2018 Kış kitapları seçkisi

24.01.2018

Okumanın mevsimi olduğuna inanmıyoruz ama buz gibi havalarda sıcak mekanlara sığınıp sayfalara gömülmenin tadını da yadsıyamayız. Bu yüzden, 2018’in ilk ayını sonlandırırken yakın geçmişte sanat alanında çıkan kitapları bir araya getirerek size bir seçki hazırladık

 

 

Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız, Türkiye’de Modernleşme ve Sanat

 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Pelvanoğlu imzasını taşıyan Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız, Türkiye’de Modernleşme ve Sanat’ta, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’ten 1960’lı yıllara uzanarak Türkiye’nin çizgisel bir perspektifle anlaşılamayacak modern hayatına ve sanatına bakıyor. Gelenek ve modernlik ekseninde, farklı zamanların ve paradigmaların çelişkisi üzerinde yükselen Türk modernleşmesi yazınında plastik sanatların çoğunlukla ihmal edildiği düşüncesinden hareket eden Pelvanoğlu, çalışmasıyla “Modern sanat tarihi bir başka açıdan, sosyo-politik gelişmeler doğrultusunda yazılabilir mi?” sorusuna yanıt arıyor. 1960’lara kadar olan sanat üretiminin görsel kılavuzluğunda, Türkiye’de modern sanatı, bir zihin dünyasının dönüşüm tarihi olarak ele alan kitap, iki bölüme ayrılmış. Birinci bölüm Osmanlı - Türk modernleşmesine odaklanırken kitabın ikinci bölümündeyse Cumhuriyet ideolojisi ve sanat ilişkisi üzerinde durulmuş. 

 

Corpus Yayınları, Eylül 2017

 

 

Sınırları Aşındırmak, Modernizm ve Çağdaş Sanat Üzerine

 

Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nusret Polat, modernizm ve çağdaş sanat üzerine yazdığı ve farklı zamanlarda yayımlanmış olan makalelerini bir araya getirdiği Sınırları Aşındırmak, Modernizm ve Çağdaş Sanat Üzerine ile Rönesans ve modernizm dahil çağdaş sanat tarihi içerisindeki Warburg, Duchamp, Cage, Bacon, Beuys, Miró, Picasso, Viola ve benzeri sanatçılara referanslarla tüm bir kültür/sanat tarihi içerisinde gezinerek çok katmanlı bir okuma imkânı sağlıyor. Polat, üst başlık seçiminiyse şöyle açıklıyor: “Modernizm ve çağdaş sanat hakkında olan kitaba bu üst başlığı seçmemizin sebebi, büyük oranda, kitapta üzerine konuşulan veya referans yapılan Warburg, Duchamp, Miró, Picasso, Bahtin, Bacon, Beuys, Deleuze, Foucault, Viola vb. düşünürlerin ve sanatçıların hepsinin önemli kültür ihlâlcileri olmaları, yani kültürel sınırları aşındırmalarıdır. Bu isimlerin hepsi ve kitapta bulacağınız onlara benzer başkaları, sanat fikri ve sanat pratiği aracılığıyla, içinde yaşadığımız dünyada insanları birbirine karşı 'düşman' haline getiren kültürel ve zihinsel barikatları ve modern toplumun hiyerarşik ve baskıcı kodlarını aşındırma denemeleri yapmışlardır. Kendi perspektifimiz açısından da, her türlü kültürel yaratının birbirine az ya da çok tarihsel ve mekânsal olarak bağlı olduğunu düşündüğümüz ve Bahtin’in dediği gibi ‘kültür ülkesinin sınırları olmadığı'na inandığımız için, dahası bu kitabın da bu görüşe katkı yapmasını umduğumuz için bu başlığı seçtik.” 

 

Belge Yayınları, Eylül 2017

 

 

Sanat, Bazı Şeyler ve Eleştiri 

 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Emre Zeytinoğlu,  Sanat Üzerine Yersiz Yorumlar ile İktidarsızlığın İktidarı ve Sanat kitaplarının devanı niteliğindeki Sanat, Bazı Şeyler ve Eleştiri’de sanat eleştirisi kavramına odaklanıyor ve şöyle diyor: “Neyle yüzleşileceği, neyin ve niçin eleştirileceği, bunun için nasıl bir ‘eleştiri dili’nin icat edilmesi gerektiği ve kanonlaşma süreçlerinin modern ilişkilerinin ne olduğu anlaşılamazsa, ‘eleştiri yapmak etkinliği’nin günaşırı başvuracağı strateji, ‘eleştiri var-mış’ duygusunu yaymaktan ve nedensizce alarm sirenleri çalmaktan ibaret kalacaktır.” Emre Zeytinoğlu, yazının; güncel pragmatizmlerin ötesinde, olasılıklar bakımından zengin ve ‘başka’ dünyasına bakıyor. Siyaset, ideoloji, ekonomi, felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih, güncel olaylar, göçmenlik olgusu, intihar, intihal, saçmalık, özgürlük kavramları ışığında, sanat ile metin arasındaki olası mesafeleri irdeliyor. Sanat, Eleştiri ve Bazı Şeyler, sanatın farklı zamanlarda, farklı yerlerde ve farklı durumlarda bağ kurabileceği “her şey”le ilgili ya da kendi sınırlarını zorladığı, o sınırı ihlal ettiği ve ötesine geçtiği anlardaki “bazı şeyler” ile…

 

Corpus Yayınları, Eylül 2017

 

 

Akışta: İnternet Çağında Sanat

 

Sanat kuramının önemli ismi Boris Groys, Karlsruhe’deki Sanat ve Medya Teknolojisi Merkezi’nde Estetik, Sanat Tarihi ve Medya Kuramı profesörü ve 2005’ten bu yana NYU Sanat ve Bilim Fakültesi’nde ordinaryüs profesör. Groys’un 2016 yılında yayımlanan kitabı Akışta: İnternet Çağında Sanat, Koç Üniversitesi Yayınları tarafından dilimimize kazandırılmış. Groys, çalışmasında “doğrudan gerçekçilik” adını verdiği bir kavramdan yola çıkıyor: Sanata, sanatçıya ve sanat kurumlarına atfedilmiş olan imtiyazlı konum 20. yüzyılın başından beri demokratik ve eşitlikçi bir ruhla eleştiriliyor. Sanat ile sanat-olmayan arasındaki sınır bulanıklaştı ve sanatçıyla eseri göklerden yere indi. Sanatı artık az sayıda yetenekli insana has bir yaratıcı faaliyet ve yüceleştirici bir paye olarak görmüyoruz: Herkes sanatçı, her şey sanat olabilir. Boris Groys, bu 20. yüzyıl macerasının “doğrudan gerçekçilik” dediği tavra yol açtığını söylüyor: Nesneler değil, pratikler üretmek. Bu zamana direnmeye çalışmayan, şimdinin akışına kapılıp gitmeye razı yeni sanat, nesneleri muhafaza ederek zamanı dondurma ilkesine bağlı müze kurumuyla açıkça çelişiyor. Müzelerse yok olmak, hatta azalmak şöyle dursun, daha da güçlü ve yaygın bir şekilde sanat dünyasındaki egemenliğini sürdürüyor. Groys bu çelişkiyi ve yarattığı gerilimleri, Rus avangardından kavramsal sanata, İlya Kabakov’un enstalasyonlarından Google ve WikiLeaks gibi günümüzün tartışılması gereken taze fenomenlerine kadar birçok konuya uğrayarak ele alıyor. 

 

Koç Üniversitesi Yayınları, Ekim 2017, Çeviri: Ebru Kılıç

 

 

Palimpsest: Edebiyat, Eleştiri, Kuram

 

Cambridge Üniversitesi İngilizce Bölümü öğretim üyesi, feminist edebiyat ve film eleştirmeni ve kuramcısı Sarah Dillon’ın Palimpsest: Edebiyat, Eleştiri, Kuram başlıklı çalışması ilk kez 2007 yılında yayımlandı. Türkçe’deki ilk basımı ise Koç Üniversitesi Yayınları tarafından gerçekleştirildi. Etrafımızdaki dünyayı ve kendimizi nasıl anlarız, nasıl “okuruz”? Sarah Dillon’a göre bu sorunun cevabı metinleri okuyuşumuzun palimpsest yoluyla irdelenmesiyle bulunabilir. Palimpsest, “üstündeki elyazmasından temizlenerek tekrar tekrar kullanılmış parşömen parçası” anlamına geliyor. Bu terimi ilk kez 1845’te Thomas De Quincey bir kavram olarak yaygınlaştırdı. Sarah Dillon, palimpsestin bir metafor olarak kullanımının soykütüğünü çıkarmaya soyunuyor, böylece kuramsal ve eleştirel edebiyat incelemeleri etrafındaki tartışmalara önemli bir katkıda bulunuyor. Dillon, palimpsestin mantığını ve yapısını araştırıp modern düşünceyi anlama ve ilerletmedeki hayati rolünü gösteriyor. Tarih, öznellik, zamansallık, metafor ve cinsellik kadar farklı kavramları palimpsestin nasıl yeniden biçimlendirdiğini ortaya koyarken, okuma sorununa tekrar tekrar dönüyor. Palimpseste getirdiği kuramsal yaklaşımı Thomas De Quincey, D.H. Lawrence, Arthur Conan Doyle, Umberto Eco, Ian McEwan ve H.D.’nin (Hilda Doolittle) eserlerinin yakın okumasıyla harmanlıyor. 

 

Koç Üniversitesi Yayınları, Eylül 2017, Çeviri: Ferit Burak Aydar

 

 

Andy Warhol

 

2013 yılında kaybettiğimiz sanat eleştirisi ve sanat felsefesinin önemli ismi Arthur Coleman Danto’nun 2010 tarihli bu çalışması, Türkçe’de ilk kez yayımlanıyor. Danto, Andy Warhol’un kişisel, sanatsal ve filozofik dönüşümlerinin izini sürdüğü çalışmasında Warhol’un gelişimini sanatçının ilk dönem çalışmalarına, Jasper Johns ve Robert Rauschenberg örneklerinde olduğu gibi kişisel ilişkilerine ve tabii ki Fabrika fenomenine bakarak araştırıyor. Andy Warhol’un kimi çalışmalarına dair detaylı kavramsal okumalara Warhol’un Marcel Duchamp gibi öncülleri ve Jeff Koons gibi halefleri ile arasındaki temel farkların araştırılışı eşlik ediyor. Nedir Andy Warhol’u bu kadar özel yapan şey? Sanatın temellerini sarsan, etkisi günümüze kadar uzanan ve bir ikona dönüşmüş Warhol’un hayatı ile eserleri arasındaki bağ, Danto’nun şüpheciliği elden bırakmayan titiz araştırmacılığıyla görünürleşiyor. Danto’ya göre de Warhol’u bir Amerikan ikonu yapan şey, sanatındaki neredeyse her şeyin sıradan Amerikalıların gündelik hayatından doğrudan alınmış temalar olması ve konularının her zaman ortalama Amerikalıların anlayabileceği şeyler olması. Kısacası Warhol, birdenbire sıradan insanların zevk ve değerlerini yüksek sanatın bir parçası haline getirdi... Danto, bu kitabıyla Warhol ile ilgili yeni bir biyografi yazmak derdinde değil, her ne kadar kronolojik bir sıra izleyerek Warhol’un özel hayatına ait sırları deşifre etmeye çalışsa da... Arthur Danto, Andy Warhol’da sanatçının hayatını adeta ansiklopedik bir kavrayışla ele alıyor ve Warhol’u zamanının çok boyutlu esin kaynaklarından biri - sanatçı, aktivist, yönetmeni yazar ve düşünür - haline gelişini yorumluyor. 

 

Ayrıntı Yayınları, Ocak 2018, Çeviri: Süha Sertabiboğlu

 

 

Resim Sanatında Gastronomi

 

Resim Sanatında Gastronomi’de Defne Akdeniz, yemeğe resim sanatı çerçevesinden bakıyor ve yiyeceklerin köklü tarihini sanatın, mitolojinin, dinin ve kültürün süzgecinden geçirerek okuyucusunu heyecan verici bir yolculuğa çıkarıyor. 150’den fazla yapıtı ve 45’ten fazla ressamı mercek altına alan çalışma, yiyeceği ve söz konusu yapıtı değerlendirirken farklı pek çok disiplinden besleniyor. Yasak meyvenin ressamlarca her zaman elma olarak kabul görmediği, Veronese’nin Kana Düğünü tasvirinde içtiği şarabın güzelliği karşısında hayrete düşen şölen yöneticisi, Garzoni’nin çürümeye yüz tutmuş, kurtlu ve böcekli meyve-sebzeleri, arı kovanından bal çalan minik Cupid’in annesi Aphrodite’ten aldığı hayat dersi, Arcimboldo’nun tüm mevsimlere ait meyve, sebze, çiçek ve köklerden oluşturduğu II. Rudolph portresi, Van Gogh’un zeytin ağacına olan düşkünlüğü, Degas ve yeşil ilham perisi absent, afrodizyak istiridyeler ve daha niceleri... Bu şaşırtıcı ve eğlenceli kitap, yiyeceklerin resim sanatında görece gölgede kalmış varlıkları üzerine sanatsal, dini, kültürel, mitolojik ve tarihi bilgiler aktarırken gastronomi yazınına da yeni bir pencere açıyor.

 

Gece Kitaplığı, Ocak 2018

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

All rights reserved. Unlimited Publications.

Meşrutiyet Caddesi No: 67 Kat: 1 Beyoğlu İstanbul Turkey

Follow us

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon