top of page

Punk Rock’ın aile albümü

Sanatçı Ali Taptık’ın unlimitedrag.com üzerinden okuyucuyla buluşan yazı dizisi sanatçı ve fotoğraf kitaplarını merceği altına alıyor. Serinin sıradaki yazısının odağında Dave Markey’nin 50 yılı aşkın kariyerinde çektiği fotoğraflardan oluşan Scenes From Inside kitabı var


Yazı: Ali Taptık


Dave Markey, Scenes From Inside, COMMENTARIVM, 2023. Fotoğraf: Onagöre


Sanat yayıncılığı alanı buralarda kimilerine yeterli gibi gözükse de hâlâ oldukça tekdüze. O yüzden Commentarivm, bu çölde bir vaha. İzmir’de bir dükkân ve yayınevi olarak 2020’de yolculuğuna başlayan Commentarivm’in ilk kitabı değil bu. Söz konusu diğer yayın, Ozan Aktuna’nın çizimlerini bir çocuk kitabına benzer bir şekilde bir araya getiren Say Maşallah Die Soon İnşallah. Sonunda border_less ARTBOOK DAYS’de teslim alabildiğim Scenes from the Inside ise üç yıllık bir çalışmanın sonucu. Hollywood'dan uzak, özgür ve asi bir sanatçı olarak anılan Markey’nin kitabının Commentarivm’den çıkması gerçekten heyecan verici. Kitabın Los Angeles'taki lansmanında hemen tükenmesi başarısına bir işaret.


Dave Markey, Amerikan bağımsız sinemasının aykırı çocuğu olarak anılıyor. 1963 doğumlu yönetmen, yazar ve müzisyen. Punk Rock sahnesinin tam kalbinde büyüdü. Sonic Youth, Nirvana gibi efsanelerin belgesellerini çeken de Dave Markey idi. Bunlardan 1991: The Year Punk Broke ile kült statüsüne ulaştı. No-budget ruhu, DIY tavrıyla birleşti.


Dave Markey, Scenes From Inside, COMMENTARIVM, 2023. Fotoğraf: Onagöre


Kitaptaki fotoğrafları tanımlamak gerekirse Punk Rock’ın aile albümü demek yerinde olur. Kareler hakkında tek tek çok bir şey yazmaya gerek var mı, emin değilim. Bu sayfalarda, günümüzün müzisyenlerinin fazlasıyla medyatik duruşlarından farklı bir şey görünüyor. 90’larda da farklı mıydı? Markey’nin fotoğraflarında beni etkileyen, görsel eklektizm. Her fotoğraf, anı kendi düzenine çekmek yerine anın ruhuna fotoğrafik olarak eşlik ediyor. Bazen flaşlı, bazen renkli, bazen keskin, sıklıkla flu. Bugün müzik piyasasında bunun tersine her TALENT, kendisi minik bir ajansmış gibi çalışıyor. Görselliği her zaman otantik olmasa da tutarlı ve incelikle düşünülmüş genç müzisyenler tüm ek mecraları kullanarak Spotify listelerinde yükselmeye, Instagram’da takipçi kazanmaya çalışıyorlar. Malum konserlerle hayatta kalmak iş başındayken sadece bir hayal.


Dave Markey, Scenes From Inside, COMMENTARIVM, 2023. Fotoğraf: Onagöre


Türkiye’den (ve aslında biri Amerika’dan) iki ismi anmadan bu yazıyı bitirmek haksızlık olur. Bunlardan birincisi Aylin Güngör. Aylin, yanlışsam beni düzeltir, çoğunlukla orta format renkli negatiflerle çekim yapan, Türkiye’de alternatif müziğin ve buralara gelip giden müzisyenlerin görsel tarihini tutan bir fotoğrafçı. Hala da tutmaya devam ediyor. Aylin Güngör’ün 2014 tarihli meşhur kitabı Oturduğum Yerden de müzisyenleri sıklıkla sahneden uzak gündelik hallerinde gösteriyor. Sıcak, zarif bir salaşlığı var fotoğrafların. Kitap kendi başına bir değerlendirmeyi hak ettiğinden burada sözü fazla uzatmıyorum.


Diğer isim Ebru Yıldız. We’ve Come So Far isimli kitabında New York tarihinde iz bırakmış sahnelerinden Death By Audio’nun son günlerini belgelemiş. Konserlerin coşkusu teknik açıdan mükemmel, aydınlık fotoğraflardan coşkuyla yansıyor. Burada bir mekân etrafında toplanan bir ailenin hikayesini bakıyoruz. Derli toplu bir proje izlediğimiz.


Dave Markey, Scenes From Inside, COMMENTARIVM, 2023. Fotoğraf: Onagöre


Scenes from the Inside’ı ön satışta edindim. Sonra Emincan’la buluşmamız bayağı bir vakit aldı ve Mayıs ayının başında kitabın kendisine kavuşabildim. İyi bir kitap bekliyordum ama bu kadarını da değil. Fotoğrafik gösterişlerden uzak durmuş, gerçek anlamda DIY ve komün estetiğini yansıtan bir aile albümü bana Ed Templeton’un, hatta Larry Clark’ın kitaplarını hatırlattı. Rock üzerine birçok kitapta ön planda olan fotoğrafçı burada önde değil, herkesin arasına yerleşmiş. “Eğer kahrolası fotoğrafta görünmüyorsam ben çekmişimdir.” Fotoğrafik üslup yerine orada olmanın egemenliğini kutluyor Scenes from the Inside. Şimdilik benim için senenin kitabına, şeytani bir rakama sahip olduğum için mutluyum. Son yüz senedir gitgide artan pervasız tüketiciliğimizin etkilerini tenimizde hissettiğimiz bu günlerde Gen Z, Punk’ın ruhunu bize tüm derinliğiyle yaşatıyor.


コメント


コメント機能がオフになっています。
bottom of page