Bitmeyen çıraklık, okuduğum gibi I: Can Alkor


Yazı: Necmi Sönmez



Fotoğraf: Necmi Sönmez



Bir şair haykırıyor!

Duyuyor musunuz Yasa Önünde.

29 Mart 1936 doğumlu şair, 2007’de, tam 71 yaşında, ilk kitabı güneşdil’i (İş Bankası Kültür Yayınları) çıkarmıştı. 14 yıl sonra, 2021 baharında, 85 yaşında, ikinci kitabını yayınladı. Bu sıradışı estet-şair Can Alkor.


Onu sıradışı yapan ne? Gizlenmesi, gölgesini bile yok etmek için çaba harcaması mı? Titizliği ya da muhteşem bir ağır tempo insanı olması mı? Hayır. Kurnaz bir kedi olarak Alkor’un elbette başka kimlikler, imzalar, arkasında dolaşıma sokup onların arkasından bize muzip gülümsemesi var. Başka hayatlarını saklayan şairin Yasa Önünde’si bir çok yönüyle ayrı, aykırı bir kitap. Her şeyden önce Bilge Alkor Sanat Koleksiyonu tarafından yayınlanması ilginç. Çünkü tasarımcı olarak ta kitaba imzasını atan Bilge Alkor, sayfa sayısı kullanmadan, büyük harflerle, büyük resimlerle öylesine güzel bir ritim yakalamış ki, sözcüklerdeki imgeler, çizgilerdeki imgelerle birleşerek adeta Waltz çalıyorlar. Kulağa gelen müzik, yaratıcı sanatların (şiir-resim-müzik) belli bir edeple, evet artık sanat ortamımızın sözlüğünden silinen bir “edeple”, şekillendirilmiş olması önemli. Bu işitsel ve görsel zenginliğin gizli yaratıcısı elbette Kemal Noyan. İlk kez onun resimleriyle karşılaşıyoruz. Noyan şiirleri öylesine derinden yorumlamış ki, Alkor’un dizelerine eşlik eden 15 imgesiyle okuyucuya görsel bir yol açıyor. Kim bu Kemal Noyan? Neden bu zamana kadar saklamış kendisini ve resimlerini?


Kitapta karşılaştığımız “dil yapısının”, akışkan çağrışımlarla mücadele eden güçlü bir melankolik yapısı var. Artık var olmadığına iyice inandığımız yasa, adalet kavramlarından yola çıkarak (sakladığı) kendi hayatının izlerini kitaba gömen Can Alkor, bir şekilde Orta Avrupa’da geçirdiği (gençlik?) yılların izinde ileriyor. Dört bölümden oluşan bu opus magnum Kafka’nın, Prag’ın merkezinde olduğu, insan ötesi güçlerden, Golem’den, Kabala’dan yola çıkarak okunabilecek bir destanı çağrıştırıyor. Ustaca damıtılmış dizelerde, Alkor’un çeviri serüvenine eşlik eden Nietzsche, Rilke, Pound, Rimbaud, Trakl, Auden’den tınılar duymak güzel. Bunların ötesinde kulağa gelen haykırışlar var. Evet bir şair haykırıyor!

Kendi tapınağında, büyülü dağında belki mezarında.

Etkilenmemek elde değil. Üstelik okuyucuyu kendi düşel gömütünün etrafına kadar getirip şu etkileyici iki sone ile bitiriyor kitabı:

“Yine de biliyoruz, haklıydı arayan ruh,

ödül buysa bile, dağlardan son kez bakış,

uzaklarda sisler içinde bir mavilik ve


yaşarken o ülkeye gidemeyeceksiniz! denmiştir,

yaşaamımız çok kısa olduğu için değil,

insan yaşamı olduğu için.”



Can Alkor, Yasa Önünde / Before the Law, Kemal Noyan’ın şiirler için ürettiği 15 resmiyle, Bilge Alkor Sanat Koleksiyonu, İstanbul 2021, Türkçe-İngilizce, 60 Sayfa