İnsanın doğa ile arasındaki sorunlu ilişkiyi keşfetmek

İnterdisipliner bir akademi-sonrası kurumu olarak, Hollanda'nın Maastricht kentinde bulunan Jan van Eyck Academie, dünyanın her yerinden sanatçılara, tasarımcılara, yazarlara, küratörlere ve mimarlara mekân açarak katılımcılarına pratiklerini geliştirmek için gereken zaman, alan ve uzmanlığı sağlıyor. Gıda, Malzeme, Fotoğrafçılık ve Görsel-İşitsel, Baskı ve Yayıncılık, Gelecekteğin Malzemeleri gibi laboratuvarları ve kütüphanesi ile, katılımcıları projelerini kavramsallaştırmaları ve üretmeleri için destekliyor. Akademinin Doğa Araştırmaları, Sanat ve Toplum ve Araştırma ve Eğitim bölümleri, katılımcıların projelerini çeşitli iş birlikleriyle gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Akademi hem araştırma ve denemeler için, hem de (kamuya açık) tartışma ve karşılıklı alışveriş yapmak için bir mekân sunuyor. Jan van Eyck Academie'nin halka açık programı, iklim krizi aciliyetini merkeze yerleştirerek yeni perspektifler sunarken, çevresel kırılma noktaları üzerine sanat yoluyla konuşmaları teşvik ediyor. Akademinin İletişim departmanından Solange Roosen ile konuştuk


Röportaj: Liana Kuyumcuyan



Jan van Eyck Akademi mezunu Ju Hyun Lee tarafından düzenlenen atölye çalışması,

The Food Art Film Festival, 2019



Doğa Araştırmaları departmanını "İklim krizi ve ardından gelen sosyal, ekolojik ve politik gelişmeler ışığında araştırma ve politika oluşturmaya teşvik eden" bir platform olarak açıklıyorsunuz. Doğa Araştırmaları çatısı altında gerçekleştirdiğiniz projelerinizi özetleyebilir misiniz?


Doğa Araştırmaları departmanı, insanın doğa ile sorunlu ilişkisini keşfetmek ve onları teorik ve pratik düzeyde kolaylaştırmak isteyen sanatçılara yardım etme ihtiyacı ile 2017 yılında Jan van Eyck Academie'de kuruldu. Bölüm, yıl içerisinde atölye çalışmaları, okuma grupları ve saha gezileri düzenliyor.


Doğa Araştırmaları departmanı tarafından ilki 2018 yılında gerçekleşen The Food Art Film Festival (FAFF) her yıl düzenlenen, disiplinler arası bir araştırma festivali olarak hem yerel hem de uluslararası alanda çiftçiler, şefler ve bilim insanları ile tasarımcı ve mimarları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu disiplinler arası yaklaşım sayesinde gıda sürdürülebilirliğinin geleceği üzerine düşünmeyi hedefliyor. Etkinlik gıda, sanat ve filmi bir araya getirerek, gıdanın doğa, bitkiler, hayvanlar ve sağlığımızla olan ilişkisi üzerine düşünmemizi amaçlarken, konuya olan bakış açımıza yeni perspektifler katmayı odağına alıyor. FAFF aynı zamanda 2018 yılında Çin’in Xiamen kentinde; sanat platformu C-Platform, Guangzhou Hollanda Konsolosluğu ve Xiamen Lucitopia Culture işbirliğiyle düzenlendi.


Ayrıca Doğa Araştırmaları departmanı ve Jan van Eyck Kütüphanesi işbirliğiyle, farklı insan ve insan olmayan varlıklar üzerine farkındalığı arttırmak için Okuma Grupları düzenlenmiştir.


Bunlara ek olarak, Doğa Araştırmaları departmanı Jan van Eyck Academie bünyesinde sebze bahçesi ve seralarla ilgilenmekte. Bahçe, Lucilla Kenny’nin düzenlediği “doğal boyama” atölyesi gibi çeşitli atölyeler veya katılımcıların araştırmaları için bir zemin görevi görüyor.



Solda: Jan van Eyck Akademi

Sağda: Jan van Eyck Akademi sebze bahçesi,

Jorgge Menna ve Joelson Buggilla'nın projesi Hinterland ile birlikte


Doğa Araştırmaları departmanında geliştirilen projelerin çıktıları nasıl yayınlıyor? Tasarımcı ve araştırmacılara nasıl ulaşıyor?


Doğa Araştırmaları departmanı fikirler ve çıktılarını katılımcılarla ve kamuoyuyla festivaller, atölyeler ve okumalar aracılığıyla, aynı zamanda konferanslar vererek, makaleler yayınlayarak, geniş bir ağla bağlantı içinde bulunarak ve işbirlikleri yaparak yayıyor. Örneğin de Onkruidenier isimli duo, Bamboo Curtain Studio ile katılarak Taiwan’ın Taipei şehrinde bir sanatçı değişim programına katılmıştı. 2019 yılında, Jan van Eyck Academie 6 aylığına Londra’daki Central Saint Martins’in Geleceğin Malzemeleri Yüksek Lisans Programı Direktörü Kieren Jones’u Araştırmacı Ortak olarak ağırlamıştı. Bu süreçte kendisi de Future Materials Bank’i (Geleceğin Malzemeleri Bankası) geliştirmek üzerine çalışmalar yapıyordu. Doğa Araştırmaları departmanı aracılığıyla Jan van Eyck Academie, aynı zamanda dünya çapında yaklaşık 45 ortağı, resmi olmayan bir sanat organizasyonu ağında bir araya getiren ve yaratıcı uygulamalarıyla çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunan Green Art Lab Alliance'ın (GALA) bir parçasıdır.

Doğa Araştırmaları, akademiye yeni laboratuvarlar ekleyerek araştırma ve bilgi geliştirmeyi de ilerletiyor: 2018'de sanatçıların ve tasarımcıların hem teorik hem de pratikte gıda odaklı projelerini denemelerini ve geliştirmelerini sağlayan Gıda Laboratuvarı’nı kurdu. Ayrıca Geleceğin Malzemeleri Laboratuvarı, 2020 yılında Doğa Araştırmaları departmanından ayrılarak daha bütünsel ve sürdürülebilir sanat uygulamalarına katkıda bulunmaya yöneldi.



The Food Art Film Festival, 2020



Şimdiye kadar yapılan projelerde iklim kriziyle ilgili ne tür araçlar geliştirildi?


Doğa Araştırmaları departmanı tarafından geliştirilen en yeni ve kapsamlı araç Future Materials Bank; sanatsal uygulamalarda kullanılmak üzere toksik olmayan, biyolojik olarak parçalanabilen ve diğer sürdürülebilir malzemeleri toplayan bir çevrimiçi malzeme bankası. Bu banka, sanatçılara pratiklerinde daha bütünsel bir yaklaşım geliştirebilmeleri için ilham vermeyi amaçlıyor. Future Materials Bank pek kapsamlı olmayan, ama sürekli büyüyen bir proje. Herkes koleksiyona katkıda bulunabilir. Akademi için bir sonraki adım, katılımcılarımıza sanat uygulamalarında sürdürülebilir malzemelerin kullanımında aktif olarak yardımcı olabilmek için Future Materials Bank’i daha da geliştirmek.



Jan van Eyck Akademi, Future Materials Bank



Yaratıcı alanlarda ekolojik ve sürdürülebilir çözüm üretmeye yönelik araştırma ve üretime doğru artan bir eğilim görüyor musunuz?


Sanatçılar, tasarımcılar ve diğer yaratıcı alanlarda doğaya yeniden dönme, iklim kriziyle bağlantı kurma, sosyo-politik ve tekno-ekonomik etkiler üzerinde durarak araştırmalarında bu yönde pozisyon aldıklarına dair artan bir ilgi görüyoruz. Doğa Araştırmaları departmanını kurmamızdaki en büyük motivasyon da bu artan ilgiyi görmemizdi. Katılımcılarımız sanat, tasarım ve diğer yaratıcı disiplinlerin uzun vadeli politika yapmada nasıl sürdürülebilir bir rolü olabileceğine dair eğiliyorlar. Biz de bu ihtiyacın farkındayız ve katılımcılarımızı arayışlarında desteklemek, aynı zamanda gelecek için kuvvetli bir akademik ortam sağlamak için kendimizi eğitmek, fikir ve düşüncelerimizi ortaklarımızla ve kamuyla paylaşmak istiyoruz. Bu tabii ki sadece çözüm üzerine düşündüğümüz anlamına gelmiyor; farkındalık yaratmak, iklim krizinin aciliyetini ifade etmenin yeni yollarını bulmak ve iklim değişikliğinin sosyal sonuçlarını yansıtmakla da ilgili. İklim krizi karşısında hem düşünsel anlamda hem de eylemlerimizde bir değişiklik yaratabilmekle ilgili.



127 görüntüleme