Yedinci Kıta'nın ardından

19.11.2019

 


İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda, bu yıl Yedinci Kıta temasıyla düzenlenen 16. İstanbul Bienali , 10 Kasım Pazar günü sona erdi

☕️ 9 dakikalık okuma

 

 

 

Nicolas Bourriaud küratörlüğünde, bu yıl Yedinci Kıta teması odağında gerçekleşen bienal, günümüzün en acil konularından ekolojiyi farklı açılardan ele alan birçok esere ev sahipliği yaptı. İnsanlığın sebep olduğu doğal veya kültürel atıklara antropoloji ve arkeolojinin araçlarıyla bakan güncel sanat çalışmalarına yer veren bienal, sanat ve ekoloji arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açtı. Bu bağlamda, 16. İstanbul Bienali, popüler bilimde 3,4 milyon kilometrekare genişliğinde ve 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana gelen Yedinci Kıta isimli kütleyi odağına alarak, ekolojik sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturdu.

Şehrin üç farklı noktasında


Yedinci Kıta temasıyla üç farklı mekanda düzenlenen bienal, Türkiye modern sanatının başlıca eserlerini korumak, geliştirmek ve kamuyla paylaşmak amacıyla kurulan ve 2020 baharında tasarımı Emre Arolat’a ait olan yeni binasında kapılarını açmaya hazırlanan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin Tophane’deki yeni binasının yanı sıra bienale daha önce de ev sahipliği yapmış olan Pera Müzesi ve tarihi boyunca farklı kültürleri bir araya getiren Büyükada’da izleyicilerle buluştu.

 

 Jonathas de Andrade, O Peir (The Fish), 2016, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Fotoğraf: David Levene

 

Büyükada’da bienali ziyaretçilerle buluşturan mekânlar arasında, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında toplumsal gelişmeye katkıda bulunması için kurulan Anadolu Kulübü, Cumhuriyetin ilanından sonra 1927’de Hükümet Konağı’na dönüştürülen yapı Hacopulo Köşkü, on dokuzuncu yüzyılın sonunda George Mizzi tarafından bir ev olarak inşa edilmiş olan Mizzi Köşkü, 1870’lerde İskenderiye Patriği Sofronios’un yazlık evi olarak inşa edilip daha sonra ilkokul olarak hizmet veren Taş Mektep ve adanın iskele meydanı yer aldı.

 

 Andrea Zittel, Personal Plots, 2019, İskele Meydanı, Büyükada, Fotoğraf: David Levene

 

Ayrıca 2017 yılında, Koç Holding’in desteğini alarak, İstanbul’a her bienalle birlikte kalıcı bir eser üretmeyi hedefleyen İstanbul Bienali, 2017’de Ugo Rondinone’nin Buradan Nereye Gidiyoruz?  başlıklı neon heykelini şehre kazandırırken, bu sene de sanatçı Monster Chetwynd’in özel olarak bir çocuk parkı mizanseniyle tasarladığı ve Maçka Sanat Parkı’na kurulan Gorgon’un Oyun Alanı başlıklı çalışmasını kalıcı eser olarak şehre yerleştirdi.

 

Monster Chetwynd, Gorgon'un Oyun Alanı, 2019, Maçka Sanat Parkı, Fotoğraf: Poyraz Tütün


Etkinlik maratonu ve yenilikler

 

Kapılarını açtığı 14 Eylül’den itibaren ücretsiz olarak gezilebilen ve açık kaldığı sekiz hafta boyunca 451.000 kişinin ziyaret ettiği, uluslararası sanat ve basın dünyasından birçok ismin ağırlandığı 16. İstanbul Bienali, sergilendiği süre boyunca birçok programa da ev sahipliği yaptı. Bienal kapsamında, konuşmalar, atölyeler, film gösterimlerinin yanı sıra, ana programa paralel olarak 150'nin üzerinde etkinlik düzenlendi.

 

 Jennifer Tee, Performans, 2019, MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Fotoğraf: David Levene

 
Bienal, sadece sergileriyle değil farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren kamusal programı, sanat pratiklerine odaklanan konuşmalar, sanatçı performansları, atölye çalışmaları, müzik etkinlikleri ve film gösterimleri gibi 200’e yakın ücretsiz etkinlik ile Yedinci Kıta temasını farklı açılardan ele aldı. Bienalin odağına aldığı sanat, ekoloji ve antropoloji konuları arasındaki ilişkilere farklı yaklaşımlar sunan dünyanın farklı kentlerinde çalışmalarını sürdüren önemli düşünürler, bilim insanları ve sanatçılar bu etkinliklerde bir araya geldi.
 

 Turiya Magadlela, Performans, 2019, MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Fotoğraf: Gizem Özkol

 

İstanbul’un mandalarından operaya, Güney Kore-Kuzey Kore geriliminden patates yetiştiriciliğine pek çok farklı konunun ele alındığı sohbet ve buluşmalarla bienal, Yedinci Kıta teması etrafında sekiz hafta boyunca süren dopdolu bir etkinlik programı sundu. Günümüzün en acil konularından ekolojiyi farklı açılardan tartışmaya açan kamusal programı, sanatçı Zeyno Pekünlü koordine etti.
 

Bienal, ayrıca çocuklar ve gençlerin bienal ile tanışmasını sağlayan programlara da ev sahipliği yaptı. Pera Müzesi işbirliğiyle bienal kapsamında müzede yapıtları sergilenen on üç sanatçının çalışmasından esinlenerek çocuklar ve gençlere yönelik ücretsiz atölyeler düzenlendi.

 

 16. İstanbul Bienali, Bebekli Sabahlar turları, 2019, Pera Müzesi

 

Bu yıl, bienal ve gençleri bir araya getiren bir diğer proje ise bienalin rehberli turları oldu. Ziyaretçileri gezdirmek ve onları bilgilendirmek adına 19 genç rehber, sergiler açılmadan önce bir ay boyunca Koç Holding desteğiyle eserler hakkında müzeolog Mine Küçük’ten eğitim aldı. Bu turlara sanatla ilişkileri çok farklı derecelerde olan izleyici kitleleri ilgi gösterdi. Bienal boyunca günde ortalama 15 rehberli tur verildi.
Rehberli turların yanı sıra, ebeveynler ve bakım verenleri 0-18 aylık bebekleriyle birlikte Yedinci Kıta’yı deneyimlemeye çağıran Bebekli Sabahlar turları da düzenlendi. Bienal süresince her Çarşamba ve Cuma, Pera Müzesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilen turlara 100’e yakın bienal takipçisi bebekleriyle katıldı.

 

 İşbirliği Denemeleri: Yabanıl Atlas ve TBA 21-Academy, 2019, Anadolu Kulübü, Fotoğraf: Behram Evlice

 

Bu etkinliklerin yanında 16. İstanbul Bienali , Yedinci Kıta temasından yola çıkarak sunduğu Ansızın Bir Yabancı Belirir programında, doğanın tanıklıklarıyla toplumsal hafızayı bir araya getiren 10 uzun metraj ve 8 kısa filme, Pera Müzesi’nde yer verirken, bu seneki başlığı Yedinci Kıta’yı farklı açılardan ele alan ve 22 programdan oluşan bir podcast serisi de hazırladı. Serinin bir bölümünde araştırmacı ve yazar Nora Tataryan’ın hazırlayıp sunduğu, sanatçılar, bienal ekibi, akademisyenler ve farklı uzmanlıklardan gelen konuklarla Antroposen ve ekoloji alanında sohbetlerden oluşan programlar yer aldı.
 

Ali Alper Akyüz, Konuşma: Antroposen'den Kapitolesene Ekolojik Krizi Adlandırmak Ne Kadar Önemli?, 2019, Fotoğraf: Behram Evlice

 

Yedinci Kıta temasını gerçekleştirdiği etkinliklerle pekiştiren ve bu bağlamda  durum tespiti yaparak, ekolojik bir tavır alan 16. İstanbul Bienali, bu tavrını yeni iş birlikleriyle de devam ettirdi. Çevre konusunda gerçekleştirdiği pek çok sohbet ve etkinliğin yanı sıra, insanlığın yarattığı tahribatı gündeme taşıyan ve atık miktarını azaltmayı hedefleyen pek çok ortak çalışmaya imza attı. Plastik tüketimine yönelik işbirlikleri kapsamında Pür Su sebilleri bienal mekânlarına yerleştirerek, plastik şişe kullanımını azaltmayı hedeflerken, Greenpeace ile bireysel farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medyada duyurulmak üzere kurgulanan Nefesini Tut kampanyasını gerçekleştirdi.

 

Ayrıca, Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) Akdeniz'deki plastik kirliliğine dikkati çeken ve "daha iyi korunan bir Akdeniz" fikrinden hareketle yola çıkan Blue Panda teknesi Büyükada’ya yelken açtı, bu çalışmayı takiben bienali düzenleyen kurum olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı da WWF’in enerji tasarrufu, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve yaşam tarzımızın değiştirilmesi konusunda ofis çalışanlarına bilgi vermeyi ve değişim için adım atmalarına yardımcı olmayı hedefleyen WWF Yeşil Ofis programına dâhil oldu.

 

Bienal yayınları


16. İstanbul Bienali’ne İKSV ve Yapı Kredi Yayıncılık tarafından Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla yayımlanan iki yayın eşlik etti. Sergide ziyaretçilere eşlik edecek bir kılavuz ve başvuru kaynağı niteliğindeki Yedinci Kıta Rehberi’nde, saygın uluslararası güncel sanat dergisi Frieze’in Avrupa editörü Pablo Larios’un kaleminden eser anlatımlarına yapıtların fotoğrafları eşlik etti.
 

Yekta Kopan, Opti ile Pesi: Bu Dünya Bizim, 2019,  MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Fotoğraf: Fatih Küçük

 

Yedinci Kıta’yla ilgili ilave okumalar yapmak isteyenler ve bienalin dokunduğu güncel meselelere dair küratör ve sanatçıların yaklaşımlarını merak edenler için 16. İstanbul Bienali’nin bir de Yedinci Kıta Saha Raporu yayımlanırken, bienal kapsamında bir de çocuk kitabı yayımlandı. Yekta Kopan’ın yazdığı ve Burcu Ural Kopan’ın yayın yönetmenliğini üstlendiği ve illüstrasyonları Gökçe Akgül tarafından hazırlanan Opti ile Pesi: Bu Dünya Hepimizin adlı kitap, çocuklara bir yandan bienalin teması Yedinci Kıta’yı, sergi mekânlarını ve sanat eserlerini tanıtırken, diğer yandan çocukları iklim hareketinden ilham alan bir yolculuğa çıkardı. Bernard Van Leer Vakfı’nın katkılarıyla Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç dilde hazırlanan kitap, tüm bienal mekânlarından ve anlaşmalı kitabevlerinden ücretsiz olarak dağıtıldı.
 

14 Eylül'de başlayan ve bu yıl 16'ncısı düzenlenen İstanbul Bienali, Antroposen çağına dikkati çektiği Yedinci Kıta temasıyla, pek çok sanatçının eserlerine yer verirken, yerli ve yabancı birçok ziyaretçinin yanı sıra, programı süresince çeşitli etkinliklere, yeni iş birliklerine ve üretimlere ev sahipliği yaparak geçtiğimiz hafta, 10 Kasım tarihinde sona erdi.

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon