Zapt edilemeyen şeyler

SANATORIUM, 9 Eylül-12 Kasım 2022 tarihleri arasında yer vereceği karma sergi BİR TUTAM ZAPT EDİLEMEZ KARMAŞIKLIK gerçeklik ve bilişsel sınırlarımızla doğayı görme biçimlerimiz birlikte düşünüldüğünde, bilimin hayatımıza kattığı karmaşıklığı sanatçıların araştırma ve üretimleri aracılığıyla ele alacak. Sergi kapsamında hem bir yayın projesi hem de bir misafirlik programı hayata geçecek



Agnes Waruguru, I am the sun, I am the sky, I am the wind, 2022, Kağıt üzerine akrilik boya, akrilik mürekkep, renkli kalem, soft pastel ve kolaj, 237 x 150 cm

Sanatçının izniyle, Fotoğraf: Sander van Wettum


Küratör ve yazar Misal Adnan Yıldız tarafından SANATORIUM ekibiyle birlikte diyalog halinde tasavvur edilen BİR TUTAM ZAPT EDİLEMEZ KARMAŞIKLIK başlıklı sergi, gerçeklik ve bilişsel sınırlarımızla doğayı görme biçimlerimiz birlikte düşünüldüğünde, bilimin hayatımıza kattığı karmaşıklığa adanıyor. Duygusal zekâya, samimi bağlantılara, görsel şiire ve resme karşı bir açlık duyan sergi İlişki durumu: Karışık bir çağda, şeylerin veya olayların koşullu doğasındaki karmaşıklığın - özellikle karmaşıklık kavramının - farklı formlarını farketmek, tanımak ve anlamak üzerine önerilerde bulunuyor. Sergiye katılacak sanatçıların tümü ise çok yakında açıklanacak.



Gelişimsel sorunlar ya da sosyal çelişkiler yaşayan bir insan; parçalarıyla bir "makine"; bireyler, toplumlar ve topluluklar ya da içinde bulunduğumuz, hayal edemeyeceğimiz sonsuzlukta uzay, tam anlamıyla bu "karmaşıklığın" örnekleri.


Akhmat Biikanov, 2022 (sanatçı ve SANATORIUM’un izniyle)


Bir sergi olarak BİR TUTAM ZAPT EDİLEMEZ KARMAŞIKLIK, bizi (Batı) hümanizmi/öznelciliği sorusu/sorunu etrafında/karşısında birleştiren; iç içe geçen, ekolojik düzenlilikler ve jeo-merkezci öznelerden yola çıkan spesifik sanatsal perspektifleri mercek altına alıyor. Ayrıca, başlığa eklenen ve ironik bir şekilde imkânsız bir görevi işaret eden ‘‘bir tutam’’ ibaresi, yerelin, deneysel yaklaşımın ve bağlamsal düşünmenin -ve bir sergi mekânının, takviminin ve bütçesinin sınırları dahilinde- biraz daha alan talep ediyor.


Bu çok katmanlı proje, 9 Eylül 2022 tarihinde SANATORIUM’un her iki mekânında aynı anda saat 17:30’da açılacak. SANATORIUM’un şimdiki adresine taşınmasının 5. yıldönümünü mekâna özel ve bağlama duyarlı yeni işlerle kutlayan ve ilk kez galerinin ana mekânı ile Juma binasındaki ek mekânı birlikte kullanan sergi, Tahran’dan Amsterdam’a, Nairobi’den Berlin’e, farklı birçok jeo-politik gerçeklikten geçen hikayeler, sınırlar arası seyahat eden formlar ve en önemlisi, bir araya getirdiği pratikler arasında gelişen potansiyel diyaloglarla İstanbul için, İstanbul’u düşünerek şekillendi. Serginin yapım aşaması, araştırma malzemeleri ve bütün notlarıyla tamamlanmış olacak küratöryel metin, yürütücülüğünü Sergen Şehitoğlu’nun yaptığı xx-yy-dergi adlı yayının Aralık 2022 sayısında yer alacak.



SANATORIUM, sergiye paralel olarak, sanat profesyonellerini İstanbul’a davet eden bir misafirperverlik programı da hazırladı. Öğle Molaları adlı program Bienal açılış haftasında SANATORIUM organizasyonuyla şehri ziyaret eden profesyonellerle katılımcı sanatçıları buluşturacak. Sınırlı kontenjanla gerçekleştirilecek olan söyleşilere katılmak isteyen sanat profesyonellerinin melih@sanatorium.com.tr adresine e-posta göndererek kayıt yaptırmaları gerekmektedir.


9 Eylül, Cuma | 17:30: Sergi Açılışı

13 Eylül, Salı | 12:00 - 14:00: Öğle Molası

15 Eylül, Perşembe | 12:00 - 14:00: Öğle Molası

17 Eylül, Cumartesi | 12:00 - 14:00: Öğle Molası


Sam Samiee, Frottage için çizim, Gif

Animasyon: Melih Aydemir