Tiyatro Festivali bitmeden görmeniz gereken dört oyun

Bu yıl “Tiyatro bağımsızlık yapar!” gibi nefis bir sloganla karşımıza çıkan İstanbul Tiyatro Festivali, 21. kez düzenleniyor. 26 Kasım’da sona erecek festivalin son günlerine yaklaşmışken hala iyi oyunlar seyircisini bekliyor. Biz de sayılı güne sığdırabileceğiniz en dikkat çekici oyunlardan bazılarını sizin için seçtik

 

Yılın en güzel haberlerinden biri, İstanbul Tiyatro Festivali’nin her yıl düzenlenmesine karar verilmesiydi. İki yılda bir Mayıs ayını güzelleştiren festival artık her yıl kasım ayında seyirciyle buluşacak.

 

21. kez düzenlenen ve son haftasına giren festivalin hala sıkı oyunları, seyircisini bekliyor. Biz de festivalde son hafta yakalayacağınız iyi oyunları sıralamak istedik.

 

Seni Seviyorum Türkiye

 

Seni Seviyorum Türkiye

 

Ceren Ercan, Türkiye’nin son yıllardaki en etkileyici oyunlarına imza atmış isimlerden biri. Bu kez festival için yazdığı Seni Seviyorum Türkiye’de, yine Türkiye’den farklı karakterlerdeki insanları bir çamaşırhanede buluşturuyor ve soruyor: Gitmek mi, kalmak mı? Son yıllarda sıkça duyduğumuz ve belki tekrarladığımız bu soruya yanıt arayan oyunun yönetmenliğini ise oyunculuğundan da iyi tanıdığımız Yelda Baskın üstleniyor. Sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer’in üstlendiği oyunda; Alican Yücesoy, Defne Şener Günay, İrem Sultan Cengiz, Emre Koç, Damla Karaelmas Gökhan rol alıyor. Eğer her şeye rağmen ülkeyi sevmek üzerine düşünenlerdenseniz bu oyunu görmelisiniz.

 

25-26 Kasım / 18.00 / Yunus Emre Kültür Merkezi

 

Kelebekler

 

Kelebekler

 

Festivale İtalya’dan katılan topluluk TPO, seyircinin hayalgücünü renklendiren bir oyunla sahnede. Sanatçılarla birlikte renkler, sesler ve ışıkların da dans ettiği bu gösteride özellikle çocuklar, farklı bölümlerde bu dünyayı keşfetmek üzere sahneye davet ediliyor. Yalnız çocuklar için değil yetişkinler için de sıra dışı bir deneyim sunan oyunda, kelebeklerin mucizevi yaşam döngüsü anlatılıyor. Farklı teknolojileri kullanarak seyirciyi bir yağmur ormanındaymış gibi hissettiren Kelebekler, sık rastlanmayan bir tiyatro deneyimi yaşamak isteyenler için ideal. 

 

24 Kasım 20.00 / 25-26 Kasım 11.00, 14.00, 17.00 / Zorlu PSM Studio

 

İhanet 

 

İhanet

 

Yazdığı ve yönettiği her oyunla bizi iyileştiren Özen Yula, bu kez edebiyatın sessiz ustası Nahid Sırrı Örik’in bugüne kadar sahnelenmeyen İhanet’inin yönetmen koltuğunda oturuyor. Oyunda; Sacide ve Macide isimli iki kız kardeşin, aynı kişiye sevdalanmasıyla birlikte yaşadığı rekabeti izliyoruz. Oyun boyunca iki kardeşin arasındaki güzellik-çirkinlik, iyilik-kötülük, zafer-mağlubiyet gibi kavramlarına nasıl baktıklarını izliyoruz. 1930’lu yıllarda geçen oyunun en etkileyici yanlarından biri de Müzeyyen Senar’ın müzikleri ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Ankara’yı anlatması...

 

25 Kasım 20.30 / Caddebostan Kültür Merkezi

26 Kasım 15.00 / Caddebostan Kültür Merkezi

 

 Panopticon

 

Panopticon

 

Sarsıcı metinlerinin yanı sıra farklı sahneleme teknikleriyle de etkileyici oyunlara imza atan Mirza Metin, bu kez çağın rahatsızlıklarını anlatan bir oyunla festivalde. Oyun, hem gözetlendiğimiz hem gözetlediğimiz bu çağa dair performatif bir seyir sunuyor. Seyircinin hem gözetlenen hem gözetleyen rolüne büründüğü oyunda, bireylerin nasıl da eleştirdiği şeylere dönüştüğünü beş denek kadın üzerinden izliyoruz. Bu beş denek kadın, kapatıldıkları ve konuşmanın yasak olduğu bir mekanda, bedenleri aracılığıyla iletişim kuruyor. Kaçınılmaz olarak da bu iletişim bir yerden sonra gerilime, oradan da tanıdık duygulara; hırsa ve şiddete dönüşüyor.

 

24 Kasım 15.00, 20.30 / Yunus Emre Kültür Merkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon