Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru

Türkiye’de modern sanatın önemli isimlerinden ve Paris Ekolü’nün öncü kadın sanatçılarından Fahrelnissa Zeid’in farklı üsluptaki işlerinden bir kesit sunan Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru sergisi, 21 Eylül-13 Kasım tarihleri arasında Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda izleyiciyle buluştu. Yahşi Baraz’ın Bozlu Sanat tarafından yayınlanan kitabından yola çıkarak hazırlanan sergiyi değerlendirdik


Yazı: Gizem Baykal


Fahrelnissa Zeid, Alyoşa, 1973, Tuval üzerine yağlıboya, 81 x 65 cm


Oğuz Erten’in küratörlüğünü üstlendiği Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru sergisi, sanatçının yaşamını sergileyen fotoğraflardan, işlerden, sergi afişlerinden ve videolardan oluşuyor. Yahşi Baraz’ın yazdığı dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan ve sergiyle aynı adı taşıyan kitap, ayrıntılı ve farklı bir Zeid portresi çizerken aynı zamanda serginin temelini de oluşturuyor. Baraz’ın sanatçıyı ve ailesini yakından tanımış olması ve bu tanıklığı arşivi ile desteklemesi Zeid’in işlerine daha derinlikli bir bakış açısıyla yaklaşmamıza imkân tanıyor. Sergi sanatçının figüratiften soyuta, 1970 sonrasında ise portreye yöneldiği ve serginin tamamında hayatındaki kırılma noktalarını takip edebileceğimiz işlerinden bir seçki sunuyor.


Sergiyi, sanatçının Hayat bana serenat yaptı ve ben de dört dönüp dans ettim bir Çingene gibi,”(1) cümlesini düşünerek geziyorum. Hayatla olan ilişkisini bu şekilde ifade eden Zeid’in yaşamını “fırtınaya doğru” (2) itmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söylemek mümkün. Çünkü cümlenin devamını “... işte ben bu yüzden mutluyum” diyerek tamamlıyor. Şakir Paşa Ailesi’nin sanata düşkünlüğü Zeid’in sanatçı kişiliğinin oluşumuna bir temel oluştursa da, sahip olduğu karakter hayatının her anını üretime dönüştürdüğü bir enerjiyle çevresindeki tüm insanlara ve işlerine yansıtmasına olanak tanıyor. Sergilediği bu şahsına münhasır ve zorluklara karşı özgüvenli duruşu ile her an dönüşüm halinde olmaktan haz alan kişiliğinin izlerini üretimleri üzerinden takip edebiliyoruz. O yüzden de Zeid'in işlerini belli bir üslup veya Doğulu, Batılı gibi nitelendirmelerden ziyade, kendi iç dünyasını aktardığı ve sezgilerini yansıttığı bir araç olarak düşünmek gerekiyor. Figüratiften soyuta ve portreye, Bizans ve İslam sanatından Batı sanatına, prenseslikten yemek yapmak zorunda kaldığı günlere kadar her bir geçiş, sanatçının hayatını aktaran bir belgesel olarak, belli bir akışı tarif ediyor. Hayatındaki kırılma noktalarında pes etmek yerine resmi bir motivasyon olarak dünyasına katan sanatçının işleriyle ortaya koyduğu ifade biçimi, kültürlerarası etkileşim ve geçişlerden ötürü kişisellikten çıkarak kozmopolit bir hâl alıyor. Fırtınaya Doğru kitabında bu konuya değinen Hasan Bülent Kahraman, bu resimleri “Batı’nın Doğu’da, Doğu’nun Batı’da kristalize olmuş kültürel kodlarının birlikte sunumu,” olarak ifade ediyor. Sanatçının sergideki işlerini de bu düşünce ışığında değerlendiriyorum.


Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru sergisinden bir fotoğraf, Bozlu Art Project Mongeri Binası, 2021


Sergi mekânında karşımıza ilk olarak Şakir Paşa ailesinin üyelerini gösteren fotoğraflar ve çizimler çıkıyor. 1938 yılında eşi Irak Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Prens Emir Zeid-el-Hussein, kızı Şirin Devrim ve Ra’ad bin Zeid ile bulunduğu bir fotoğraf ile Zeid’in 1930'larda çizdiği kendi portresinin yanı sıra Aliye Berger’in Şakir Paşa’nın Koltuğu adlı çalışmasını da sergide görmek mümkün. Ancak diğerleri içinde dikkatimi en çok Büyükada’daki fotoğraf çekiyor. Bu fotoğrafta Türk ve dünya sanatına büyük katkılar sağlamış çok önemli ve pek çok konuda öncü ismi bir arada görüyoruz. Yahşi Baraz’ın kitabında da özellikle değinilen köklü bir geçmişe sahip Kabaağaç ailesinin başında II. Abdülhamid döneminde devlet işlerinde önemli rol oynayan Şakir Paşa (1855-1914) bulunuyor. Şakir Paşa aynı zamanda dönemin sadrazamı kardeşi Cevad Paşa gibi sanata düşkün biri. Çok dil bilen, fotoğrafçılığa meraklı bu kardeşler gelecek nesillere de bu tutkularını aktarmışlar. Nitekim fotoğraftaki diğer simalara baktığımızda bu aktarış daha iyi anlaşılıyor. Şakir Paşa’nın oğlu Cevad Şakir Kabaağaçlı (1890-1973) ise gazete yazıları, hikâye ve roman türlerinde eserler vermiş bir yazar, karikatür, kapak resmi ve desenler yapan bir ressam ve Mavi Anadolu hareketinin önemli temsilcilerinden biri. Cevad Şakir’in bu sanatçı kişiliği Fahrelnissa Zeid’i çok etkilemiş, hatta Cevad Şakir’in model eşi Ainesi’yi çizerken görmesi onun resme başlamasının sebeplerinden biri olmuş. Fotoğraftaki diğer isimler Fahrelnissa Zeid’in annesi Sare İsmet Hanım (1873-1938), Füreya Koral’ın annesi Hakkiye Hanım [Koral], Fahrelnissa Zeid ve gravür ve grafik sanatçısı, ressam Aliye [Berger]