Saklı Görüşmeler VI

31.01.2018

Saklı Görüşmeler, Mine Kaplangı'nın güncel sanat alanında aktif rol oynayan kişilerle yaptığı beklenmedik görüşmeler sırasında onlara ansızın yönelttiği tuhaf sorulara verdikleri cevapları derliyor ve her ayın son günü yayınlanıyor. Serinin altıncı röportajında Fatma Çolakoğlu’nu ağırlıyoruz

 

 

Saklı Görüşmeler serisinin altıncısı, Fatma Çolakoğlu’nun İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün binasında bulunan Pera Film ofisinden geliyor. Pera Müzesi’nin Video, Film ve İletişim Programları Direktörü olan Çolakoğlu, aynı zamanda bağımsız bir küratör ve araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmekte. Çolakoğlu, şu aralar Pera Film’in kadın ve spor temalı yeni dönem programı üzerine çalışmakta.

 

En çok ziyaret etmek istediğin şehir?


Angkor Wat, Kamboçya.

 

Sürekli üzerine düşündüğün bir eser var mı?

 

Sürekli biraz iddialı… Ama arada sırada Jacques-Louis David’in The Death of Marat adlı eserini düşünürken buluyorum kendimi. Devrimci Marat’nın ölümünün resmedilişi çok etkileyici. Hem tarihsel hem de resim detayları açısından… 

 

Kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum dediğin bir film?

 

E.T.

 

Bu röportaj için buluşmadan önce ne yapıyordun? 

 

Takım arkadaşlarımı gaza getiriyordum.

 

Bir salı günün nasıl geçer?

 

Bugün herhangi bir pazartesiden farklı olmalı diye geçebiliyor. Ama “silik salı” desem yalan olmaz. Biraz kişiliksiz bir gün...

 

 

Bu/geçen sene en çok bahsettiğin, andığın kişi kim oldu?

 

Kedimiz Santos. Yavruyken tanıştık, ayaklarıma uzun süre saldırdıktan sonra birbirimize ısındık ve artık ayrılamayız diyebilirim. Tam adı Edgar Santos Ramirez, şimdi bağımlılığım. Joe Santos, Amerikalı bir arkadaşımız rastlantısal olarak isim babası oldu; isminin kalan kısmı ise Carlos dizisinde rol alan oyunca Edgar Ramirez’den…

 

Burada kendimi çok iyi hissediyorum dediğin bir yer?

 

Ev.

 

Okuduğun en etkileyici sergi metni?

 

Carrie Mae Weems’ın Three Decades of Photography and Video adlı serginin metni. 

 

Özellikle almak istediğin bir kitap serisi var mı?

 

Tony Oursler’ın Imponderable kitabı.

 

Bilim kurgu mu fantastik mi? 

 

Bilim kurgu. 

 

 

Deneyimlediğin ve unutamadığın en iyi performans?

 

Toneelgroepamsterdam / Ivo van hove’un Kings of War prodüksiyonu.

 

Tanıdığım en iyi güncel sanat takipçisidir dediğin kişi?

 

Ulya Soley.

 

Unutamadığın bir ses?

 

Santos’un çıkardığı “bauuuuuu” sesi.

 

Son zamanlarda en severek izlediğin üç dizi?

 

Disjointed, Halt and Catch Fire ve The Marvelous Mrs. Maisel.

 

 

Biriyle tanıştığında hemen sormak istediğin, en çok merak ettiğin ilk üç soru ne olurdu?

 

N’aber? N’apıyorsun? Neredesin? Tabii hemen soru sormak yerine önce biraz gözlem yapmaya çalışıyorum. 

 

En sevdiğin film/ler?

 

Aslında çok var ve seçmek zor… Close Encounters with the Third Kind, There Will Be Blood, Night of the Hunter, Pierrot le Fou, Weekend, The Conversation

 

Bu/geçen sene tanık olduğun en ilginç olay?

 

Documenta hakkında yazışmalar, mektuplar üzerine konuşulanlar... Bir sanat etkinliğinin arkasından bu kadar konuşulması çok ilginç bence.

 

.... adlı kişinin üretimlerini takip etmeli herkes!

 

Wangechi Mutu.

 

 

Son zamanlarda keşfettiğin en iyi film/yönetmen?

 

Ana Lily Amirpour ve Taika Waititi.

 

En sevdiğin mevsim?

 

Sonbahar çünkü güzel hırka giyebiliyorsun. Yazdan sonra üşümek çok iyi geliyor. Çok soğuk da değil, enfes. 

 

Bilgisayarını açınca ilk olarak baktığın ilk iki web sitesi?

 

Facebook ve Facebook beni nereye gönderirse.

 

Bıkmadan yerim her gün dediğin bir yemek, tat? 

 

Kereviz sapı yani çiğ kereviz, çıtır çıtır. 

 

İdeal bir dünyada şu an nerede ne yapıyor olurdun?

 

Uzay mühendisliği.

 

Şu an neden Büyük Londra Oteli’nin barındayız? 

 

Çünkü sürprizli bir bar. Mahalle barı tadında.

 

Sergi mekânlarında .... hiç göremiyoruz, çok eksik. 

 

Espri, şaka.

 

 

Bu aralar .... bir proje yapmayı çok isterdim. 

 

Mahalle barı tadında. 

 

Hiç vazgeçemediğin bir alışkanlığın?

 

Ofise iki çantayla gitmek. 

 

Bu aralar en çok neyi özlüyorsun?

 

Salt’n vinegar, Lays cipsi.

 

Bu mekânda hala sergi, açılmadığına inanamıyorum dediğin bir mekân var mı İstanbul’da?

 

Yok galiba.

 

Kendini kötü hissettiğinde ne dinlersin?

 

Radiohead.

 

Tavsiye edebileceğin, mutlaka görülmesi gerek dediğin bir müze?

 

Epey uzak ama Portland Sanat Müzesi, Oregon eyaleti, ABD.

 

Şu ana kadar aldığın en iyi hediye neydi?

 

Akay’ın yaptığı doğum günü videosu. 

 

Bu aralar heyecanla .... bekliyorum. 

 

Dünyanın sonunu. 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon