Dazed Heroes

Altın Tatlı’nın kişisel sergisi Dazed Heroes, 20 Eylül Salı akşamı, tasarımlarında hikâyeleri, kültürleri ve gelenekleri harmanlayarak günümüz sokak modasına yansıtan Les Benjamins'in Nişantaşı'nda yer alan flagship mağazasında izleyiciyle buluştu



Altın Tatlı, Fotoğraf: Azel Seçkin


Bugüne dek mekanlarında Daniel Arsham ve Ali Cha Aban’ı görmüş olduğumuz Les Benjamins’le siz nasıl karşılaştınız?


Lamia, Benji ve Les Benjamins ailesinin geri kalanıyla tanışmam hayatımdaki o kırılma noktalarından birindeydi. Tam iki yıl önce, bu sıralarda büyük kişisel sergime hazırlanıyordum. Sergiden sonra planım Avrupa’da master yapmaktı. Ama Tabiat Ana'nın daha büyük planları vardı, bu yüzden talihsiz koşullarla birlikte tüm planlarımı unuttum ve herkes gibi korktum. Bütün eserlerimi önüme koydum ve kendimi sorguladım; “Bu dünyada ne yaptım? Bu dünyayı daha güzel bir yer yapmak için ne yaptım?” Ve sonra sanat şövalyeliğine başladım. Beni ve eserlerimi gören Les Benjamins ekibi pandemide çektiği kampanya videosunda yer almam için bana teklif sundu. Benden kendim olmam istendi, ki en çok bunu yapmayı seviyorum. Les Benjamins hakkında kalbimi yakalayan şey cömertlikleri oldu.



Altın Tatlı, Les Benjamins Flagship mağazasında gerçekleşen sergisinden, Fotoğraf: Azel Seçkin


Lamia, Benji ve LB ailesi beni fark ettikten kısa bir süre sonra Les Benjamins x Nike kampanya videosunda yer almam için teklif geldi. Çok heyecanlıydım çünkü uzun zamandan beri ilk defa sadece bir model olarak değil, kendim olarak, bir sanatçı olarak filme alınacaktım. Çekim gününde Benji ile şahsen tanıştım. Ne kadar alçakgönüllü ve doğal oluşuna şaşırdım, çünkü genellikle moda endüstrisindeki insanlar kendini beğenmiş ve kibirlidir, özellikle de ünlü bir markanın başındaysa. Kendi kendime düşündüm; ben böyle olmak istiyorum. Büyük bir sanatçı olduğumda alçakgönüllü, cömert ve kibar kalmak istiyorum. İşte biz böyle karşılaşıp arkadaş olduk.



Altın Tatlı, Les Benjamins Flagship mağazasında gerçekleşen sergisinden, Fotoğraf: Azel Seçkin


Dazed Heroes isimli ilk kişisel serginiz dün bir günlüğüne Les Benjamins Nişantaşı flagship mağazasında sergilendi. Yapıtlarınızda samimiyet ve bağlantı kavramlarını maksimalist prizmanız aracılığıyla keşfettiğinizi okudum. Bu ne demek açabilir misiniz?


Maximalizm, minimalizme zıt bir kavramdır. Yani bilgi içinde bilgi, detay içinde detayla karşılaşırsınız maksimalist bir eserde. Ben çok detaycıyım ve bir şeyden bahsedeceksem eğer, bunu uzun süre yaptığım araştırma sonucu aktarırım. Maksimalist bir ressam sadece resim yapmaz; biyoloji, fizik, psikoloji, tarih gibi diğer dalları da merak eder, okur ve araştırır. Mezun olduğum MassArt’da Harvardlı profesörlerin derslerimize girdiği biyoloji, uzay fiziği, psikoloji gibi dalların zorunlu olması beni çok besledi. Şu anda da Kanada’ da Alberta Üniversitesi’nden entomoloji dersleri alıyorum. Bu prizmadan dünyaya bakınca, bir de insan ilişkilerimde de bu derinlikle her şeyi gözlemleyip deneyimleyince işte samimiyet ve bağlantı kavramlarını keşfetmiş oluyorsunuz. Açılışa da resmettiğim herkesi bu yüzden çağırdım. Şeffaf ve samimi bir deneyim olsun istedim. Zaten bu dijital çağda her şey şeffaf.


Altın Tatlı, Les Benjamins Flagship mağazasında gerçekleşen sergisinden, Fotoğraf: Azel Seçkin


Sanat pratiğinizde en çok nelerden besleniyorsunuz?


Bir maksimalist olarak dediğim gibi beni her bilim dalı, yeni bilgi, deneyimler ve insanlar besliyor. İçinde yaşadığımız evrene çok büyük bir hayranlık besliyorum. Bu kafası şaşkınlıktan uçan emoji var ya, benim için şahit olduğum ve öğrendiğim her şey aklımı uçuran, hayret ettiren bir deneyim. Bu da detaylı ve derin bakmamla alakalı sanırım. Özellikle biyoloji, uzay fiziği, tarih, psikoloji, moda, dövüş sanatları ve insan ilişkileri beni besliyor.

Hayat bana bazı insanların hayatımıza girip bizimle kalmasının veya onlarla arkadaş ya da sevgili olmayı seçmemizin bir nedeni olduğunu öğretti. Dazed Heroes (Şaşkın Kahramanlar) eserlerinin öznelerinin neredeyse tamamı arkadaşlar, sevgililer ve karşılaştığım insanlardan oluşmaktadır. Bu da tabiki de bu şehirde karşılaştığım ve ilişkilendiğim insanlar. İçlerinde sanatçılar da var.


Uzaylılar gibi, bilinmeyenlerle dolu devasa bir dünyaya iniyoruz; eğlenceli ve aynı zamanda tehlikeli. Dünyaya geldiğine şaşırmış kahramanlar olarak büyümek için arkadaşlarımızın, sevgililerimizin veya karşılaştığımız kişilerin rehberliğine ihtiyacımız var. Bizler, ya tatlı kokulu güzel bir çiçeğe ya da çürümüş et kokulu etçil bir çiçeğe çekilen aynadan zırh giymiş böcekler gibiyiz. Sergimdeki eğlenceli ve samimi ortam bundan kaynaklı. Arkadaşlar olarak Altın Tatlı ve Les Benjamins ailesi yalın ve insanların nasıl davranacağını bilemeden kasıldığı beyaz galeri ortamlarına uzak bir şekilde sanatseverler ve koleksiyonerlerin birlikte eğlendiği ve eserleri kutladığı samimi bir ortam yaratmış oldu.

Küratörlüğünü Olivia Ives Flores'in üstlendiği yapıtlara buradan ulaşılabilir.



Altın Tatlı, Les Benjamins Flagship mağazasında gerçekleşen sergisinden, Fotoğraf: Azel Seçkin