Ekho ve Narkissos’un ardından: Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin?


Selen Ansen küratörlüğündeki Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? başlıklı grup sergisi İstiklal caddesinin önemli sanat mekânlarından Meşher’de açıldı. Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkı mitinden hareketle, yurt içi ve yurt dışından toplam 44 sanatçının 120’ye yakın eserini buluşturan sergi, 12 Şubat 2023 tarihine kadar devam ediyor

Sergiden yerleştirme görüntüsü, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe


İsmini Emily Dickinson’ın Ben Hiç Kimseyim! Sen Kimsin? şiirinden esinlenerek alan ve Antik Yunan mitolojisindeki orman perisi Ekho ile güzelliğiyle bilinen Narkissos’un karşılıksız aşkı üzerinden kavramsal çerçevesini oluşturan sergi, bu kadim anlatının sunduğu yansıma, yankılanma, başkalaşma temalarını günümüzün sanatsal ve toplumsal dinamiklerinin ışığında yorumluyor. Serginin küratörlüğünü üstlenen Selen Ansen, serginin Ekho ve Narkissos mitinin merkezinde yer alan “başkalaşım” kavramından yola çıktığını ve ikililik üzerinden temellendiğinin altını çizerken, bu hikâyeyi betimlemeyi amaçlamadığını, daha ziyade, Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkından geriye kalanları odağına aldığını vurguluyor.


Yurt içi ve yurt dışından olmak üzere farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getiren sergide, ödünç alınan eserlerin yanı sıra, Vehbi Koç Vakfı desteğiyle bu sergi bağlamında çeşitli mecralarda üretilen yapıtlar da yer alıyor. Meşher’in üç katına yayılan sergi ziyaretçileri sayısız sen(ler), ben(ler), arzular, anlatılar, imgeler ve yaşanmışlıklar arasında ilişkilerin örüldüğü bir alana davet ediyor.


Sergiden yerleştirme görüntüsü, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe


Sanatçılar, Marina Abramović, Erol Akyavaş, Dieter Appelt, Koray Ariş, Eylül Aslan, Levent Aygül, Mehtap Baydu, Deniz Bilgin, Handan Börüteçene, Elina Brotherus, Betty Bui, Claude Cahun, Aslı Çavuşoğlu, Laurence Demaison, Lee Friedlander, Ryan Gander, Nan Goldin, Jessica Harrison, Camille Henrot, Charles Holland & Elly Ward, Talbot Hughes, John Isaacs, Fatoş İrwen, Gizem Karakaş, Nermin Kura, Marcantonio Raimondi Malerba, Bevis Martin & Charlie Youle, Radenko Milak, İz Öztat, İz & Ra, Evan Penny, Gerhard Richter, Necla Rüzgar, Stéphanie Saadé, Fabrice Samyn, Jenny Saville & Glen Luchford, Yusuf Sevinçli, Yaşam Şaşmazer, Ayça Telgeren, Defne Tesal ve VOID’in eserleriyle yer aldığı sergi, Ekho ve Narkissos mitinin ve mitolojik anlatının döngüsel ve tekerrüre dayalı yapısını benimserken, hikâyenin geride bıraktıklarını odağına alarak uzak, geçmiş ya da yabancı şeylerin bize kadar ulaşması ve hayatlarımıza eklenmesi için zaruri mesafeleri vurguluyor.


Necla Rüzgar, Bakmalar Denizi, 2021, Sanatçı ve Galeri Nev’in izniyle, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe


Hikâyeye göre gevezelikle suçlanan Ekho, tanrılar tarafından asla kendi adına konuşmamak, sadece işittiği sesleri ikilemek ve duyduğu sözlerin son kelimelerini tekrar etmekle cezalandırılıyor. Günlerden bir gün, uzaktan gördüğü Narkissos’a aşık oluyor, ancak genç adam aşkına karşılık vermediği gibi, onu kendinden uzaklaştırıyor. Üzüntüsünden gözlerden ırak bir yerde kendisini ölüme terk eden Ekho’dan geriye bedensiz, yankılanan bir ses (echo/yankı) ve taşa dönüşen kemikleri kalıyor. Narkissos’un kaderi de Ekho’nunkine benziyor. Günlerden bir gün, bir gölün yüzeyinde gördüğü kendi yüzünün yansımasına vurulan Narkissos âşık olduğu suretin aslında kendi sureti olduğunu ve ona asla kavuşamayacağını anlayınca, kendisini ölüme terk ediyor. Yok olan bedeninin yerine ise her yıl bahar öncesinde kendi adını taşıyan bir nergis çiçeği (narcissus) açıyor.


Sırasıyla: 1. Defne Tesal, Aralık, 2022, Sanatçı ve Pilevneli Galeri’nin izniyle, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe, Sergiden yerleştirme görüntüsü

2. Ayça Telgeren,Yolda 1,2,3 2022, Sanatçının izniyle, Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle üretilmiştir. Fotoğraf: Hadiye Cangökçe, Sergiden yerleştirme görüntüsü

3,4,5. Sergiden yerleştirme görüntüsü, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe.

6. Laurence Demaison, Psikeler, 2009, Sanatçının izniyle


Sergi boyunca, görsel, işitsel ve dokunsal boyutların iç içe geçtiği alanı oluşturan eserler, ten ve ses, ses ve suret, ben ve öteki, insan ve gayri-insan, maddi ve maddi olmayan şeyler arasında çeşitli ilişkilenme biçimlerini deneyim imkânları sunuyor. Bir yandan çağdaş dünyanın yansıma ve yanılsama sorunsallarıyla bağ kurarken, diğer yandan tarih boyunca beden, var oluş/yok oluş, kimlik, temsil ile özdeşleştirilen yüz, ayna, gölge, iz gibi öğelere sanatsal bir bakış sunuyor.

Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? grup sergisiyle birlikte, serginin teşvik ettiği diyalogları sürdürmeyi ve yenilerini yaratmayı amaçlayan ve sergiyle aynı ismi taşıyan kitap niteliğindeki yayın da sergiye eşlik ediyor. Alışıldık sergi kataloğu formatından uzaklaşan bu yayın, serginin tarihsel alt yapısını görünür kılmakla beraber, serginin odaklandığı yansıma, yankılanma, ben, kimse ve öteki temalarını geçmiş ve günümüz arasında köprüler yaratarak irdeliyor. Serginin küratörü Selen Ansen ile Meşher küratörleri Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin tarafından derlenen yayının içerdiği görsel ve metinsel kaynaklar arasında, Cana Bostan ve Fatih Özgüven tarafından bu sergi bağlamında kaleme alınan incelemelerin yanı sıra Türkçeye ilk kez tercüme edilen metinler de yer alıyor.


Solda: Koray Ariş (1944), İsimsiz, 2021–2022, 150 adet, değişken boyutlarda, Sanatçının izniyle ,Fotoğraf: Hadiye Cangökçe

Sağda: Mehtap Baydu (1972), İki Dudağımın Arasında, 2017, Özel koleksiyon, Koleksiyoner ve Galeri Nev’in izniyle, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe



Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisi kapsamında Meşher diğer sergilerde de olduğu gibi çeşitli etkinlikler, yetişkinlere ve çocuklara yönelik atölyeler ve sergi turlarını ücretsiz olarak gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Güncel etkinlik programına ise Meşher web sitesi ve sosyal medya kanallarından erişilebiliyor.


Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? başlıklı grup sergisi 12 Şubat 2023 tarihine kadar Meşher’de devam ediyor.