Estetik kriterden çok tema

Sanatı sevmek, takip etmek; sanata alan açmak, değer vermek, önemsemek; sanatçıyı merak etmek, anlamaya çalışmak; sanatçıya saygı göstermek, kaynak yaratmak... Sanatın yadsınamayacak birleştirici gücünü hem kurumsal hem de bireysel olarak Türkiye sanat alanının önemli paydaşları olarak tanımlayabileceğimiz kadınları bir araya getiren bir dosya aracılığıyla sunuyoruz. Odağımıza aldığımız, sanatçıları üretime teşvik ettiklerini düşündüğümüz bu isimleri daha yakından tanıma arzusuyla, kişiselden yerel ve globale uzanan sorularımız ışığında dinledik. Serimizin beşinci konuğu SPOT Project Kurucusu Tansa Mermerci


Röportaj: Merve Akar Akgün



Tansa Mermerci Ekşioğlu, Fotoğraf: Murathan Özbek



Sanat ile yolunuz nasıl kesişti?


Sanat ile yolum çok erken yaşlarda sanatsever ve koleksiyoner bir ailede büyümemle kesişti. Anne ve babamın sanata olan tutkusunun benim üzerimdeki etkisi tartışılmaz. Çocukken babamla birlikte saatlerce bir tablonun önünde oturup onun anlattıklarını dinlerdim. Şimdi koleksiyonerlik yolculuğum ve hamilik pratiğim üzerinde, o anlatımların değerini ve etkisini daha iyi anlıyorum. Ailemin koleksiyonunun da etkisiyle 2000’li yıllarda koleksiyonerlik yolculuğuma İslami ve Oryantalist sanat eserleri toplayarak başladım. Zaman içerisinde modern ve güncel sanata yöneldim.

Sanat koleksiyonu oluşturmaya başlamadan önce küratör Pelin Uran ile birlikte teorik dersler ve saha gezileri yaptık. O yıllarda Türkiye’de bu konudaki kısıtlı erişim ve ihtiyaç beni SPOT Projects’i kurmaya yöneltti. SPOT.TER üyelik programımız ile gerçekleştirdiğimiz seminerler, sanatçı atölyesi ziyaretleri, koleksiyoner buluşmaları, sergi turları güncel sanata bakışımın şekillenmesinde büyük rol oynadı. SPOT’ta her dönem farklı içeriklerle güncel kültür ve sanat etkinliklerini takip etmek koleksiyonum açısından bana da yol gösterici oldu.


2007 yılında koleksiyonuma ilk dahil ettiğim Hakan Kırdar’ın seri işiyle birlikte tamamen güncel sanat odaklı bir koleksiyon oluşturmaya devam ediyorum.



Yeni sanatçıları nasıl keşfedersiniz? Estetik kriterleriniz var mıdır?


Yeni sanatçıları yurt içi ve yurt dışındaki fuar ve galerileri takip ederek keşfediyorum. Bu sebeple koleksiyonumda yerli ve yabancı sanatçılar ile kariyerlerinin farklı aşamalarındaki sanatçılar arasında bir denge bulunuyor. Sanat ortamında bulunarak diyaloglar kurmak, işlerden öğrenmek, eserleri ve sanatçı yolculuklarını izlemek benim için çok önemli. Bir eseri keşfederken ilk bakışta ilgimi çekmesi ve merak uyandırmasının yanı sıra ardında yatan hikâye, sanatçının veya galericinin anlatımını da önemsiyor ve kıymetli buluyorum. Estetik kriterden çok tema olarak cinsiyet meseleleri, insanın dramı, ruhaniyet, politik sinizm ve kentleşme konuları ile kadın sanatçıların işlerine ilgi duyuyorum.



Size göre müzelerin günümüzde en önemli rolü nedir?


Günümüz sanatının eriştiği noktadan tarihsel sürece bakabilmek, değişim ve dönüşümünü gözlemleyebilmek konusunda müzelerin payı büyük. Kültürel mirasın aktarılabilmesi için uluslararası standartlar çerçevesinde, güvenilirliğin ve erişilebilirliğin yüksek olduğu daha çok özel ve kamu müzelerine ihtiyaç var.



Türkiye’de sanat deyince aklınıza gelen/karşılaştığınız/var olduğunu düşündüğün çıkmazlar nelerdir ve bu konularda geliştirdiğiniz fikirleriniz ya da önerileriniz var mıdır?


Türkiye’de sanat ve kültür alanında en çok sanata destek modellerinin gelişmesi ve yaygınlaşması konusu üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz süreç sanatçılar için pek çok belirsizliği ve güvencesizliği daha da görünür kıldı. Türkiye’de, üretim yapmak bir yana artık hayatta kalma mücadelesi veriliyor. Bu noktada destek ve fon alternatiflerine fazlasıyla ihtiyaç var. Bu alanda kurumsallaşma ve devlet desteğinin daha kapsayıcı olması sanat üreticileri ve emekçileri için daha az kaygı duyacakları bir ortam yaracaktır.


Herkes bu döneme adapte olabilmek adına farklı yollar ve zorluklar deneyimliyor. Biz de SPOT Projects olarak çevrimiçi etkinliklerle yeni düzene geçilmesiyle elbette ki katılımcı sayılarında azalmalar yaşadık. Bu sebeple SPOT Projects’i anlatırken altını çizerek tekrarladığımız bir şey var: “Her bir SPOT katılımcısı bir hamidir.” Her üye ve/ya katılımcı aslında bir ya da daha çok sanatçının üretimi veya eğitimi için oluşturduğumuz fona katkı sağlıyor. Üyelerimiz seminer ve etkinlikler aracılığıyla bir bilgi sürecinden geçerken, aynı zamanda genç sanatçıların destekçisi oluyorlar. Destek verdiğimiz sanatçılardan hiçbir zaman kopmuyoruz. SPOT Projects olarak, bu sanatçıların kariyerini ve yeni üretimlerini takip etmeye ve atölyelerini ziyaret etmeye devam ediyoruz. Ayrıca bu sene 10. yılımız vesilesiyle ilkbahar döneminde gerçekleşen çevrimiçi etkinliklerimizin tamamını üniversitelerin lisans yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımına ücretsiz olarak açtık. Bu sayede öğrencilerin Türkiye’de güncel sanatı yakından takip etmelerini ve ilgi alanlarını keşfetmelerine destek olmayı amaçladık.