Öktem Aykut Art Basel'de
- Unlimited

- 12 Haz
- 4 dakikada okunur
Öktem Aykut, Art Basel'de bu yıl üç farklı programda yer alıyor. Galeri, Premiere bölümünde Koray Ariş’in, Parcours bölümünde Can Altay’ın ve Basel Social Club’ın beşinci edisyonunda ise İhsan Oturmak’ın çalışmalarını sunuyor

Art Basel, 2025
Her yıl İsviçre’nin Basel kentinde gerçekleşen Art Basel’in ana fuarı bu yıl 19 - 22 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenleniyor. 1970’ten bu yana gerçekleştirilen fuar, bugün yalnızca Messe Basel’deki galerileri değil, kamusal alana yayılan projeleri, performans programlarını ve bağımsız platformları da kapsayan çok katmanlı bir yapıya sahip. Art Basel’in geçen yıl başlattığı Premiere bölümü, 18 - 21 Haziran 2026 tarihleri arasında son beş yıl içinde üretilmiş işlere odaklanan daha küratöryel sunumları bir araya getiriyor. Bu yıl üçüncü kez Stefanie Hessler küratörlüğünde gerçekleşen Parcours ise 15 - 21 Haziran 2026 tarihleri arasında Art Basel’in kamusal alana yayılan bölümü olarak Clarastrasse boyunca uzanan rota üzerinde mekâna özgü yerleştirme ve müdahaleleri kent dokusu içine taşıyor; program bu yıl birlikte yaşama, kamusal alan ve karşılaşma biçimleri etrafında şekilleniyor. Basel Social Club ise 14 - 20 Haziran 2026 tarihleri arasında sergi, performans, müzik ve kamusal buluşmaları bir araya getiren, kâr amacı gütmeyen deneysel bir platform olarak beşinci edisyonunu gerçekleştiriyor. Bu yıl Office başlığı altında düzenlenen program, Basel merkezindeki boş bir ofis binasına yayılıyor.
Bu yıl İstanbul merkezli Öktem Aykut da Art Basel’in Premiere, Parcours ve Basel Social Club kapsamında Koray Ariş, Can Altay ve İhsan Oturmak’ın çalışmalarını sunuyor. Galeri, Basel Social Club’a üçüncü kez katılırken önceki iki edisyonda Farm ve Bank başlıkları altında sırasıyla Renée Levi ve Selim Birsel’in işlerine yer vermişti.
Koray Ariş ile sesin heykelsi karşılığı
Solda: Koray Ariş, İsimsiz, 2021, Ahşap, deri, 84 x 10 x 15 cm
Sağda: Koray Ariş, İsimsiz, 2022, Ahşap, deri, 71 x 44 x 6 cm. Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
Koray Ariş’in çalışmaları, 18 - 21 Haziran 2026 tarihleri arasında Art Basel’in Premiere bölümünde görülebilecek. Strings başlıklı sunum, sanatçının 2021 ile 2026 yılları arasında ürettiği son dönem çalışmalarından oluşuyor ve Ariş’in yapıtlarında içkin olan sese odaklanıyor. Deri ve ahşap kullanımıyla geliştirdiği organik soyutlama diliyle tanınan sanatçı, bu seride dönüşüm hâlindeki ilkel formları ele alıyor. Sunumda yer alan 15 parça, ince çelik halatlarla havaya asılarak bir araya geliyor; her biri farklı bir forma sahip olan işler, birlikte izleyicinin içinde dolaşabildiği labirent benzeri bir iç mekân oluşturuyor.
1963 - 1968 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel eğitimi alan Koray Ariş, ardından eğitimini sürdürmek üzere Roma’ya gitti. Sunum metni, Ariş’in pratiğini Türkiye’deki akademik heykel geleneğiyle kurduğu ilişki üzerinden ele alıyor ve sanatçının bu gelenek içinde form ve malzeme ifadesine dair özgün bir süreklilik taşıdığına işaret ediyor. Strings başlığı yaylı çalgılara gönderme yaparken, sergideki parçalar hem kabuk benzeri formları hem de ön ve arka yüzleriyle görünür kılınmaları üzerinden sesin soyut karşılıkları olarak okunuyor. Yapıtların iki yüzünün aynı anda algılanabilmesi, formların iç yapısı ile dış yüzeyini birbirini tamamlayan iki görsel katman hâline getiriyor. Ariş’in daha önce büyük ölçekli, bağımsız duran vurmalı heykeller ürettiği düşünüldüğünde, bu yeni seri sanatçının müzikle kurduğu ilişkiyi bu kez “fosilleşmiş ses manzaraları” fikri etrafında sürdürüyor.
Can Altay ile kamusal alan ve karşılaşma biçimleri
Solda: Can Altay'ın eskizi
Sağda: Can Altay, Setting a Setting (Nr. 46), 2026. Fountain (metal, cam, Tom Rae Smith’in ses çalışması ve Michael Legan’ın remix'leriyle), ahşap banklar ve canlı konuşma. ⌀ 150 × 28 cm
Can Altay, 15 - 21 Haziran 2026 tarihleri arasında Art Basel Parcours kapsamında Rebgasse 43’te bulunan boş bir ticari mekânda Setting a Setting (Nr. 46) başlıklı mekânsal müdahalesini sunuyor. Ses bileşenleri içeren bir heykel, oturma elemanları ve konuşma oturumlarından oluşan çalışma, karşılaşma ve birlikte bulunma üzerine kurulu bir ortam öneriyor. Yerleştirmenin merkezinde bulunan Fountain başlıklı ses heykeli, titreşimler aracılığıyla kumu hareket ettirerek ses dalgalarının fiziksel etkilerini görünür hâle getiriyor. Kamusal meydanlar ve avlulardaki karşılaşma alanlarını çağrıştıran çeşme fikri, burada su yerine kum kullanılarak yeniden ele alınıyor. Metin ayrıca çeşmelerin tarihsel olarak diplomatik görüşmelerde akustik bariyer işlevi de gördüğünü hatırlatıyor.
Program kapsamında 16 Haziran 2026 tarihinde Can Altay ile Parcours küratörü Stefanie Hessler’in katılımıyla bir konuşma gerçekleşecek. Nicole Coson, Pélagie Gbaguidi, José Montealegre ve Claudia Pagès Rabal’ın da yer aldığı Cohabitation and Conviviality başlıklı oturum, sanatçının yerleştirmesi içinde düzenlenecek. Konuşmada, kutuplaşmış bir dünyada sanatsal sorumluluk, birlikte yaşama ve paylaşım biçimleri gibi başlıklar ele alınacak.
20 Haziran 2026 tarihinde ise İstanbul doğumlu, Kazak kökenli vokal ve performans sanatçısı Saadet Türköz, Setting a Setting (Nr. 46) kapsamında bir performans gerçekleştirecek. 1981’den bu yana İsviçre’de yaşayan Türköz’ün hafıza, ses ve melodileri bir araya getiren pratiği, sözlü anlatı ile performans arasında şekilleniyor. Sanatçı daha önce Can Altay ve Öktem Aykut ile farklı projelerde bir araya gelmiş, son olarak 61. Venedik Bienali kapsamındaki Fransız Pavyonu’nda Conversation with Saturn başlıklı performansı sunmuştu.
İhsan Oturmak ile çalışma hayatının görünmez gerilimleri
Solda: İhsan Oturmak, Margin of Error, 2026, Tuval üzerine yağlı boya, 140 x 200 cm
Sağda: İhsan Oturmak, Wet Signature, 2026, Fiberglas, 168 x 77 x 48 cm. Fotoğraf: Barış Özçetin
İhsan Oturmak’ın çalışmaları ise 14 - 20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Basel Social Club’ın Office başlıklı beşinci edisyonunda yer alıyor. Art Basel haftası boyunca Basel merkezindeki boş bir çok katlı ofis binasına yayılan program, ofis mekânını düşünme ve karşılaşma alanı olarak ele alıyor. Dijitalleşme, uzaktan çalışma ve yapay zekâ gibi dönüşümlerin şekillendirdiği yeni çalışma koşullarına odaklanan Basel Social Club; sergiler, performanslar, müzik programları ve kamusal buluşmalar aracılığıyla emek, zaman, üretkenlik ve dinlenme kavramlarını tartışmaya açıyor.
Program kapsamında sunulan üç resim ve bir heykelden oluşan seçki, modern çalışma hayatının katı yapıları ile bireysel hareket alanı arasındaki gerilimlere odaklanıyor. Ofis katları ve otopark alanına yayılan işler, sanatçının Basel Social Club kapsamındaki ilk sunumunu oluşturuyor. Oturmak’ın çalışmaları gündelik hayatı yalnızca tekrar eden bir rutin olarak değil; psikolojik sıkışmaların, mikro direnç biçimlerinin ve görünmez toplumsal gerilimlerin açığa çıktığı bir alan olarak ele alıyor.
Bu yıl Basel Social Club’a üçüncü kez katılan Öktem Aykut, önceki iki edisyonda Farm ve Bank başlıkları altında sırasıyla Renée Levi ve Selim Birsel’in işlerini izleyiciyle buluşturmuştu.

















Yorumlar