top of page

Erguvan rengi bir gezinti

1 gün önce
3 dakikada okunur

Sanatçı Ali Taptık’ın unlimitedrag.com üzerinden okuyucuyla buluşan yazı dizisi sanatçı ve fotoğraf kitaplarını merceği altına alıyor. Serinin sıradaki yazısının odağında Dilşad Aladağ'ın Taklak'ı var


Yazı: Ali Taptık



Dilşad Aladağ, Taklak, Makam Editions. Tasarım: Ali Cindoruk, Khora. Fotoğraf: Onagöre


Beyaz, transparan bir kâğıtta bir ceketi var kitabın. Sırtında, çeyrek çembere benzeyen işaretlerin harflerin arasına sızdığı bir şekilde yazıyor kitabın ismi ve yazarı. En arkada da yayıncısının ismini görüyorum. Ama arka sayfaya yeşiller sıçramış. Önde ise erguvani bir renk görüyorum. Yine ceketi çıkardığımda benzer bir renk karşılıyor beni. Acaba kapağın transparanlığından mıydı? Bunlar bir orijinalin kopyaları gibiler. İçinde çiçekler saklanmış yağlı kağıtlar. Ama çıkardığım kapağa bakıyorum, onda da erguvanlar var. Kapakta yine aynı çeyrek çemberin ezdirmeleri bulunuyor. Taklak ve çember parçalarının kitap boyunca daha çok karşıma çıkacağını anlıyorum. Tam olarak ne olduğunu merak etmeye başlıyor, nasıl adlandıracağını bilemediğim bu şeklin keyfine kendimi bırakıyorum.


“Nisan ayı boyunca ceplerimi dolduran taklaklar” yazıyor çeyrek çemberlerin ortasında bir sayfada. Aslında gördüğüm yağlı kağıdın Dilşad'ın taklakları taşıdığı bir şey olduğunu anlıyorum, taklakların da bir çiçek. Bundan sonra metinler başlıyor. Demek 2021'de başlıyor hikâyemiz. Kitap, still life'da çekilmiş kutularla devam ediyor. Yine kâğıtların arasında kurumuş çiçekler. Bir sayfada yazıyor: Erguvan oluyor birden bire taklak.



Aladağ, sanat, mimarlık, ekoloji ve film alanlarının kesişiminde çalışan bir araştırmacı ve sanatçı. Çalışmalarında “peyzajların politikası, bilgi üretimi ve ekolojik ilişkiler üzerine yoğunlaşır; hareketli görüntü, metin, yayın ve mekânsal müdahaleler gibi farklı araçlardan yararlanır”.* İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü lisans mezunu olan Aladağ, bugün Çukurova’da göçebe hayvancılık ile su varlıkları arasındaki iç içe geçmiş ekolojiler üzerine doktora araştırmasını sürdürüyor. İşleri Kunsthaus Hamburg, DEPO İstanbul, SALT, SAVVY Contemporary ve DAADgalerie Berlin gibi kurumlarda gösterildi.


Taklak, Aladağ’ın geldiği Çukurova bölgesindeki, Mersin civarlarındaki ismi. Erguvan'ın... Ya da aile içinde annesi için, ben bunu bir türlü anlamadım. Çok fark eder mi? Taklak bizim İstanbul'daki Erguvan. Kendi uydurduğu bir isim mi, yoksa o bölgede gerçekten kullanılıyor mu? O da annesinin de sevdiği bir isim mi, bilemiyorum. Sıradaki sayfaları aile fotoğrafları izliyor. Arada metinler. Büyük metinlerde yakın zamana dair bir göç hikâyesi takip ediyorum.



Dilşad Aladağ’ı daha önce botanik üzerine yaptığı bir çalışmayla dikkat çekmişti. Eda Aslan ile birlikte yürüttüğü bu çalışma The Garden of (not) Forgetting, farklı coğrafyaları, hikâyeleri, bitkileri ve hafızaları bir araya getiren bir tür taşıyıcı çanta hikâyesi. Ben de bu işin oluşumunu, 2017’de birlikte botanik bahçesinde yürüdüğümüz zamandan beri takip ediyorum. O dönemde bahçe hâlâ kendi işlevini sürdürüyor, seralarında dünyanın farklı yerlerinden getirilmiş bitkileri aynı çatı altında taşıyordu. İş, bu bitkilerin yer değiştirme, uyum sağlama ve yeniden kök salma hikâyelerini insanların sürgün, göç ve yerinden edilme deneyimleriyle yan yana getiriyor. Böylece botanik bir arşivden yola çıkıp hafızanın, politikanın ve hayatın birbirine karıştığı daha kişisel ve şiirsel bir anlatıya dönüşmüştü. Aynı zamanda Manifold’dan Bir Yerin İzinde Pek Çok Yer isimli bir kitap da çıkmıştı. Taklak’ta ise daha kişisel bir yerden bir ağaca, bir çiçeğe baktığını görüyoruz. Yeni kitabı da aslında parçalar halinde farklı bağlamlarda oluşturduğu metinleri birleştiriyor.


Çift dilli basılan Taklak’ta solda Türkçe sayfalar ilerlerken sağda İngilizce sayfalar ilerliyor. İşin güzel yönlerinden bir tanesi, bu metinlerin çeşitli atölyeler içinde yazılmış olması ve kitabın lansmanının olacağı gün ise kitap yetişmediği için maketinden bir okumayı hep beraber yapmış, tamamlamış olmamız. Bence muhteşem bir sunuştu. Çünkü böyle kitapların hep bölük pörçük okunma ihtimali vardır. Aladağ bizi oraya dikip okumaya “zorlamasa” bu şekilde lineer bir okuma yapacağımı sanmıyorum. Malum ortadan başlamayı çok seviyorum. 



Sadece kadınların okuduğu, yedi sekiz bölümde biten bu hikâyede ben, görsellere aç kalmış ve kitabı heyecanla beklemiştim. Kitapta metinlere eşlik eden görselleri, haritaları, imaj müdahalelerini takip edebiliyoruz. Bunlar bazen çizimler bazen bir harita üzerine bırakılmış fındık fıstık. Bazen de hava fotoğrafının ta kendisi. Görseller çarpıcı değil yumuşak, daha çok tüm bu anlatıyı sarmalayan cinsten.



Sanatsal olan aslında Aladağ'ın bütün bu ilişkilendirmeyi Filistin'den Mersin'e, Mersin'den İstanbul'a, oradan Almanya'ya, Leipzig'e ve Berlin'e bu hikâyeyi kendi göçüyle harmanlayarak anlatması. Bir yerde, kitabın başından beri karşıma çıkan ve Taklak ismiyle çağrışımlarını bir araya getiren bu çizgilerin aslında sıçrayışları, taklaları temsil ettiğini anlıyorum. Belki de hemen yanlarında gördüğüm biçimler, bitkinin tohumlarını taşıyan kabuklardan geliyor. Ben bunların aynı şeyin farklı uzuvları olduğunun bile farkında değilim.


Taklak, Erguvan’ı bir çıkış noktası alan bir anlam ağını göç, devrim, hakimiyet gibi temalarla anlayan görsel ve sözel bir anlatı. Etkisini Dilşad Aladağ’ın yumuşak ve esprili olmaktan korkmayan dilinden alıyor. Beklentiniz sadece görsellikse Taklak sizi daha az tahmin edecektir ama günümüz meselelerine dair kavramlar arasında elinizde bir erguvan çiçeğiyle gezmekse bu kitap ve Aladağ harika bir rehber. 


*Dilşad Aladağ'ın İnternet sitesinde kendini tanımladığı haliyle, https://dilsadaladag.com/#information


Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Bütün yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve fotoğrafların tüm hakları Unlimited’a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

All content is the sole responsibility of the authors. All rights to the texts and images belong to Unlimited.

No part of this publication may be reproduced or quoted without permission.

Unlimited Publications

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
bottom of page