CerModern Güney Hangar Galerisi’nde: ha:ar


Heykeltraş Hande Şekerciler ve dijital sanatçı Arda Yalkın’dan oluşan sanatçı ikilisi ha:ar’ın aynı ismi taşıyan sergisi, 18 Mayıs 2021 tarihine kadar CerModern Güney Hangar Galerisi’nde devam ediyor. Sanatçı ikilisinin sergideki çalışmaları gerçek dünya ile dijital ortam arasındaki sanat pratiğini tartışmaya açıyor


ha:ar, İmkansız Heykeller, No: 21


Sanat, gerçek yaşam pratiğinde ve dijital ortamda gerçekleşirken ne kadar farklıdır birbirinden ya da aslında farklı mıdır? Heykeltraş Hande Şekerciler ve dijital sanatçı Arda Yalkın’ın sanatçı ikilisi ha:ar olarak ortaya koydukları, İstanbul ve New York’ta süren uzun yıllara dayanan ortak birikimlerini yansıtan dijital çalışmalarında, bu soruya verdiği ufuk açıcı cevapların yanı sıra günlük yaşamın, mitlerin, iki dünya arasında gerçeğin nerede durduğunun da masaya yatırıldığı işlerle karşımıza çıkıyorlar.


CerModern Güney Hangar Galerisi’nde ziyarete açılan yeni ha:ar sergisinde yer alan; ikilinin Lucid ve İmkansız Heykeller serilerinden işleri, heyecan verici formlarının yanı sıra gerçek dünya ile dijital ortam arasındaki sanat pratiğinin üzerine çokça düşünme fırsatı veriyor. İkili, İmkansız Heykeller serisinde fiziki olarak kurgulamanın mümkün görünmediği heykellerden bir dünya kuruyor. Fiziksel ortamda üretilen heykellerde olduğu gibi entelektüel, anatomik, estetik düzlemlerdeki çabaların bir araya geldiği bir süreçle üretilen sıra dışı eserlerin oluşturduğu bu seri, ekrandaki bir noktadan başlayarak 3 boyutlu bir düzlem üzerine serpilerek gelişiyor. Bu ilk nokta, dijital bir evrende herhangi bir yönde gelişebilecek bir hikayenin yolunu açıyor. Sonsuz olasılıkların yeni evreninde ikili, felsefi ve mitsel anlatılarla yan yana getirerek, giderek daha dijital olarak tanımlanan ve deneyimlenen günümüzün günlük yaşamının gerçekliğini tasvir etmeyi amaçlıyor. Lucid ise gerçek ile hayalin ya da belki gerçek ile dijitalin arasında kalan ve dijital olanda gerçeği deneyimlemeye çalışan bir sanatçının kendiliğini izleme deneyimi sunuyor, tıpkı “lucid” bir rüyayı izler gibi.


ha:ar, Lucid, No: 4


Gerçek ortamda bir heykeli yaratma sürecinin benzerini yaşatan, uzun aylara hatta yıllara varan “gerçek kılma” çabalarıyla oluşan dijital eserler de hikâyelere, kavramsal çerçevelere ihtiyaç duyuyor, öte yandan tıpkı bronz bir heykeli üretirken ısıyla planlananın dışına çıkan bükülmelerin planlanandan daha büyüleyici bir form kazandırdığından bahseden ikili, benzer yaratım deneyimlerinin dijital heykellerin üretiminde de yaşandığını belirtiyor.


Ha:ar dünya çapındaki başarı ve birikimleri eşliğinde üretilen, büyük bir hızla içine çekildiğimiz dijital dünyada heykel gibi en formatif eserlerin nasıl var olduğunu gösteren yapıtlarıyla dijital ve sanat üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.