59. Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’ne dair

Covid-19 tedbirleri kapsamında bir yıl ertelenen, Cecilia Alemani küratörlüğünde 23 Nisan-27 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Venedik Bienali 59. Uluslararası Sanat Sergisi’nde yer alan Türkiye Pavyonu için yapıt üretecek sanatçı Füsun Onur küratör ise Bige Örer olarak belirlendi. Venedik Bienali gibi en önemli uluslararası buluşma noktalarından birinin iç yapısının nasıl işlediğini daha iyi anlamak üzere Örer ile konuştuk

Röportaj: Murat Alat

Bige Örer, Fotoğraf: David Levene



İKSV’nin web sayfasında belirtildiğine göre Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Dışişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları himayesinde düzenleniyor ve İKSV tarafından gerçekleştiriliyor. Bu ifadenin açılımı nedir? Nasıl bir iş birliği söz konusu? Bize bakanlıkların ve İKSV'nin rollerini açabilir misiniz?

Venedik Bienali, sergide yer alan ulusal pavyonların hazırlık sürecine ülkelerin ilgili bakanlıklarının dahil olmasını ve sergileri ya bu bakanlıkların ya da yetkilendirdikleri yapıların düzenlemesini mümkün kılıyor.


İKSV de 2007 yılından beri bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde Venedik Bienali’ndeki Türkiye Pavyonu’nun organizasyonunu üstleniyor. 21 destekçinin katkılarıyla, 2014’te Venedik Bienali’yle yapılan anlaşma sonucunda Türkiye’nin 20 sene boyunca Arsenale’de kalıcı bir mekân kullanması mümkün olunca, Türkiye Pavyonu bu tarihten itibaren Mimarlık Bienali’nde de yer almaya başladı. Her iki sergideki Türkiye Pavyonu için İKSV, Danışma Kurulu’nun oluşturulması, sanatçı/mimar ve küratörün belirlenmesi, serginin ve sergiye ilişkin programların ve yayınların koordinasyonu, kaynak geliştirme, yerel ve uluslararası basın çalışmalarından sorumlu. Dışişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları da diplomatik ilişkilerin yürütülmesi gibi konularda aktif rol oynuyor ve sergi bütçesine katkıda bulunuyor.


Mevcut durumda Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’ne Türkiye Pavyonu kapsamında katılacak sanatçının bir danışma kurulu kararıyla belirlendiğini biliyoruz. Peki danışma kurulu kimler tarafından ve nasıl seçiliyor? Bu kurul oluşturulurken neler gözetiliyor?

Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu üyeleri, Türkiye Pavyonu’nun koordinasyonunu yürüten İKSV tarafından davet ediliyor. Güncel sanatın farklı alanlarında üretim yapan sanatçılar, küratörler, sanat profesyonelleri, akademisyenler, sanat tarihçileri ve yazarlar bu sürece katkı sağlıyor. Danışma kurulu üyelerinden alanlarında deneyimli ve yetkin olmalarını, yerel ve uluslararası sanat alanını yakından takip etmeleri önemli. Kurul üyelerinden Türkiye Pavyonu’nun o sene gerçekleştirilecek sergisinde çalışmak üzere isimler önermelerini istiyoruz. Üyeler arasında Venedik Bienali’nde farklı rollerde çalışmış sanatçı ve küratörlerin olması da deneyim aktarımını mümkün kılıyor. Beş kişiden oluşan danışma kurulunda uluslararası bir isim de yer alıyor. Bu kişinin hem uluslararası alandaki deneyimi hem de Türkiye sanat alanını tanıyan, sanatçıların pratiklerine merak duyan bir küratör olmasına önem veriyoruz. Bu kurullar statik yapılar değil; farklı seslerin ve fikirlerin tartışılabilmesi için üyeler de iki edisyonda bir değişiyor. Şimdiye kadar Türkiye’den pek çok sanatçı, küratör ve kültür insanı bu kurullarda yer aldı ve değerli deneyimlerini paylaştı.



Solda: Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi, Türkiye Pavyonu,

Ali Kazma, Rezistans

Sağda: 2019 Venedik Bienali, Türkiye Pavyonu, Poyraz Tütüncü



İKSV’nin Venedik Bienali sergilerine (mimarlık ve sanat) Türkiye’nin katılımındaki önemi yadsınamaz. Bugüne kadar danışma kurullarında yer alan isimler de çok değerli şahıslar olageldiler; ancak biraz şüpheci gözle bakıldığında isimler değişebilse de belirli kurumların/ailelerin bu kurulda aldıkları rol alttan alta devam ediyor gibi. Bu kurumların/ailelerin Türkiye güncel sanatındaki rolü görmezden gelinemez ayrıca Türkiye’deki değerli insanların önemli bir kısmı bu kurumlarla/ailelerle çalışıyor ancak yine de danışma kurulundaki sürekli varlıkları bir yerden sonra açmaza dönüşme riski taşımıyor mu?

İKSV kurullara bilgi, deneyim, üretim ve paylaşım gibi değerleri göz önünde bulundurarak, kurumları değil kişileri davet ediyor. Profesyonel hayatları boyunca farklı kurumlarda çalışan üyeler olduğu kadar çalışmalarını bağımsız olarak sürdüren üyeler de olabiliyor. İKSV olarak Danışma kurulu üyelerinin kendi alanlarında gerçekleştirdikleri üretimlerin, bu alana sağladıkları değerli katkıların sonucunda deneyimlerini paylaşmalarını ve sergilerin hazırlık aşamasında birlikte düşünebilmeyi önemsiyoruz. Venedik Bienali gibi dünyanın farklı coğrafyalarından yüzlerce sanatçının, profesyonelin ve basın mensubunun bir araya geldiği bir alanda Türkiye’deki sanatsal üretimin çeşitliliğini sunarak, birlikte çalıştığımız sanatçı ve küratörlere yeni eserlerin, sergilerin, yayınların üretilmesi için bir alan açmak için çalışıyoruz. İKSV bu çalışmaları sürdürürken her zaman bağımsızlığını korumayı başaran bir kurum oldu. Danışma kurullarını da her zaman aynı anlayışla belirliyor.



Cevdet Erek, RM photo studio, 2017



İKSV’de hem İstanbul Bienali’nin hem de Güncel Sanat Projeleri’nin direktörüsünüz. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun da sorumluluklarınız arasında. Danışma kurulu gelecek Bienal için Füsun Onur’u seçti ve anladığım kadarıyla o da sizinle çalışmayı tercih etti. Peki sorumlusu olduğunuz bir yapıda küratör olarak seçilmiş olmak sizi zor bir durumda bırakmıyor mu?

Yirmi seneye yakın zamandır sanatçılarla birlikte çalışıyorum ve uluslararası sergiler gerçekleştiriyorum. Hem bienal hem de birçok farklı proje için dünyanın farklı coğrafyalarında bu alanda araştırmalar yürütüyor, bu alanın kavramsallaştırılması üzerine çalışıyor, uluslararası ağın gelişmesinin önemine inançla da faaliyetler yürütüyorum. Kuruluşundan beri başkan yardımcısı olarak yer aldığım Uluslararası Bienaller Derneği’nde programlama ve yayın çalışmalarında aktif rol alıyorum. Benim için sergi yapmak, sanatçılarla birlikte çalışmak hayatımda en iyi bildiğim, en çok keyif aldığım şeylerden biri.

Günümüzde küratörün tanımı, görevi ve ajandası oldukça geniş: Harold Szeeman küratörü “yazar/müellif” (author) olarak tanımlarken, bugün Claire Doherty ve Paul O’Neill producer yani “üretici” olarak konumlandırıyor; ya da farklı bağlamlarda facilitator yani “kolaylaştırıcı” olarak adlandırılıyor. Ben de bu sergide Füsun Onur’un bir kez daha uluslararası sanat alanında hak ettiği yere yerleşmesi ve bu sergi için kurduğu hayalleri gerçekleştirebilmesi için çalışıyorum. Füsun Onur yarım yüzyılı aşkın pratiğinde hiçbir zaman yüksek ses çıkarmayı tercih etmedi; o her zaman fısıltıyı yeğledi. Türkiye’de ve yurtdışında 1970’ten beri katıldığı 100’e yakın serginin çoğu için yeni eserler üretti. Onur, her zaman en çok eserlerinin üretim sürecinde heyecanlandığını ifade etmiştir. Ben de tüm deneyim ve birikimimle, onun özgürce üretmesi için tüm koşul ve ilişkileri sağlayarak, sanatıyla arasına girecek dünyevi sorunlardan onu azat etmek için çalışıyorum.


Bu serginin küratörü olarak Füsun Onur’a eşlik etmek, çalışma sürecini kolaylaştırmak, onunla birlikte düşünmek, gerektiğinde onu temsil etmek, bu sergi için hazırlamaya başladığımız yayın üzerine çalışmak benim için büyük bir mutluluk ve onur kaynağı. İKSV’nin tecrübeli ekipleriyle bu serginin en iyi şekilde gerçekleşmesi için çalışacağız. Tabii ki Füsun Onur’u bu sergiyle bir kez daha uluslararası sanat tarihi bağlamında konumlandırmaya katkıda bulunmak büyük bir sorumluluk; bu anlamda da heyecan duyuyorum.



Venedik Bienali 56. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu



Gelecek bienali de sayarsak dört bienaldir önce danışma kurulu sanatçıyı seçiyor, sonra seçilmiş olan sanatçı bir küratör belirliyor. Alışılagelenin dışında bir yol. Böyle bir yol seçmeye ne sebep oldu? Bu yolun verimli olduğunu düşünüyor musunuz?

Venedik Bienali ulusal pavyonlarının sanatçı ve küratör davet süreçleri çeşitlilik gösterse de en temelde üç yönteme dayanıyor. Kurulun küratörü davet etmesi, küratörün sanatçı/sanatçıları belirlemesi, kurulun sanatçıyı davet etmesi veya daha az sayıda olmakla beraber açık çağrı yapılması. Aslında kurulun sanatçıyı davet etmesi ve sanatçıyla beraber küratörün davet edilmesi, bu alanda sıkça rastlanan bir yöntem, bu sebeple alışılagelenin dışında bir yol olduğunu söyleyemeyiz.


Bu yolu izlemeye Danışma Kurulu üyeleriyle beraber karar verdik. Bu yöntemi ve uygulanan diğer yöntemleri Danışma Kurulu toplantılarında tartışmaya açıyor ve her bir yöntemi artıları, eksileriyle beraber değerlendiriyoruz. Bu sistemin verimli bir şekilde işlediğini önceki edisyonlardaki deneyimimizle gördük. Sanat Bienali’nde kurulun öncelikli olarak sanatçıya karar vermesi, aynı zamanda sanatçının bu ekosistem içinde bizim için merkezde olduğunu vurguluyor; küratör ve sergi ekibinin sanatçının çalışmalarını, hayallerini gerçekleştirmek ve ona bu süreçte eşlik edecek şekilde rol almasını önemsiyoruz.


Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi için Türkiye Pavyonu projesi bir süredir açık çağrıyla belirleniyor. Böyle bir düzenlemenin Türkiye Güncel Sanat alanına büyük bir motivasyon ve dinamizm getirme ihtimali varken Sanat Sergisi için neden bu yola gidilmiyor?

Açık çağrı sistemi de elbette değerlendirdiğimiz ve gelecekte de yeniden değerlendirilebilecek bir yöntem. Mimarlık alanında yapılan bienaller görece tüm dünyada sanatla karşılaştırıldığında oldukça yakın tarihlerde uygulanmaya başladı. Ülkemizde mimarlık eğitiminin daha kavramsal ve deneysel bir düşünme süreci takip etmesi de ancak son senelerde gerçekleşmeye başladı. Mimari alanında farklı çalışma biçimleri görülebildiği, bu alandaki etkinliklerde açık çağrı sistemi daha yaygın olduğu ve iyi sonuç verdiği için bu pavyonda da bu yöntem tercih edildi. Sanat alanında açık çağrı sisteminin artıları olabileceği gibi eksileri de var. Örneğin, böyle bir süreç daha deneyimli kuşaktan sanatçı ve küratörleri dışarıda bırakabilir. Ya da genç sanatçılar için motivasyon sağladığı kadar hayal kırıklığına da yol açabilir. Bu tür kararları da Danışma Kurulumuz ile birlikte veriyoruz; önümüzdeki dönemde bu yöntemlerin daha verimli olacağına dair karar alınması durumunda bu sistemler de uygulanabilir.

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon