Yerinden edilme, mübadele ve komşuluk ekseninde

27.09.2017

Volkan Aslan’ın Evim Evim Güzel Evim adlı videosu 15. İstanbul Bienali komşu etkinliği olarak Midilli’de Elgiz ailesinin de aile evi olarak bildiğimiz eski bir Osmanlı yapısı Halim Bey Konağı’nın üst katında sergileniyor.

 

Halim Bey Konağı, Elgiz Ailesine Ayrılan Oda

 

Türkiye’ye en yakın Yunan adalarından biri olan Midilli’de uzun süren bir vize işleminden sonra otele giderken gözüm yeşillikler içindeki yamaçlara konuşlanmış, ahşap panjurlu konaklara takılıyor. Her biri farklı güzellikte mimari özelliklere sahip bu evlerin Türk-Osmanlı mimarisine mi yoksa Rum mimarisine mi ait olduklarını düşünüyorum. İçimde, otobüsün hızından dolayı her birini layıkıyla görememenin huzursuzluğu var. Kendimi bu akşam, bu konaklara benzer bir başka konakta 15. İstanbul Bienali’ne paralel olarak düzenlenen bir serginin açılışına katılacağımı hatırlatarak avutuyorum. 

 

Adanın sarmaşıklarla örtülmüş serin sokakları arasında geçen günün akşamında buraya gelme nedenimiz olan Evim Evim Güzel Evim sergisi için Halim Bey Konağı’na gidiyoruz. Bu eski Osmanlı konağı, Elgiz Müzesi ve Midilli Belediyesi desteğiyle Volkan Aslan’ın sergiyle aynı ismi taşıyan Evim Evim Güzel Evim videosunun gösterimine ev sahipliği yapıyor. Aslan’ın yerinden edilme kavramını ele aldığı videosu, konağın Türkiye-Yunanistan arasındaki mübadeleyi merkezine alan hikayesi ve Yunan adalarının mülteci krizindeki rolüyle ilişkilenerek çok katmanlı bir anlam ağı yaratıyor.

 

Halim Bey Konağı, Video gösterimi

 

Halim Bey Konağı bugün, vefakâr bir komşuluk ilişkisinin temsili gibi... Konak, Maslak’taki Elgiz Müzesi kurucularından Dr. Can Elgiz’in büyük büyük babası Halim Bey’e ait. 1923’te Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan nüfus mübadelesi uyarınca Halim Bey ailesi ile birlikte Türkiye’ye göç etmiş ve konak sahipsiz kalmış. Yıllar sonra Can Elgiz ve ailesi, geçmişlerini yakından tanımak adına Midilli’ye geldiklerinde konağın Midilli Belediyesi’nin sanat galerisi olarak kullanıldığını görmüşler. Bilmeden de olsa konak, ailenin arzu edeceği bir amaçla kullanılmış. İstanbul’da da çeşitli sanat üretimlerine alan açmak adına uğraş gösteren Elgiz ailesi bu hoş tesadüfle faaliyetlerini “komşu”ya da taşımaya karar vermiş.

 

Mübadele, Ege tarihine büyük bir kırılma olarak kazınmış. Yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını, her şeyden öte ise sosyal çevrelerini ve komşularını geride bırakmak durumunda kalan birinci kuşak mübadillerin ülkelerini ziyaret etmeleri dahi yasaklandığından bir çoğu “vatanım” dedikleri toprakları tekrar göremeden vefat etmiş. Can Elgiz’in annesi Müzdan Hanım da vefatından önce çocukluğunun geçtiği adayı özlemle “Nerede benim güzel Midilli’m?” sözleriyle anmış. Bu sözler şimdi konakta aileden fotoğraflar, eşyalar ve anıların paylaşıldığı odaya ismini veriyor. Mübadelenin yarattığı yıkımın ise yıllar sonra tekrar inşa edildiğine pek çok hikayede rastlanıyor. Birçok kişinin tarlalarını veya evlerini komşularına emanet ettiği, ziyaret yasağından sonra ikinci kuşakların dönüp mülklerini tekrar üstlerine geçirdiği gibi durumların pek çok kez yaşanmış olduğunu biliyoruz. Bu açıdan komşuluk fiziksel olarak sekteye uğrasa da manevi olarak devamlılığına şahit oluyoruz. 

 

Volkan Aslan, Evim Evim Güzel Evim, Video Detay

 

Volkan Aslan’ın yaşadığı yerden ayrılmak zorunda bırakılan insanlara adadığı Evim Evim Güzel Evim videosu da bu duyguyu yaklaşık yüz yıl önce yaşamış bir ailenin anılarını taşıyan duvarlar arasında sergileniyor. Video, günümüzde yerinden edilmenin en belirgin sembolleri haline gelen mültecilerle de ilişki kuruyor. Midilli’nin çoğunlukla Suriye savaşından kaçan insanların sığındığı büyük mülteci kampları barındırması da ayrıca dikkat çekici bir bağlantı. Öyle ki videoda yer alan bir balıkçı teknesine oturtulmuş kırmızı ev bu kamplardaki derme çatma veya en iyi ihtimalle prefabrik ev yapılarını hatırlatıyor. Bu gecekonduya benzer yapı üzerinden, iki komşu (Türkiye ve Yunanistan) arasında yine komşular (Suriye, Pakistan, Afganistan) nedeniyle yaşanan mülteci krizi ve hatta seksenler Türkiye’sinde köyden kente göç dalgasının getirdiği gecekondulaşmayla ilgili okumalar yapmak mümkün. 

 

Volkan Aslan, Evim Evim Güzel Evim, Video Detay

 

Videoda ev-teknede yaşayan iki kadının hayatından kısacık bir kesite şahit oluyoruz. Kadınlardan biri evdeki bitkinin toprağını havalandırırken diğeri, masa, sandalye, bitkiler, lamba gibi eşyalarla bir oda gibi döşenmiş teknenin güvertesinde günlük işlerini görüyor. Durumun absürtlüğü içinde eriyen karakterler yaşananlara karşı yorgun bir kabulleniş geliştirmiş görünüyor. Biz sekteye uğradığını düşünsek de devamlı, doğrusal bir akışta ilerleyen tarih çizgisine gücü yetmeyen insanoğlunun bulduğu bir çare gibi…

 

Evim Evim Güzel Evim, şu anda İstanbul Modern’de de izlenebilen üç kanallı sergilemesinden farklı olarak Halim Bey Konağı’ndaki gösterimi için tek kanallı bir videoya dönüştürülmüş. Videonun doğası gereği zaman-bazlı oluşu sanatçının son dönemlerde zamana ve zamanın esnekliği hakkındaki algımıza yönelik düşündüğü işleriyle bağ kurarken sıkça fotoğraf, neon gibi medyumlarda çalışan sanatçının pratiğinde farklı bir yere oturuyor.

 

Halim Bey Konağı, Evim Evim Güzel Evim sergi açılışı

 

Açılış günü konağın giriş katında, aile geçmişi ile ilgili anıların ve Midilli Belediyesi’nin sanat koleksiyonundan bir seçkinin sergilendiği odaları gezdikten sonra Evim Evim Güzel Evim’in gösterildiği üst kattaki uzun hole çıkıyorum. Bütün duvarı kaplayan büyük bir projeksiyon perdesine yansıtılmış olan videoyu izlerken sahnelerin sadeliği bir an için beni tarihsel, politik ve kültürel bağlamlardan koparıp hayata dair daha evrensel bir noktaya çağırıyor; insanın devamlı yolda olma hali. Şehirler, binalar, özel ve kamusal yaşam alanları, komşular, arkadaşlar ve diğer her şeyin durmaksızın devinimi içinde bir sonuç garantisi bekleme lüksümüz olmadan yola devam etme zorunluluğu… Bu gerçek karşısında belki de yapılması gereken şey varoluşun doğasında bulunan bu devinimin içinde, onunla birlikte dönüşmeye alışmak; temelleri beton değil de su gibi akışkan, kaygan ve güvensiz olan bir evde, önü alabildiğine açık bir masaya oturup vakur içinde yoldan keyif almayı öğrenmektir.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon