Yerel hareket edip global düşünen

Sanatı sevmek, takip etmek; sanata alan açmak, değer vermek, önemsemek; sanatçıyı merak etmek, anlamaya çalışmak; sanatçıya saygı göstermek, kaynak yaratmak... Sanatın yadsınamayacak birleştirici gücünü hem kurumsal hem de bireysel olarak Türkiye sanat alanının önemli paydaşları olarak tanımlayabileceğimiz kadınları bir araya getiren bir dosya aracılığıyla sunuyoruz. Odağımıza aldığımız, sanatçıları üretime teşvik ettiklerini düşündüğümüz bu isimleri daha yakından tanıma arzusuyla, kişiselden yerel ve globale uzanan sorularımız ışığında dinledik. Serimizin üçüncü konuğu Merdiven Art Space kurucusu ve koleksiyoner Banu Çarmıklı


Röportaj: Merve Akar Akgün



Banu Çarmıklı



Sanat ile yolunuz nasıl kesişti?


Sanata olan ilgimin 80’li yıllarda başladığını söyleyebilirim. Derinlemesine hayatıma katmam ise eşimin Çarmıklı Koleksiyonu oluşturmaya yönelik attığı adımların benim tutkumla birleştiği, evliliğimizin ilk yıllarında katıldığımız müzayedeler sayesinde oldu. Klasik resme ve antika objelere olan ilgimiz benim sonraki yıllarda aldığım çağdaş sanat kurslarıyla başka bir boyuta evrildi. Güncel sanat daha çok ilgimizi çekmeye başladı. Bilgimi derinleştirmek adına sanat tarihi kurslarına gittim ve konuyla ilgili yurtiçi ve yurtdışı yayınları takip etmeye başladım. Okumalar yaparak bilgi dağarcığımı zenginleştirmeye çalıştım. Yıllar geçtikçe yalnızca izleyici olmanın ötesinde, bir eserin yaratım serüvenine tanık olmak, bu süreçte sanatçının fikirlerine, yeteneğine dair izler bulmaya çalışmak benim asıl motivasyonum oldu.



Yeni sanatçıları nasıl keşfedersiniz? Estetik kriterleriniz var mıdır?


Özgün ve özgür dili olan, güncel meseleleri ele alan, küresel sorunlara değinen, kavramsal yönü güçlü olan her sanat eseri ilgimi çeker. Yeni perspektiflerden bakan, yeni malzemeler kullanan, yerel hareket edip global düşünen, kendini her daim geliştiren sanatçılar radarımdadır.


Eseri ilk gördüğümde ben de uyandırdığı his önemlidir. Gördüğüm yapıtın arkasında duran düşünceyi önemserim.



Size göre müzelerin günümüzde en önemli rolü nedir?


Müzeler geçmiş ve günümüz eserlerinin sergilendiği, korunduğu kurumlardır. Müzeler koleksiyonların bir arada sergilendiği mekânlar dışında, farklı alanlarda uzmanlıklara sahip küratörleri, sanat tarihçileri, eleştirmenleri de barındıran kültürel yapılardır bence.

Günümüzde müzelerin sunduğu eğitim programlarını, atölyeleri, sanatçı konuşmalarını ve seminer etkinliklerini toplumun sanatsal gelişimine katkı sağlayan önemli adımlar olarak görüyorum. Son zamanlarda yurtdışındaki önemli galeriler dünya sanat ortamında ses getiren müze sergisi tadında sergilere ev sahipliği yapıyor. Teknolojinin gelişimiyle beraber artık sanal ortamlarda müze sergilerini tüm detaylarıyla gezebiliyoruz. (Özellikle pandemi döneminde bu çok yaygınlaştı.)


Yakın zamanda Louvre Müzesi’nin müthiş koleksiyonundaki her bir eseri ekranlarımızdan görebildik.


Şu bir gerçek ki günümüzde müze/müzeciliğin tanımı değişiyor.



Türkiye’de sanat deyince aklınıza gelen/karşılaştığınız/var olduğunu düşündüğünüz çıkmazlar nelerdir ve bu konularda geliştirdiğiniz fikirleriniz ya da önerileriniz var mıdır?


Sanat eleştirmenlerinin olmaması en büyük eksiklik. Sanat ortamımızda bir entelektüel tartışma eksikliği söz konusu, bu anlamda yeni düşünce platformları oluşmalı diye düşünüyorum. Sanatçıların, koleksiyonerlerin, galericilerin ve müzecilerin bir arada olduğu sanat ortamımızın mevcut problemlerini net ve açık bir şekilde konuşulduğu platformlardan bahsediyorum. Aklıma gelen ilk çıkmazlar bunlar oldu.