top of page

Bir resmin hissi

49 dakika önce
3 dakikada okunur

Erman Özbaşaran’ın Zemin isimli kişisel sergisi, 10 Eylül - 10 Ekim 2026 tarihleri arasında Galeri Bosfor’da gerçekleşti. Sanatçıyla yaşadığı coğrafyanın resimlerine bıraktığı izleri, yüzeyle kurduğu ilişkiyi ve üretim sürecinde rastlantılara açtığı alanı konuştuk



Erman Özbaşaran


Erman Özbaşaran, Bosfor’da açılan dördüncü kişisel sergisi Zemin’de yaşadığı coğrafyanın geçirdiği süreçleri, resmin zeminine taşıyor. Serginin ana aksını, sanatçının uzun zamandır sürdürdüğü ufuk çizgisiyle yüzeyi bölen soyut manzaraları ve geometrik biçimler aracılığıyla mimari yapılar kuran poliptik kompozisyonları oluşturuyor. Renk, minimal müdahaleler ve yalın geometrinin hakim olduğu resim, bir yere bakmanın sonucundan ziyade o bakışın yüzeyde nasıl biriktiğini araştırıyor. Görüntü sürekli yeniden kurulan bir zemine dönüşüyor. Zemin, tam da bu nedenle resmin altında kalan şeyi değil sanatçının zihninde resmi oluşturan inşa sürecinin bütününü, coğrafyanın izlerini görünür kılıyor.




Erman Özbaşaran, Zemin, Sergiden görünüm,2026, Galeri Bosfor


Kentte çoğumuz yıkılan bir binanın, boş bir arazinin ya da eski bir duvarın yanından fark etmeden geçiyoruz. Sizin gözünüzü böyle bir yerde ne durduruyor?

Bazen bir duvarın dokusu, bazen bir makinenin pas tutmuş yüzeyi, bazen de zamanla oluşmuş lekeler ve izler dikkatimi çekiyor. Bunlar bana sanki birer arkeolojik buluntu gibi geliyor. Her birinin üzerinde zamanın ve yaşanmışlığın izlerini görüyorum. Bu izlerin nasıl oluştuğunu, neyi geride bıraktıklarını merak ediyorum. Beni durduran, yüzeylerde biriken bu izlerin bende uyandırdığı yeni görüntüler oluyor.


İlk resimlerinizde kuşbakışı şehir planları, arkeolojik alanlar ve kentte çektiğiniz fotoğraflar daha doğrudan karşımıza çıkıyordu. Bugün ise resminizde bunların izlerini daha belirsiz hallerde görüyoruz. Bir görüntünün resimde görünmeden de var olabileceğini düşünüyor musunuz? 

Tabii ki. Bence bir görüntünün resimde var olabilmesi için doğrudan görünmesine gerek yok. Renkler, lekeler, dokular ve biçimler aracılığıyla o görüntünün bizde bıraktığı etkiyi yeniden oluşturabiliriz. Ben de işlerimde, karşılaştığım görüntüleri fotoğraflayıp olduğu gibi aktarmaktansa onların belleğimde bıraktığı izleri bulmaya çalışıyorum. 


Bir resmi yaparken önceden planladığınız hâlinden tamamen uzaklaştığınız oluyor mu? Böyle olduğunda resmi geri döndürmeye mi çalışırsınız, yoksa gittiği yere izin mi verirsiniz? 

Resimlerimi yaparken genellikle önceden belirlenmiş bir sonuca ulaşmayı amaçlamıyorum. Başlangıçta aklımda bir imge ya da beni harekete geçiren bir fikir olabiliyor ancak bu, resmin nasıl sonuçlanacağını belirlemiyor. Benim için resim yapmak, başlangıçtaki düşünceden yola çıkarak yeni bir şey aramak ve keşfetmekle ilgili. Bu yüzden çalışma sırasında ortaya çıkan beklenmedik durumları, renkleri ve izleri resmin bir parçası olarak değerlendiriyorum. Resim bazen başlangıçta düşündüğüm yerden tamamen uzaklaşabiliyor. Böyle durumlarda onu eski hâline döndürmek yerine, ortaya çıkan yeni olasılıkları takip ediyorum. Dolayısıyla resim, benim için önceden tasarlanmış bir görüntüyü gerçekleştirmekten çok, çalışma sürecinde gelişen ve dönüşen bir yapı oluşturmak anlamına geliyor.



Erman Özbaşaran, Zemin, Sergiden görünüm,2026, Galeri Bosfor


Sergideki bir işe ilk kez bakan birinin önce neyi fark etmesini isterdiniz: rengi, tekniği, yüzeyi, imgeyi mi yoksa resmin yarattığı hissi mi?

Hissini!


Resimlerinizde sık sık ufuk çizgisi, daireler, kubbeyi hatırlatan formlar ve farklı geometrik alanlarla karşılaşıyoruz. Bazen bunlar bir manzaranın parçası gibi, bazen tamamen soyut görünüyor. Bu şekiller sizin için nereden geliyor?

Trakya’nın bir kasabasında doğdum, orada büyüdüm. O coğrafyada ufuk çizgisi her yerdeydi. Hafif eğimli arazide bu çizgi düz durmaz; perspektifle bozulur, kırılır, yer yer kaybolur. Resimlerimde sık gördüğün ufuk da oradan geliyor. Daire ve kubbeyi hatırlatan formlar da aynı yerin içinden çıkıyor. Benim için gökyüzünü simgeliyor. Kısaca bu şekiller benim yaşadığım yerin çizgisi. Ben onları resimde, bozulmuş halleriyle kullanmaya çalışıyorum.


Umut Olasılığı’nda manzara ve ufuk çizgisi, Eksen’de zaman ve mekân, Muvazene’de ise denge ve ölçek öne çıkıyordu. Şimdi Zemin’e geldik. Bu sergilerden Zemin’e gelirken bu yolculukta resimlerinizde ne değişti?

Renkler ve zeminlerdeki dokuların daha öne çıktığını düşünüyorum.


Bir resmi ne zaman bitirdiğinizi nasıl anlıyorsunuz? Özellikle bu kadar çok katman ve iz varken “artık dokunmamalıyım” dediğiniz bir an oluyor mu?

Resmin üzerinde çalışırken hayal ettiğim bir imaj aklımda oluyor. Ama bu imaj müdahalelerimle sürekli revize oluyor. Katmanlar ve müdahaleler arttıkça dokunmamalıyım hissi oluşmaya başlıyor. Bazen cesur bir müdahale daha yaptığım ve resmi radikalce değiştirdiğimde oluyor. Kararsız kalmak en kötüsü; o zaman iş de bitmiyor. Öyle durumlarda resmi bir kenara kaldırıp unutuyorum. Nadasa bırakma da denebilir buna. Sonra ele alıp tekrar bir ufak müdahale ile bitirmeye  çalışıyorum. Bazen kullandığım teknikte ya da malzemede daha önce deneyimlemediğim bir tepki oluyor. O zaman da o sonucu bozmamak için işi bitirebiliyorum.


Bu sergiyi hazırlarken daha önce resimlerinizde yapmadığınız ama Zemin’de ilk kez denediğiniz bir şey oldu mu?

Tuval yüzeylerindeki kusurları kapatmamak. 


Sergide birbiriyle akraba olduğunu hissettiğimiz ama birbirinin devamı olmayan resimler var. Bu işleri yaparken aralarında bir ilişki kuruyor musunuz?

Hayır, kurmuyorum. İşlerin bütününün bir hikâyesi olması benim için önemli.



Erman Özbaşaran, Zemin, Sergiden görünüm,2026, Galeri Bosfor

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Bütün yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve fotoğrafların tüm hakları Unlimited’a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

All content is the sole responsibility of the authors. All rights to the texts and images belong to Unlimited.

No part of this publication may be reproduced or quoted without permission.

Unlimited Publications

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
bottom of page