs I şiirindeki "the sky was candy" dizesinden alıyor. Gerçekliği beklenmedik sözcük birliktelikleriyle yeniden kuran bu imge, serginin bellek ve hayal gücü etrafında geliştirdiği yaklaşımın da çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Günümüzün jeopolitik kırılmaları ve toplumsal çalkantıları bağlamında şekillenen seçki, ev, yurt ve aidiyet kavramlarını coğrafya ya da mülkiyetle sınırlı tanımların ötesine taşıyarak, bunları sürekli değişen yaşam deneyimleri içinde ele alıyor.
Gökyüzü Şekerdendi, 28 Mart 2027 tarihine dek Arter'in 4. kat galerisinde ziyaret edilebiliyor.























Yorumlar